Bali Blog 4/9: I.Bölge – Güney Bali

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

Önceki yazımız için buraya tıklayınız.

I.Bölge: Güney Bali

Kalpli/Gördüğümüz yerler:

 Ngurah Rai Havalimanı

 Denpasar

 Patung Titi Banda Heykeli

 Sanur

 Upside Down World

 Turtle Conservation and Education Center (Kaplumbağa Koruma ve Eğitim Merkezi)

 Mandara Yolu

 Pura Luhur Uluwatu & Kecak Dansı

 Tanah Lot

 

Yuvarlak/Görmediğimiz yerler:

Kuzeyden güneye: Canggu, Seminyak, Legian, Kuta

Jimbaran & Tuban

Nusa Dua

Tanjung Benoa

numaraları birbirine bağlayan noktalı bölge: Kumsal bandı

Garuda Wisnu Kencana Kültür Parkı

Nusa Lembongan & Nusa Penida Adaları

Uçaktan çekilen bu fotoğrafta Benoa Limanı, Ngurah Rai Havalimanı, Serangan Adası, Mandara Yolu, Kuta, Tuban, Jimbaran ve kısmen Sanur görülüyor. Başka bir deyişle, I. Bölge’de bahsedilen yerlerin yarısı tek bir karenin içinde.

Ngurah Rai Havalimanı: Bali’nin havalimanı oldukça estetik görünümlü ve deniz manzaralıydı 😊 Yazımızın en başında da bahsettiğimiz gibi uçaktan iner inmez tapınak mimarisiyle, yemyeşil bir ortamla ve sıcak, nemli bir hava ile karşılaşırsınız (Bkz. Bali Hakkında Genel Bilgiler, İklim, Yeme-İçme).

Ülkeye girişte sadece biniş kartınıza ve pasaportunuza bakılıyor ama çıkışta bir sürü kontrolden geçiyorsunuz. Valizimiz sadece X-ray’den geçirilmedi, aynı zamanda elle de kontrol edilerek yiyecek götürüp götürmediğimize bakıldı. Bu esnada birçok meyvenin ve tohumun yurtdışına çıkarılmasının yasak olduğunu öğrendik. El bagajımız da birkaç kere kontrolden geçti. Sadece bize özel bir durum değildi, herkese aynı muamele yapılıyordu ve ülkeden ayrılırken geçtiğimiz kontrollerden gerçekten çok sıkıldık. Ama bekleme salonlarına gelip deniz manzarasını görünce bütün sıkıntımız uçup gitti ve Bali’yi geride bırakmanın verdiği üzüntü hissi geri geldi.

Ngurah Rai Havalimanı

 Denpasar: Yaklaşık 1 milyon nüfusu ile Bali Adası’nın hem en büyük şehri, hem de yönetimsel merkezidir. Rehberler, Denpasar ana caddesi boyunca görülecek birkaç yerden bahseder. Bunların büyük kısmı alışveriş yerleridir:

  • Pasar Badung: Meyve, sebze, balık ve çiçek pazarı. Özellikle çiçek pazarının görülmesi tavsiye edilir.
  • Jalan Hasanuddin: Kuyumcular sokağı
  • Jalan Sulawesi: Tekstil ürünleri sokağı.
  • Jalan Gajah Mada: Dükkan, aktar ve tekstil ürünleri sokağı.
  • Pasar Burung: Kuş pazarı.
  • Pura Maospahit: Bali’nin XIII. yüzyıldan kalma en eski tapınaklarından biri.
  • Taman Werdhi Budaya: Bali Sanat Merkezi.
  • Merkezdeki meydanda Taman Puputan parkı, Catur Muka heykeli, Pura Jagatnatha tapınağı ve Bali sanatına ait dünyadaki en geniş koleksiyona sahip Bali Müzesi.

