Bali Blog 3/9: Bali’de Kültür ve Mimari

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

Önceki yazımız için buraya tıklayınız.

Bali’de Mimari

Bali’nin her yerinde tapınaklar bulunuyor. Bu tapınakları sadece bina şeklinde düşünmeyin, birçok evin önündeki ufak tapınaklar da bu sınıfın içine dahil.

Tapınaklarla ilk karşılaştığınızda büyüleniyorsunuz ve size çok değişik geliyor. Bu nedenle, ilk günler her gördüğünüz tapınağın resmini deli gibi çekiyorsunuz. Halbuki bütün tapınaklar birbirine benzemektedir. İki-üç gün sonra çektiğiniz tapınak fotoğraflarının sayısı azalmaya başlayacak, birinci haftadan sonra ise tapınak gördünüz zaman kafanızı diğer yöne çevirmeye başlayacaksınız 😊 Tapınakların mimarisi Ubud başta olmak üzere birçok evde, tesiste, otelde kullanılıyor. Mimari kesinlikle estetiktir ama birbirine benzeyen binlerce fotoğraf çekmeye de gerek bulunmamaktadır. Anın tadını çıkarmanızı öneririz.

Daha uçaktan iner inmez havalimanında tapınak mimarisiyle karşılaşıyorsunuz. Dünyanın en eski medeniyetlerinden olan Türk ve Anadolu medeniyetlerinin mimari anlayışının (!) dikdörtgen şeklinde betondan binalar koymak olduğu için kendinizden utanırsınız ve ülkenize sitem edersiniz. Bali’nin tapınak mimarisi birbirine benzese de en azından bir mimari tarzı var ama ülkemiz maalesef estetik değerlerden yoksun. Bu da büyük bir eksikliktir.


Bali’de ilk dikkatinizi çekecek şeylerden biri tapınak mimarisidir. Daha uçaktan iner inmez tapınak mimarisiyle karşılaşıyorsunuz. En üstte: Ngurah Rai Havalimanı. Üstten ikinci ve üçüncü fotoğraflar: Tipik tapınak mimarisi. Dördüncü fotoğraf: Tapınak mimarisi, evlerin teraslarında bile kullanılır. Beşinci fotoğraf: Modernize edilmiş bir tapınak mimarisi. En altta: Anlamını tam olarak bilmediğimiz bu uzun sırıklar yine tapınak mimarisi ile bütünleşmiş ve adanın her yerinde bulunuyor.

Bali’de Kültür

Bali halkı fazla eğitimli değil. Adada, doğru düzgün bir eğitim sistemi de bulunmuyor. Ama Balililer gelişmiş artistik ve estetik yeteneklere sahiptir. Adanın her yerinde ahşap ve taş oymacılığı çok gelişmiş. Her yerde irili ufaklı nilüfer havuzları ve heykeller bulunuyor. Dükkanların önünde bile koi balıklarının bulunduğu ufak havuzlar görüyorsunuz. İklimin de katkısıyla her yer yemyeşil ve bu yeşilliği çok estetik bir şekilde değerlendiriyorlar. Etrafı betona boğmuyorlar, onun yerine tapınak mimarisini ahşap ve taş oymacılığı ile birleştiriyorlar.

Balililer gelişmiş artistik ve estetik yeteneklere sahiptir. Adanın her yerinde ahşap ve taş oymacılığı çok gelişmiş.

Diğer Bali el sanatı örnekleri

 

Baliler’in estetik algısı çok gelişmiş. Her yerde irili ufaklı nilüfer havuzları ve heykeller bulunuyor. Bu nilüfer havuzlarında genelde koi balıkları da var.

Bali halkının büyük bir kısmının Hindu olması, çoğunluğu Müslüman olan Endonezya için sorun teşkil etmiyor. Balililer Endonezya’yı seviyorlar ve Endonezyalılar da Balilileri seviyorlar. Balililer için hoşgörü hâkim ve hiçbir halkı ya da dini dışlamıyorlar, herkesi kucaklıyorlar. Türkiye’de benzer bir durum olsa neler olacağını düşünemiyoruz bile…

Bali halkı irili ufaklı tapınaklara tütsü eşliğinde sunak yerleştirir. Her yer tütsü kokar, her yerde sunak görürsünüz. Balililer sık sık tapınaklara gidip bize göre çok değişik enstrümanlarla ve melodilerle ibadet ederler. Farklı kıyafetleriyle, renkli elbiseleriyle ve muhteşem doğasıyla Bali, ayrı bir dünyaya ait gibidir.

