Ankara Blog 1/3: Anıtkabir

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

 

Ankara Blog 1/3: Anıtkabir

Ulu Önderimiz, tarihten sayfalarından silinmek üzere olan ulusumuzu yeniden ayağa kaldırmıştır. Biz de Anıtkabir’i, ona olan sevgimizi ve saygımızı göstermek için ayağa kaldırdık.  Burası, tartışmasız Türkiye Cumhuriyeti’nin en anlamlı noktasıdır ve varlığını ona borçlu olan tüm vatandaşlarımız, burayı mutlaka ziyaret edip Atasını anmalıdır.

Anıtkabir, 1944-1953 yılları arasında inşa edilmiştir. İnşaat tamamlanana kadar Atatürk, 1938-1953 yıllar arasında geçici istirahathanesi olan Ankara Etnografya Müzesi’nde bulunmuştur. Müzeyi ziyaret edip bu geçici istirahathane noktasını da görebilirsiniz.

Etnografya Müzesi’nden Anıtkabir’e nakil töreni (10 Kasım 1953)

Anıtkabir’e iki noktadan giriş bulunur: Biri Akdeniz Caddesi’nden, diğeri de Tandoğan’dandır. Biz anlatımımızı yaparken Tandoğan girişine göre yapacağız.

İstiklal Kulesi’nde sergilenen Anıtkabir maketi/krokisi

Anıtkabiri, sadece Mozole (Anıtsal mezar)’den oluşan bir yapı olarak görmek doğru olmaz. Burası, aynı zamanda Kurtuluş Savaşı’nın ve yeni bir ulusun doğuşunun da tanıtıldığı dev bir komplekstir.

Tandoğan girişinden 650 metre sonra Aslanlı Yol’a ulaşılır. Sağda solda görülen ağaçlar, Barış Parkı olarak isimlendirilir. Bu parkın ismi “Yurtta Barış, Dünyada Barış” sözünden ilham alınarak konulmuştur ve park, Türkiye’nin çeşitli yerlerinden ve 24 ülkeden getirilen fidanlarla oluşturulmuştur.

Aslanlı Yol’un girişinde ise iki tane kule bulunur ve sağda üç kadın, solda üç erkekten oluşan iki heykel grubu bulunur. Sağdaki İstiklal Kulesi’nde Anıtkabir’in maketi bulunur. Kulede bulunan kartal, Mitoloji’de Selçuklu sanatında gücün ve bağımsızlığın; kılıç tutan genç ise Türk milletini temsil eder (Kartal figüründen, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde bahsetmiştik). Solda bulunan Hürriyet Kulesi’nde ise Anıtkabir’in inşaatında kullanılan taş örnekler sergilenir. Bu kuledeki kabartmalardan at figürü, hürriyet ve bağımsızlığı; melek, bağımsızlığın kutsallığını, elindeki kağıt, “Hürriyet Beyannamesi”ni sembolize eder. Kadın ve erkeklerden oluşan üçlü heykel grupları ise Türk milletinin ağırbaşlılığını, yüksek irade gücünü, Atatürk’ün ölümünün derin acısı içinde olsa dahi gururlu ve azimli oluşunu temsil eder.

Aslanlı yolun girişi. Üstte Hürriyet Kulesi ve erkek heykel grubu, altta İstiklal Kulesi’nin yanındaki kadın heykel grubu.

Aslanlı Yol, 262 metre uzunluğundadır. Yolun iki yanında oturmuş pozisyonda 24 adet aslan heykeli bulunur. Hitit sanat üslubuna göre yapılan bu aslanlar, kuvveti ve sükuneti sembolize eder. Aslanlı Yol’daki taşlar arasında 5 santimetrelik çim boşlukları kasıtlı olarak bırakılmıştır. Böylece insanların, Atamızın huzuruna “başları önde eğik” olarak çıkması amaçlanmıştır.

Aslanlı Yol

Aslanlı Yol’un sonunda Tören Meydanı’na çıkılır. Bu alan 15.000 kişi kapasitelidir ve zemini kilim desenleriyle bezenmiştir. Meydanın çevresinde 8 adet kule, Mozole, Bayrak Direği ve İsmet İnönü Lahdi bulunur.

Mozolenin karşısında bulunan kulelerden Mehmetçik Kulesi’nde Atatürk ve Anıtkabir’le ilgili belgesel filmler gösterilir ve buradaki kabartmada, cepheye giden Mehmetçiğin evinden ayrılışı resmedilir. Zafer Kulesi’nde Atatürk’ün naaşını Dolmabahçe Sarayı’ndan Sarayburnu’na taşıyan top arabası sergilenir. Barış Kulesi’nde, Atatürk’ün 1935-38 yılları arasında kullandığı tören ve makam araçları sergilenir ve kulede bulunan kabartmada barışın sağlam ve güvenli kaynağı olan Türk ordusu resmedilmiştir. 23 Nisan Kulesi’nde ise Atatürk’ün özel otomobili ve gezenti teknesi sergilenir. Burada bulunan kabartmada, ayakta duran kadının bir elinde 23 Nisan 1920 yazılı bir kağıt, diğer elinde Millet Meclisimizin açılışını simgeleyen bir anahtar bulunur.

1973 yılında vefat eden Atatürk’ün en yakın silah arkadaşı, İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün sembolik lahdi ise bu dört kulenin ortasında bulunur. Mezar odası alt kattadır.