Biz Denpasar’da çok durmadık. Amacımız alışveriş yapmaktı ve fiyatların turistik yerlerden daha uygun olabileceğini düşündük. Bu nedenle Jalan Sulawesi ve Pasar Badung‘un karşısındaki Pasar Seni Kumbasari (Kumbasari Sanat Pazarı)’na gittik. Ancak fiyatlar turistik yerlere göre daha uygun değildi. Çünkü turist olduğumuzu gördükleri an fiyatları eminiz beşle onla çarptılar. Ziyaret ettiğimiz diğer yerlere göre çok daha fazla turist tacizine uğradık ve bundan çok rahatsızlık duyduk (Bkz. Bali’de Trafik, Dinginlik, İsimler ve Turist Gözüyle Bali). Biz de karşılığında çılgınlar gibi pazarlık yapsak da fiyatları istediğimiz seviyeye çekmediler. Yine de yerel halkı gözlemlemek için ilginç bir deneyimdi.

Üstte, Pasar Seni Kumbasari (Kumbasari Sanat Pazarı)’den bir fotoğraf. Altta, Kumbasari pazarından Jalan Sulawesi ve Pasar Badung yönüne bakan bir görüntü.

Kumbasari pazarında tanıştığımız Balili tatlı bir ufaklık 😊

Denpasar bize çok turistik gelmedi. Gördüğümüz yerlerden sonra çok ilginç de gelmedi. Yine de Pasar Burung (Kuş pazarı)’u merak etmiştik. Pazarda gerçekten çok değişik kuş türleri vardı ama sadece kuş satılmıyordu. İguanalar ve adını bilmediğimiz değişik sürüngenler, luwaklar, cins kediler, köpekler, hatta yavru maymunlar vardı! Kendimizi hayvanat bahçesinde hissettik ve tüm kafesleri açıp bütün hayvanları özgürleştirmek istedik.

Kuş pazarının en sevdiğimiz yönü, birşey satın alamayacağımız için kimsenin bize yanaşmamasıydı. Çok değişik hayvan türleriyle tanıştık ve kafesleri maalesef açamadan yolumuza devam ettik.

Pasar Burung (Kuş pazarı) ve pazardaki hayvan dostlarımızdan biri

Patung Titi Banda Heykeli: Denpasar’ın yeni simgelerinden olan bu heykel, çevresindeki ufak heykellerle birlikte oldukça görkemliydi. Yolda durup kısa süreli de olsa ziyaret etmenizi öneririz.  Eser, Hindu inancındaki Vişnu tanrısının, Rama olarak insan bedenine girdiği bir hikâyeyi anlatıyormuş.

Patung Titi Banda

Sanur: Kuta bölgesine göre daha sakin olmasıyla bilinen bu turistik sahil kasabası, bize çok da sakin gelmedi. Hatta Sanur’dan sonra Kuta bölgesine gitmeyi düşünürken Sanur’u gördükten sonra bu planımızdan vazgeçtik.

Tatil anlayışı “deniz-kum-güneş” olanlara saygımız var ama bu üçlü, özellikle belli su sporları ile ilgilenmiyorsanız dünyanın her yerinde size benzer deneyimler sunar. Denize girilen yerde, çok farklı coğrafi ya da tarihi bir özellik olmadığı sürece, birbirine benzer deneyimleri çok fazla sayıda yaşayıp, gittiğimiz yerin kültürünü tanımaya ayırdığımız zamanı azaltmak istemiyoruz.

Zaten Bodrum’da da yeterince deniz-kum-güneş üçlüsü olduğu için bize Sanur çok ilginç gelmedi. Ama bu üçlüye çok düşkün olanlar için Sanur size keyifli bir deneyim sunabilir. Kumsalın arkasındaki yürüyüş yolunda çok sayıda kafe, bar, restoran görürsünüz ve oldukça kalabalık bir bölgedir. Kalabalığı da sevmediğimiz için bir an önce buradan ayrılmak istedik ve Kuta’ya olan gezimizi iptal edip başka yerleri görmeye karar verdik.

Sanur aynı zamanda Bali’ye yakın adalara gitmek isteyenler için hareket yerlerinden birisi. Fiziksel anlamda bir liman olmadığı için, tekneler kıyıya vurmayacak kadar yanaşıyorlardı ve insanlar denizin içinden teknelere tırmanıyorlardı.