Tapınaklarda, öğlen on ikide değişik melodilerle cemaat çağırılır ve dolunayın olduğu günlerde özel etkinlikler düzenlenir. Ubud başta olmak üzere turistik yerlerde, neredeyse her gün birçok tapınakta etkinlikler düzenlenir. Tabii ki buradaki amaç dini törenden çok para kazanmaktır 😊

Tapınaklara/kutsal yerelere girişte belinize sarong bağlamanız gerekir. Sarong’un hangi renk olduğu ya da kadın-erkek oluşunuz hiçbir şey değiştirmez. Çoğu kimse sarong’un üstüne bir kurdela bağlar. Bu nedenle Bali’ye gider gitmez mutlaka sarong satın alın ve sürekli yanınızda taşıyın, çünkü tapınağa giriş ücretini ödedikten sonra sarong’suz içeri giremeyeceğinizi öğrenirsiniz ve satıcılar bu durumu farkettikleri an, normalin çok üstünde fiyatlarda size sarong satın almayı dayatırlar. Bazı kutsal mekanlarda ise menstruasyon dönemindeki kadınların içeri girmemesi konusunda uyarılar bulunur. Tabii birkaç günlüğüne gelmiş turistlerin bu uyarıyı çok dikkate almadıklarını tahmin ediyoruz 😊

Bali’de kutsal mekânlara sarong ile girilir. Sarong kuralı hem kadınlar ve hem de erkekler için geçerlidir.

Sarong sadece insanlara bağlanmaz, sokaklarda ve tapınaklarda heykellere, ağaçlara hatta taşlara bile sarong bağlanabilir, böylece o şeyin kutsal kabul edildiğini ya da kutsandığını anlarsınız.

Sarong, sadece insanlara değil, herşeye bağlanabilir.

Bali’de vücut teması neredeyse hiç görmezsiniz. Birbirine sarılan ya da öpüşen bir Balili çift hiç görmedik. Mini etekli Balili bir kadınla hiç karşılaşmadık. El ele tokalaşmak yerine ellerini önlerinde kavuşturup öne doğru eğilerek teşekkür ederler ve bir süre sonra siz de bu teşekkür etme şekline alışırsınız.

Birçok Balili, dükkanlarını açmadan önce (sanıyoruz ki bereket getirsin diye) dükkanlarının önüne sunak koyar. Hatta evlerin önünde bile çok sayıda sunak görürsünüz. Bütün kaldırımlar sunakla kaplanır. Bu sunakların içinde tanrılara adanan çiçek parçaları, pirinç, hatta kraker bile görürsünüz.

Bali’de sunaklar. Sunakların içinde pirinç, çiçek parçaları, çeşitli yiyecekler ve tütsü bulunur. Bu sunaklar sunulurken her yer tütsü kokar. Mesela sağdaki arkadaş sunma işini abartıp yanına kraker, şeker ve soya sosu koymuş 😊

Bali’de tapınaklar her yerdedir. Neredeyse her evin, otelin, pansiyonun, dükkanın kendine ait ufak bir tapınağı bulunur.

Bali’de sokak tapınağı örnekleri

Üstte, bir Hindu tanrısına yığılmış sunaklar. Altta, Bali’de sınır tanımayan tapınaklardan sadece bir tanesi: Tarlanın ortasında bir tapınak!

Bir süre sonra bu sunaklar bozulur, farkına varmadan basıp bozmaya başlarsınız. Dağılan pirinç parçaları ile kuşlar, karıncalar ziyafet çeker ve her yerde sunaktan büyük çöp yığınları oluşur. Belediyecilik anlayışı da bulunmaz. Bu nedenle, bazı noktalarda çöpler biriktikçe birikir. Belediyecilikten bahsetmişken kaldırımlara değinmeden geçemeyeceğiz. Bali’de kaldırımlar berbattı ve özellikle ilk günler yürümekte çok zorlandık. Sulak bir iklimde olmasından dolayı kaldırımların altından su kanalları geçer ancak kaldırımların çoğu hasarlanmış, kırılmış ya da delikti. Bu nedenle kendinizi yürürken bazen mayın tarlasında yürüyormuş gibi hissedebilirsiniz. Düşmemek için yere bakarak yürümekten beş kere önünden geçtiğiniz dükkanı ya da marketi görmediğinizi farkedersiniz. Bu nedenle her gün aynı sokakta bile yürüseniz kendinizi yeni yerler keşfederken bulursunuz 😊 Şaka bir yana gerçekten de kaldırımlarda yürürken lütfen ekstra dikkat olun.

