Atina Blog 5/5: Pire (Pireas) & Attiki (Atina’nın Çevresi)

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

Önceki yazımız için buraya tıklayınız.

Atina Blog 5: Pire (Pireas) & Attiki (Atina’nın Çevresi)

Pire (Pireas)

Günümüzdeki Atina şehir merkezi, antik Atina şehir merkeziyle aynı yerdeymiş yani denizden beş kilometre uzakta. Bizim Ege Bölgesi’nde sahil bandındaki antik şehirlere baktığımızda, yine çoğu karadadır. Ancak arada önemli bir fark bulunuyor: Ege Bölgesi sahilindeki antik şehirlerin çoğu eskiden deniz kenarındaymış (Efes, Priene, Miletus, Smyrna, hatta Söke!) ancak nehirlerin getirdiği alüvyonlar nedeniyle şehir merkezleri denizden uzaklaşmış. Atina’da ise alüvyonlara bağlı denizden uzaklaşma durumu yok. Tarihi boyunca deniz kenarından uzak bulunmuş ve Atinalılar denizle bağlantısını hep Pire (Pireas) vasıtasıyla gerçekleştirmişler.

Antik Atina haritasına baktığınızda Atina ile Pire’yi bağlayan yol, ticari açıdan çok önemli olduğundan surlarla korunmuş. Modern zamanda şehir büyüdükçe Pire, Atina’nın bir ilçesi haline gelse de Pireliler ısrarla kendilerine Atinalıyım demiyorlarmış.

Barthalemy’nin Anacharsis adlı eserinden MÖ V. yüzyılda Atina. Atina-Pire arasındaki yol, surlarla korunuyormuş.

İlginç olan şu ki, günümüzde de Pire’nin deniz konusundaki önemi Atina için aynı ve Pire ayrı bir şehir gibi yaşıyor. Gerçekten de Pire’nin karakteri Atina’dan farklı. Denizin etkisinden midir bilmiyoruz ama bize daha sıcak ve sevimli geldi.

Öncelikle Pire’ye nasıl ulaşıldığını anlatalım. Atina merkezden geliyorsanız yeşil metro hattı sizi doğrudan Pire’ye ulaştıracak. Sahil tarafından geliyorsanız, tramvayın son durağı olan SEF’te inip (Aşağıdaki haritada tramvay hattını mor renk ile işaretledik), yolun öbür tarafına geçip Faliro istasyonundan yine Pire’ye ulaşabilirsiniz.

  1. Merkez Liman
  2. Pasalimani (Zea Marina)
  3. Mikrolimano
  4. Eugenides Foundation & Athens Planetarium (Eugenides Vakfı & Atina Planetaryumu)
  5. Flisvos Marina & Museum Ship Averof (Averof Gemisi Müzesi)

 

  1. Merkez Liman

Pire merkezde görülecek çok birşey yok. Ortalık çok karışık, kalabalık. Ama burada önemli birşey var: Merkez Liman. Yunanistan, Norveç ve Japonya ile birlikte dünyanın en büyük filolarından birine sahip. Merkez Liman ise Yunanistan’ın en büyük limanı. Buradan uluslararası seferlerin yanında Yunanistan’ın neredeyse tüm adalarına sivil ve ticari seferler bulunuyor.

Pire Merkez Liman

Limanın yakınında denk geldiğimiz Ekklisia Agia Triada (Kutsal Üçleme Katedrali) ise çok hoşumuza gitti. Görmenizi tavsiye ederiz.

Ekklisia Agia Triada (Kutsal Üçleme Katedrali)

  1. Pasalimani (Zea Marina)

Yanlış yazmadık, Yunanlılar buraya Pasalimani diyor 😊 Özel yatların ve teknelerin demirlediği bu marinanın çevresinde restoranlar, barlar, tavernalar var. Sahilde yürüyüş yapmak, bir yerde oturup marinayı izlemek çok keyifli. Atina’ya gelmişken Pasalimani’na gelmenizi mutlaka tavsiye ederiz. Kendinizi biraz Kadıköy’de, biraz Moda’da, biraz Kalamış’ta, biraz da Fenerbahçe’de hissedeceksiniz.

Pasalimani’nda ayrıca Pire Arkeoloji Müzesi ve Deniz Müzesi (The Nautical Museum) de var. Bizim vaktimiz yoktu ama sizin varsa, biz göz atmanızı öneririz.