Sanur sahilden fotoğraflar

Upside Down WorldBali’nin yeni turistik yerlerinden birisi. Ziyaretçiler sırayla içeri alınıyordu ve içeride birkaç tane oda bulunuyordu. Tavana asılmış mobilyalarla resim çektirdik ve bu esnada çok eğlendik. Böylece ortaya şu ilginç görüntüler ortaya çıktı:

Upside Down World’den çıkan ilginç görüntüler 😊

Turtle Conservation and Education Center (Kaplumbağa Koruma ve Eğitim Merkezi): Dünya üzerindeki bütün kaplumbağa türleri insanoğlu nedeniyle tehlike altındadır ve gezegenimizdeki kaplumbağa nüfusu büyük bir hızla azalmaktadır. Bu azalma, sadece avlanma ve yumurtaların yenmesi nedeniyle değil, aynı zamanda denizlerin/okyanusların kirletilmesiyle ve kaplumbağaların yumurtalarını bıraktığı sahillerin insanlar tarafından işgaliyle gerçekleşmektedir.

Kaplumbağa Koruma ve Eğitim Merkezi’nin bulunduğu Serangan Adası, deniz kaplumbağalarının yumurtalarını bıraktığı yer olduğu için “Kaplumbağa Adası” olarak da biliniyor. Bu merkez, bağışlarla toplanan paralarla hizmet veriyormuş ve gönüllü olan herkes burada çalışabiliyormuş. Çeşitli yerlerden kaplumbağa yumurtaları toplanıp, yavrular yumurtadan çıkıp belli büyüklüğe ulaştıklarında denize bırakılıyorlarmış. Doğada yumurtadan çıkan yavruların yaşama oranı çok düşük olduğu için bu merkezdeki amaç, yavruların başarı şansını yükseltmekmiş ve azalan kaplumbağa sayısını arttırmakmış.

Merkezde sadece yavru kaplumbağalarla değil, hastalanmış/yaralanmış/kaza geçirmiş yetişkin kaplumbağalara da bakılıyordu. Çok sayıda ufak havuz vardı ve bu kaplumbağalara özel ilgi gösterilerek tedavi ediliyordu. İyileşen yetişkin kaplumbağalar yine bulundukları yerlere bırakılıyorlarmış.

Bu tarz merkezlerin dünyada arttırılmasını ve yaşam alanlarını daralttığımız bütün canlıların desteklenmesini umuyoruz.

Kaplumbağa Koruma ve Eğitim Merkezi’nde yumurtadan yeni çıkan bir yavru ve tedavisi devam etmekte olan yetişkin bir kaplumbağa.

Mandara Yolu: Bu ilginç yol, 2013 yılında hizmete açılmış. Amaç, Bali’nin güneyindeki trafik keşmekeşini bir miktar rahatlatmakmış çünkü adanın güneyini ana karaya bağlayan dar boğazda yol yapılacak başka bir alan bulunmamakta. Yol yapılacak başka kara parçası bulunmadığı için “Denizin üzerine yol yapalım” denmiş ve kazıklar üstüne Mandara yolu yerleştirilmiş. Yol yapımı esnasında doğaya ne kadar saygılı oldular bilmiyoruz ama ilginç bir fikir olduğu kesin.

Mandara Yolu

Pura Luhur Uluwatu & Kecak Dansı:

Pura Luhur Uluwatu: Pura Luhur Uluwatu, Bali’nin simgesi haline gelmiş tapınaklardan biridir. Bali’yi kötü ruhlardan korumak için XI. yüzyılda inşa edilmiş olan bu tapınak, Hint Okyanusu’na bakan 70 metre yüksekliğindeki bir uçurumun üstüne kurulu. Bu nedenle çok çarpıcı bir manzaraya sahip. Aynı zamanda gün batımıyla meşhurdur ve bu saatlerde tıklım tıklım dolar. Tapınağın çevresindeki uçurumların kenarında yürüyüş yaparken tarifi zor güzellikteki manzaranın tadını çıkartabilirsiniz.