Bir süre sonra sunaklar bozulur ve kuşlara, karıncalara ziyafet olur. Görüldüğü üzere Bali’de kumrular biraz daha farklıydı. Bu kumruların boyun kısmı beneklidir. Ayrıca fotoğrafta sol üst kısımda bir çiçek deseni göreceksiniz. Kaldırımlarda ve yollarda bu çiçek deseni Bali’de çok sık kullanılır ve çok estetik görünür.

http://balitravelo.com/traveller-mistakes-in-bali/

Bali’de kaldırımlar. Lütfen yürürken dikkatli olun! Her iki görüntüyü de ana caddelerden aldık. Bali’de su kanalları kaldırımların altından geçer (Kanalizasyon değil ama bazı bölgelerde bu kanallar kirlilikten kanalizasyon kanallarına benzemeye başlar ve farelere yuva olur). Yağmur çok yağdığı için mantıklı bir uygulama olmakla beraber, belediye hizmetleri sıfır olduğu için, zamanla su kanallarının üstündeki taşlar zarar görür ve bu kaldırım manzaraları ortaya çıkar.

 

Bali’de kapalı ortamlara ayakkabıyla/terlikle girilmez. Marketlerde ya da büyük alışveriş yerlerinde bu kural geçerli değildir ama dükkanlara ya da kalacağınız yere girmeden önce ayağınızdakilerin çıkarılması gerekir. Başta yadırgadığımız bu uygulamaya sonradan çok alıştık ve toprakla bütünleştikçe daha çok keyif aldık.

Bali semalarında çok sayıda uçurtma görürsünüz! Türkiye’de doksanların başında maalesef insanların uçurtma sevdası bitti ve yerini teknolojik oyuncaklar aldı. Balililer, yaşlısı genci demeden uçurtma uçutmaya bayılırlar. 2017 yılında bu görüntüleri görmek çok hoşumuza gitti. Umarım biz de teknolojik oyuncaklarımızı bir kenara bırakıp, sosyalleşmeyi ve doğayla bütünleşmeyi teşvik eden bu tarz hobilere geri dönebiliriz.

Bali semalarında çok sayıda uçurtma görürsünüz!

Bali kültürünün bir parçası elbette ki masajdır! Buralara kadar gelmişken masaj yaptırmamak çok büyük bir ayıp olur. Neredeyse her köşe başında bir masaj salonu görülür. Bu salonlarda Geleneksel Bali Masajı, Gerginlik Alan Masaj, Refleksoloji, Sıcak Taş Masajı gibi birçok masaj çeşidi konusunda hizmet verilir.

Bali’de mutlaka masaj yaptırın.

Bali sadece masaj konusunda değil; yoga, meditasyon, akapunktur gibi konularda da size birçok seçenek sunacaktır. Medeniyetten soyutlanmış ve teknolojinin girmesinin yasak olduğu çok sayıda mekân bulunur. Buralarda ruhunuzu dinlendirebilir, doğayla bütünleşip medeniyetin yarattığı stresten uzaklaşabilirsiniz.

Bali’de aşağıdaki heykelden çok sayıda görürsünüz:

Başta gır gır olsun diye yerleştirildiğini sandığımız bu heykellerin aslında gerçek hayatta da var olduğunu öğrendik. Hatta bir Bali köyünde yaşlı Balili bir teyzeyi de birebir bu şekilde gördük ama gözlüksüzdü tabii 😊 Maalesef arabayla hızla geçtiğimiz için teyzeyi fotoğraflayamadık. Bali’de eskiden kadınların göğüsleri açıkmış ve bu çok normal karşılanan bir durummuş. Hatta öğretmenleriyle çekilmiş eski bir sınıf resmi gördük ve kızların tümünün göğüsleri açıktı. Bali’de kadın göğüsleri cinsel bir obje olarak görülmezmiş, “medeniyet” ülkeye girdikçe yeni nesiller daha kapalı giyinmeye başlamışlar. Günümüzde bu uygulama kısmen Bali Aga köylerinde devam etmektedir.