Pasalimani ve çevresinden görüntüler

Pasalimani’ndan çıkıp Mikrolimano yönüne yürürken güzel bir park alanına çıktık ama bir de ne görelim! Parkta Pontus Rumları’nın soykırımına yönelik bir anıt varmış! Bu bizi çok üzdü ve gidip anıtı incelemeye başladık ama anıtta iddia edilen soykırımla ilgili tek bir görsel yok. Metalden çiviler, bobinler, tirbuşonlar falan var. Yani anıta sırf isim vermiş olmak için verdikleri çok belli.

Bir şehir stadyuma “Barış ve Arkadaşlık” ismini verip neden bir anıta “Soykırım” adını verir gerçekten anlamış değiliz. O zaman İngilizlerin dünyanın her yerinde yaptığı katliamları ve soykırımları, Fransızların Cezayir’e, Belçikalıların Kongo’ya, Hollandalıların Endonezya’ya, İspanyolların Latin Amerika’da Aztek, İnka ve Mayalar’a yaptıklarını tek tek anlatalım ve bunlar adına anıtlar yerleştirerek insanlara nefret aşılayalım (Almanlar istisna çünkü soykırım yaptığını kabul eden tek halk). Bu tarz çocukça hareketlerin dünyada son bulması gerekiyor. Evet, “gerçek tarih” kötülüklerin tekerrür etmemesi için bilinmeli ve öğretilmeli, ama bu tarz bir “kan davası”na dönüştürülerek insanoğlu bir yere varamaz, sadece kendisini zehirler.

Pasalimani’ndaki anıt ☹

  1. Mikrolimano

Mikrolimano’nun tam çevirisi “Küçük liman”. Gerçekten de Pasalimani’nın küçük versiyonu. Deniz restoranları ve tavernaları ile bilinen bu limanın çevresindeki Kastella mahallesi de çok popüler.

Mikrolimano

Haritada 4 ve 5 numaralı yerler Pire’de değil ama Pire’ye yakın olduğu için buraları da işaretledik:

  1. Eugenides Foundation & Athens Planetarium (Eugenides Vakfı & Atina Planetaryumu)

Eugenides Vakfı tarafından yapılan bu planetaryum, 25 metre çapında ve yaklaşık bir dönüm büyüklüğünde olup dünyanın en büyük planetaryumlarından biriymiş. Burada çocuklar ve yetişkinler için gösteriler düzenleniyor. Biz de merak edip gittik ama yazın kapalı olduğunu öğrendiğimizde hayal kırıklığına uğradık. Planetaryumun yaklaşık iki dönüm büyüklüğünde sergi salonu, kongre merkezi ve bilimsel kitapların bulunduğu bir kütüphane de bulunuyormuş.

  1. Flisvos Marina & Museum Ship Averof (Averof Gemisi Müzesi)

Sahilde yürümek isterseniz alternatif yerlerden bir tanesi. Parkın içinde yürümek serbest ama İstanbul Fenerbahçe’de olduğu gibi marinaya girmek yasak. Burada ayrıca İzmir İnciraltı’ndakine benzer bir savaş gemisi müzesi bulunuyor.

 

Attiki (Atina’nın Çevresi)

Atina ve çevresi Attiki olarak isimlendirilir. Attiki bölgesinde görülecek yerlere ise iki ayrı renk verdik: Pembe yıldızlar, denize girebileceğiniz kumsallar; gri yıldızlar, diğer görülecek yerler. Yazımızın devamında, haritada işaretlediğimiz yerlerin adından bahsettiğimizde koyu renkle yazdık. Ancak bu yerlerin büyük bir kısmına toplu taşıma olmadığı için araç kiralamanız gerekiyor, şimdiden belirtelim.