Uyarmamız gereken bir konu var: Tapınağın çevresinde çok sayıda maymun bulunuyor ve bu maymunlar hırsızlıkları ile meşhurmuş. Maymunlar bizim için neyin kıymetli, neyin kıymetsiz olduğunu çok iyi bildikleri için direkt hedefe yöneliyorlar. Biz bu tapınaktaki maymunların bu özelliğini bilmiyorduk ve elimizde harici şarj cihazına bağlı telefonumuz bulunuyordu. Kaşla göz arasında binlerce insan arasından maymunun teki harici şarj cihazından telefonumuzu ayırıp ağaca tırmanmaya başladı. Rehberimiz/arkadaşımız/şoförümüz Made hemen maymunu takip etmeye başladı. Bu esnada görevli taramaya ve elindeki sakız kutusuyla maymunu kandırmaya çalıştı ama maymun oralı olmadı (Çünkü sakız kutusunun içinde yiyecek olmadığını biliyorlar). Neyse ki Made’nin seslenişiyle görevli yetişip hırsız maymuna muz attı ve maymun da karşılığında cep telefonunu yere bıraktı. Boşuna demiyoruz Made candır diye 😊 Bali’ye gidecekseniz mutlaka kendisine önceden haber edin.

Hırsız maymunlara rüşvet verip karşılığında çaldıklarını bıraktırmak, maalesef maymunların bu kötü alışkanlıklarını arttırıyormuş. Ama maymunlar kutsal olduğu için ve birçok tapınakla da bütünleştiği için Balililer bu maymunları uzaklaştırmıyorlar. Bu nedenle maymunlardaki hırsızlık-rüşvet ikilisi şiddetlenerek sürekli devam eden bir olgu haline gelmiş. Uluwatu tapınağına geldiğinizde maymunlara karşı temkinli olmanızı öneririz 😊

Pura Luhur Uluwatu tapınağının çevresi ve uçurumun üstündeki yürüyüş yolları

Pura Luhur Uluwatu tapınağının Hint Okyanusu’na bakan 70 metre yüksekliğindeki uçurumun üstüne kurulmuş görkemli görüntüsü ve tapınaktan muhteşem gün batımı manzarası

Kecak Dansı: Kecak dansı, Bali’ye has bir dans olup, eski bir ritüel töreni olan Sanghyang’ın günümüze uyarlanmış haliymiş. Sanghyang ise salgın hastalığa yakalanmış bir köyün hastalıktan temizlenmesi için ortaya çıkmış bir törenmiş. Kecak dansı aynı zamanda “Ateş Dansı” olarak da bilinir ve performanslar Barong dansının aksine akşam saatlerinde düzenlenir. Törenin başında iki genç kız, ortadaki ateşin önünde ruhlarla iletişime geçip, salgın hastalığın sebebini/tedavisini öğrenmeye çalışır.

Diğer Bali geleneksel dansların aksine Kecak dansında enstrüman kullanılmaz. Onun yerine yetmiş tane adam, bir merkezin çevresinde daire meydana getirecek şekilde oturur ve “çak-çak” seslerini çıkartarak bir koro oluşturur. Zaten Kecak ismi de bu “çak-çak” seslerinden gelmekte.

Kecak’ta, Hindu efsanesi Ramayana’dan alıntılar bulunuyormuş. Bu efsane elli bin satırdan oluştuğu için gösteride çok küçük bir kısmı gösterilebiliyormuş. Gösteri boyunca geleneksel kıyafetlerde karakterler dahil olur ve bir mizansen oluşur. Bu karakterler ormandaki ağaçları, tanrıların yardımcılarını  ve müttefiklerini, maymun ordusu gibi şeyleri sembolize eder. Neticede yine iyi ile kötünün savaşı gerçekleşir ve kötü/şeytan mağlup olur.