23 Nisan Kulesi ile Misak-ı Milli Kulesi’nin arasında bulunan Bayrak Direği, 33.50 metre uzunluğundadır ve Avrupa’daki tek parça çelik bayrak direklerinin en yükseğidir.

Tören Meydanı. Sağdan sola: Mehmetçik Kulesi, Zafer Kulesi, İsmet İnönü’nin Lahdi, Barış Kulesi, 23 Nisan Kulesi, Bayrak Direği, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi’nn girişi olan Misak-ı Milli Kulesi.

Misak-ı Milli Kulesi, Anıtkabir’e yapılan üst düzey ziyaretlerin fotoğraflandığı yerdir. Burada bulunan kabartma, tek vücut olarak kenetlenmemizi temsil eder. Kuleden aynı zamanda Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi’ne girilir. Bu müze vasıtasıyla diğer üç kule de gezilir.

Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi

Müzenin koridorlarında bulunan nişlerde Atatürk ve Kurtuluş Savaşı hakkında bilgilendirici yazılar ve belgeler bulunur.

İnkılap Kulesi’nde Atatürk’ün kıyafetleri ve kendisine hediye edilen objeler sergilenir. Kulenin iç duvarında bulunan güçsüz bir elin tuttuğu sönmek üzere olan meşale, çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğu’nu; güçlü bir elin göklere göre tuttuğu ışıklar saçan meşale ise, yeni Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Atatürk’in Türk ulusunu çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırmak için yaptığı inkılapları simgeler.

Cumhuriyet Kulesi’nde Atatürk’in öğretim gördüğü okulun, Sivas ve Erzurum Kongre binalarının ve 1.TBMM binasının maketleri ve fotoğrafları sergilenir. Kulede ayrıca Anadolu Üniversitesi eski rektörü ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in yaptığı Atatürk’ün gerçek boyutlarındaki balmumu heykeli bulunur. Heykelin önündeki çalışma masası ise orijinaldir.

Erzurum Kongre Binası maketi

Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in gerçek boyutlarda hazırladığı balmumu heykeli ve çalışma masası

Atatürk’ü Atatürk yapan en önemli etken okuma, araştırma ve inceleme aşkıdır. Yaşamı boyunca 3997 tane kitap okuduğu tespit edilmiştir. Bunların büyük bir kısmı Anıtkabir Müzesi ve Çankaya Köşkü Kitaplıklarında, 102 tanesi İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde, 3 tanesi Samsun Gazi İl Halk Kütüphanesi’nde sergilenir.

Cumhuriyet Kulesi’nden Sanat Galerisi’ne geçilir. Burada Atatürk’le ilgili yağlı boya tablolar sergilenmektedir. Son olarak Müdafaa-i Hukuk Kulesi’ne geçilir. Burada düşmana “Dur!” diyen erkek figürü, kurtuluş amacıyla birleşmiş olan milletimizi, ileri uzatılan elin altında bulunan ulu ağaç yurdumuzu temsil etmektedir. Böylece müzeden çıkış gerçekleşir.

Atatürk’ün bilinen ilk portresi, 1915.

Sanat Galerisi’nden bulunan yağlı tablolar.

Mozole’nin basamaklarına çıkmadan önce sağ tarafta bulunan kabartmalarda Sakarya Meydan Muharebesi, soldaki kabartmalarda ise Başkomutan Meydan Muharebesi konu edilmiştir. Mozole’nin girişinin sağına 10.Yıl Marşı, soluna Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi işlenmiştir. Mozole’nin içerisine ise Şeref Holü denir.

Mozole’nin basamaklarının sağında ve solunda Sakarya ile Başkomutan Meydan Muharebeleri konu edilmiştir. Mozole’nin girişinin sağında ve solunda ise 10.Yıl Marşı ile Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi bulunur. Mozole’nin içine ise Şeref Holü denir.

Şeref Holü’nün girişinin sağında Atatürk’ün 29 Ekim 1938 tarihli Türk Ordusu’na son mesajı, solunda İsmet İnönü’nün Atatürk’ün ölümü üzerine yayınladığı 21 Kasım 1938 tarihli Türk milletine taziye mesajı yer almaktadır. Bu iki yazıt buraya, Atatürk’ün doğumunun 100. Yılı olan 1981’de eklenmişlerdir.

Şeref Holü’nün yüksekliği 17 metredir, yan duvarlarında toplam 12 tane bronz meşale bulunur. Zemin ve duvar taşları ülkenin çeşitli yerlerinden gelen mermerlerle kaplanmıştır. Tavanda 15-16.yüzyıl Osmanlı halı ve kilim motifleri bulunur. Karşıdaki nişin içerisinde yer alan Atatürk’ün sembolik lahdi ise, 40 ton ağırlığında yekpare mermerdir.

Şeref Holü ve lahit

Ziyarete kapalı olan Mezar Odası, Mozole’nin zemin katındadır. Sekizgen planlı mezar odasında bulunan sandukanın çevresinde bütün illerden ve KKTC’den gönderilen toprakların konulduğu pirinç vazolar bulunur. Naaşın bozulmaması için Atatürk’ün vücuduna bir çeşit kimyasalın zerk edildiği de bilinmektedir.

 

Yazımızın devamı olan “Bir Günde Eski Ankara” için buraya tıklayınız…

5980total visits,37visits today

Bir Cevap Yazın