Biz, işaretli yerlerden sadece Glyfada-Voula-Vouliagmeni-Varkazi’yi gördük. Toplu taşıma ile en uzak Lagonisi’ye ulaşabilirsiniz. Bunun için en mantıklı seçenek, kırmızı metro hattının son durağı olan Elliniko’ya gidip belediye otobüsüne binmek. Biz ise şöyle düşündük: “Glyfada ve Voula’yı görelim, Voula son tramvay durağında inip Elliniko’dan hareket etmiş olan otobüslere bineriz”. Asıl amacımız kalabalıktan uzaklaşıp Varkazi’ye ulaşmaktı ama keşke öyle yapmasaydık. Yolculuk çok yorucu geçti ve bitmek bilmedi. Neticede vardığımız yer ise bize çok özel bir deneyim sunmadı. Bu esnada şunu öğrendik: Halk plajlarında şemsiye bulunmuyormuş ve gördüğümüz şemsiyelerin tamamını insanlar kendileri getiriyormuş. Biz ise dımtızlak geldiğimiz için şemsiye bulamadık, ağaçların gölgeleri hep doluydu ve bu nedenle bir tesis aramak zorunda kaldık. Varkazi’de denizimize girdik ama yarım günümüzü de yedi. Çok da özel bir yer değil, o kadar zahmet çekip gitmenize gerek yok. Onun yerine tramvaya binip Glyfada ya da Voula’da takılmak daha mantıklı. Voula’nın ana caddesi ise Erenköy-Caddebostan-Şaşkınbakkal bölgesi ile birebir aynı, belki hoşunuza gider, bir yerlerde oturursunuz.

Varkazi

Vouliagmeni’de ise kumsal haricinde bir de göl bulunuyor. Bu gölde sıcak su kaplıcaları ve deri hastalıklarına iyi gelen bir balık türü bulunuyormuş. İnternette, Vouliagmeni gölü ile ilgili çok güzel yorumlar bulunsa da sıcak ve kalabalık yaz günlerinde hiç çekilmediğinden, buradaki tek tesisin aşırı derecede pahalı olduğundan bahsediliyordu. Biz de gölün önünden geçerken kalabalık var mı diye baktık ama otopark dolup taşmış, insanlar yollara park etmişlerdi. Hiç bulaşmadık, yolumuza devam ettik.

Fotoğrafta, yakında olan yerler Ag. Dimitrios ve Lagonisi, uzakta olan yerler ise Anavissos ve Legrena.

Elbette ki denize girilecek yerler sadece pembe yıldızlarla işaretlediğimiz noktalarla sınırlı değil, çok daha fazlası var. Araba kiralarsanız çok daha fazlasını göreceğinize eminiz. Denize girmek için araba kiralamak istemiyorum diyorsanız, Pire’den Saronik Adaları’nın tamamına günlük tekne seferleri mevcut (Saronik Adaları, Atina-Korint-Poros bölgesini içine alan körfezdeki adalara deniyor). Bu adaların en meşhurları Salamis, Aegina, Agkistri.

Denize girmek istemiyorsanız ve dağlara meraklıysanız, Atina şehrini çepeçevre sınırlayan dağlar var: Parnitha, Penteli, Imittos. İnternette, özellikle Imittos Dağı’ndan Atina şehrinin manzarasının güzel olduğu yazıyor. Parnitha ise 1400 metre yüksekliği ile Attiki bölgesinin en yüksek dağıymış.

Araba kiraladınız ve tarihe meraklıysanız görmek isteyebileceğiniz birkaç arkeolojik alan mevcut:

Daphni Manastırı, Bizanslılarla ilgili görebileceğiniz en güzel eserlerden biriymiş ve içerideki mozaikler oldukça meşhurmuş. Eleusina MÖ II. binyıldan, Sounio’daki Temple of Poseidon (Poseidon Tapınağı) MÖ V. yüzyıldan gelen arkeolojik alanlar. Marathon ve Vravrona, bitki örtüsünün güzelliği ve tarihi ile bilinen yerler. Marathon’un yakınında Schinias Ulusal Parkı ve kumsalı da görülmeye değer deniliyor. Amphiareion, en az bilinen mitolojik tanrılardan Amphiaraos’a adanmış tapınakların bulunduğu bir tarihi alan.

Son olarak Attica Zoological Park, 128 dönümlük arazisiyle Balkanlar’ın en büyük hayvanat bahçelerinden biriymiş. İlginizi çekiyorsa konumu havalimanına yakın bir noktada.

Aşağıdaki web sitelerinde Yunanistan ile ilgili herşey var. Gezilecek yerler, ören yerleri, anıtlar ve müzeler hakkında çok daha detaylı bilgiler mevcut. Ayrıca bilgisayarınıza indirmek isterseniz ücretsiz rehberler de bulunuyor:

http://www.visitgreece.gr/en/downloads/guides

http://odysseus.culture.gr/a/map/emap.jsp

SON

 

 

 

10893total visits,15visits today

Bir Cevap Yazın