Bali Aga, geleneksel tarzda yaşayan Bali köylerine verilen isimdir. Bu köyler Bali’nin dağlık bölgelerinde bulunur ve çevredeki kültürü reddederek kendi kültürlerini devam ettirirler. En bilinen ve turistik Bali Aga köyleri Trunyan ve Tenganan’dır. Tenganan’a gitmeye zamanımız yetmedi ama Trunyan ile ilgili anılarımızı paylaştık. Muhtemelen bir-iki nesil sonra bu son Bali Aga köyleri de ortadan kalkacaktır diye tahmin ediyoruz. Şu anda medeniyetin getirdiği asimilasyonun başlangıç aşamasındalar ve parayla yeni tanışmışlar. Bu nedenle tamamen turist yolmaya odaklanmışlar. Bir süre sonra parayı gördükçe dünyanın kapitaldüzenine iyice kendilerini kaptırıp kültürlerini büyük oranda unutacaklardır.

Kadınlardan bahsetmişken Bali’de kadınlara laf atılmaz, tacizde bulunulmaz ve bunu yapanlar hoş karşılanmaz. Kadınlar özgürce sokaklarda gezebilirler. Turistlerin bu konuda Türkiye’den çok muzdarip olduğunu biliyoruz ve internet sitelerinde Türk erkeklerinin turist kadınlara yönelik tavırları ile ilgili bir sürü sayfa bulunmaktadır. Laf atınca turistin kendine yanaşacağını sanan ezik varlıklara selam olsun!

Bali’de gezerken birkaç yerde svastika (gamalı haç) sembolü ile karşılaştık ve bize “ters” gelen bu sembolün neden kullanıldığını araştırdık. Çünkü Nazilerin sambolü olan svastika, Türkiye ve Batı için kötü bir anlam taşımaktadır. Hatta birçok Batı ülkesinde bu sembolün kullanılması yasaktır ve kullananlara hapis cezası verilir. Halbuki svastika, Nazilerden 5 bin yıl önce kullanılmaya başlanmış bir sembolmüş ve güzel anlamları varmış. Sanskritçe kökenli svastika kelimesi “iyi, mutlu, şanslı ve sağlık olmak” anlamına gelmekteymiş. Birçok dinde önemli yeri olan bu sembolün Hinduizm’de de önemli bir yeri varmış, hatta Hinduizm’in en kıymetli sembollerden biriymiş. Svastika’yı Naziler kirletmiş, anlamını bozmuş ve karşılaştığımızda bize faşizmi, toplu katliamları anımsatır olmuş.

Naziler’in anlamını kirlettiği, aslında güzel bir sembol olan Svastika (Gamalı haç). Bali’de bazı yerlerde svastika sembolü ile karşılaşırsınız.

Daha fazla bilgi isterseniz aşağıdaki sitede svastika hakkında güzel bir derleme yapmışlar:

https://onedio.com/haber/nazilerin-kirlettigi-bir-mutluluk-sembolu-svastika–417203

Bu arada Balililer’in çok büyük bir kısmı bırakın yurtdışına çıkmayı, adalarının dışına bile çıkmamıştır. Bunun en büyük nedeni ekonomik durumları ve Endonezya hükümetinin aldığı yurtdışı çıkış vergileri yerli halk için çok yüksek. Ama Bali’ye dünyanın her yerinden turist geldiği için her milletten halkla iletişim halindedirler. Hoşgörülü kültürleri sayesinde de bu iletişim pekişir.

 

Bali Rehberi

Bali Adası’nı birkaç bölge altında inceleyeceğiz:

I.Bölge: Güney Bali

II.Bölge: Ubud

III.Bölge: Ubud Çevresi

IV.Bölge: Bali’nin Ortası

V.Bölge: Doğu Bali

VI.Bölge: Kuzey ve Batı Bali

İlk beş bölgeyi genel fikir edinecek kadar gezdik. Altıncı bölgeye ise vaktimiz yetmedi. Yine de size VI. Bölge hakkında duyduklarımızı ve okuduklarımızı derledik.

Mavi renkli I.Bölge Güney Bali, Yeşil renkli II. ve III. Bölge Ubud ve çevresi, Mor renkli IV. Bölge Bali’nin Ortası, Kırmızı renkli V. Bölge Doğu Bali, bu alanların dışında kalan VI. Bölge Kuzey ve Batı Bali.

Haritalarda kalplerle işaretlediğimiz yerler gördüğümüz yerler, yuvarlak olarak işaretlediğimiz yerler ise görmediğimiz ama duyduğumuz/okuduğumuz yerler.

Şimdiden keyifli bir rehber olması dileğiyle 😊

Yazının devamı için buraya tıklayınız.

1103total visits,5visits today

Bir Cevap Yazın