Pura Luhur Uluwatu, her gün düzenlediği Kecak dansı gösterisiyle bilinir. Bu gösteri ortalama bir saat sürer. “Çak-çak” sesleri bir süre sonra sinir bozmaya başlasa da ilginç bir gösteriydi 😊

Not: Sayfanın en altında Kecak dansıyla ilgili dört tane video bulacaksınız. Merak edenlere duyurulur 🙂

Kecak Dansı görüntüleri

Tanah Lot: Tanah Lot, Bali’nin simgesi haline gelmiş tapınaklardan biridir. Tanah Lot’a varmadan 700 metre önce giriş ücretini ödeniyor ve aradaki mesafede bir sürü hediyelik eşya dükkanı, restoran, kafe ve kıyafet satan yerler bulunuyor.

Sahil kenarına vardığınızda okyanusun aşındırdığı kayalıkların muhteşem manzarasıyla karşılaşıyorsunuz. Bu manzara eşliğinde sahilden yürüyerek tapınağa ulaşılıyor. Burası da Pura Luhur Uluwatu gibi günbatımının güzelliği ile bilinen bir yer ve zaten çok kalabalık olan bu alan, güneşin batmasına yakın iyice kalabalıklaştı.

Tanah “kara”, lot “deniz” demek. Tapınak, gerçekten de hem denizle hem de karayla bağlantılıdır. Tanah Lot tapınağı karadan 100 metre uzaklıkta ufak bir ada üzerine kurulu. Gel gitlerin etkisiyle tapınak, ana karaya bir bağlanır, bir kopar. Biz gelgitin “git” dönemine denk geldiğimiz için kayalıkların üzerinden yürüyerek tapınağa vardık. “Gel” döneminde ise diz boyu yüksekliğindeki denizin içinden yürüyerek tapınağa ulaşabilirsiniz.

Trafiğin aşırı yoğunluğu nedeniyle tapınağa geç varabildik. Hava da yağışlı olduğu için gün batımını göremedik. Ama değişen hava şartları ve gelgitlerin de etkisiyle Tanah Lot tapınağının her saat ve her ayrı günde farklı manzaralar sunduğunu tahmin ediyoruz. Bu nedenle Bali’ye geldiğinizde gelgit zamanlarını ve hava durumunu takip etmenizi, en az iki kere gelip iki farklı manzaranın tadını çıkarmanızı tavsiye ederiz.

Biz tapınağın yanına vardığımızda hava kararmak üzereydi ve acelemiz vardı ama kutsal su ile “kutsanmadan” tapınağa girilemeyeceğini öğrendik. Sıraya girdik ve kutsal su ile yüzümüzü yıkadıktan sonra alnımızın ortasına bir parça mum yerleştirdiler. Sanki giriş ücreti vermemişiz gibi yine “donation” adı altında bağış parası istediler. Üst üste bu muhabbeti yapmaktan sıkıldığımız için para vermeyi artık reddettik (Bkz. Turist Gözüyle Bali). İyi ki de reddetmişiz çünkü tapınak kapatılmış, para vermiş olsaydık alnımızdaki mumlar “enayi” yazısına dönüşecekmiş 😊

Tanah Lot’tan görüntüler

 Kuzeyden güneye: Canggu, Seminyak, Legian, Kuta

Kuta, Bali’nin ilk ve en popüler turistik beldesidir. Kuta’nın çevresinde Legian, Seminyak ve Canggu isimli turistik beldeler de oluşmuştur.

Sanur bize fazlasıyla kalabalık geldiği için Kuta bölgesine gitmekten vazgeçtik. Kuta haritasının sokak görünümlerine (Google Maps – Street View) baktığımızda kumsal, AVM ve sahil boyunca sıralanmış dükkanlardan başka bir şey görmedik.

Bu tarz yerleri gördükçe/duydukça, Tulga Ozan’ın bizi çok etkileyen “Dünya Değişmeden” kitabı aklımıza gelir. Yazarın da bahsettiği gibi dünya küçüldükçe ve halklar kapitalizmin kontrolüne girdikçe, dünya birbirine benzemeye başlar. İlk olan şey, büyük şirketlerin bu ülkelerin piyasasını ele geçirmek olur. Türkiye’deki bir AVM ile Fransa’daki bir AVM ya da Kenya’daki bir AVM arasında neredeyse hiç fark bulunmaz. İçinde yine aynı şirketler aynı tarzda dükkanlarını açarlar ve buralarda alışveriş yapan yerli halk, yerli esnafın ekonomisini mahveder. Daha önce küçük işletme sahibi olan yerli halk, iflas ederek dev zincirlerin çalışanı haline gelirler. Bu sorun sadece alışveriş sektöründe değil, bütün sektörlerde yaşanmaktadır.

Yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı, gittiğiniz yer, yaşadığınız yere benzemeye başlar. Her yer birbirine benzeyecekse neden geziyoruz ki? Şirketlerin dayattığı kapital sistem nedeniyle halklar kültürlerini unutup benzer tarzlarda yaşamaya başlarlar. Herkes birbirine benzediğinde ise hayat sıkıcı ve monoton bir hâl alacaktır. Böylece dev şirketler kendilerine yeni köleler bulup zenginliklerine zenginlik katacaktır. Bu nedenle Bali’ye gittiğimiz zaman Starbucks görmekten hoşlanmıyoruz (Endonezya ve Bali’nin kendi geleneksel kahvesi, Starbucks’ın kahvelerinden çok daha lezzetli), Zara’ya girip alışveriş yapmaktan keyif almıyoruz, çirkin ve dev AVM’lerin yemek katındaki Mc Donald’s’larda yemek yemekten rahatsızlık duyuyoruz.

Konuyu çok genişletirsek işin içinden çıkamayız ve sayfalar yetmez. Siz de bu kurumları ve çirkin yapıları desteklememelisiniz. Bir ya da birkaç kişinin hareketi ile bu hareket başarılı olmaz, milyonların bu şirketlere tepki koyarak dünyanın “aynılaşması” engellenmelidir.

Kuta bölgesini incelediğimizde ise yine bu şirketlerle karşılaştık ve yine birkaç tane AVM bulunduğunu farkettik. “Medeniyet“ bu bölgeye de çoktan girmişti. Biz de böylece Kuta’ya gitmekten vazgeçtik. Zamanımız daha bol olsaydı mutlaka görmek isterdik ve yerel halkın dükkanlarını gezerdik ama sınırlı zamanda görmeye değecek bir yer olduğunu düşünmüyoruz. Ayrıca kalabalıktan da hoşlanmıyoruz.

Ancak Kuta bölgesi sörfçüler için bir mabetmiş. Adanın batısına bakan kıyılarda dalgalar hep çok yüksekti. Bu nedenle dalgalarla sorunu olanlar için yüzmek, bu kıyılarda çok rahat olmayabilir.

Jimbaran & Tuban: Havalimanının güneyindeki sahil kasabaları. Rehber kitaplarda “Jimbaran, yerek halkı gözlemlemek için iyi bir yerdir” dese de gerçekte, Jimbaran’da çok fakir halkın lüks otellerle içiçe yaşadığına şahit olursunuz. Jimbaran, ayrıca gün batımına karşı akşam yemeği yemek isteyenlerin uğrak yeridir.

Nusa Dua: Size deniz-kum-güneş üçlüsünü sunacak başka bir kasaba daha. Aynı zamanda golf sahaları ve su parkı bulunuyor.

 Tanjung Benoa: Ufak bir sahil kasabası. Karşısında Serangan adası ve Benoa Limanı bulunuyor. Su sporlarını sevenler için çok çeşitli seçenekler sunan bir bölge.

Haritada      ’’ü bağlayan, başka bir deyişle Canggu’dan Tanjung Benoa’ya kadar sahil bandı boyunca onlarca “beach” bulunuyor.

Tuban, Kelan, Kedonganan, Jimbaran, Muaya, Tegal Wangi, Balangan, Dreamland, Cemongkak, Padang Padang, Uluwatu, Nyang Nyang, Karma, Melasti, Green Bowl, Pandawa, Gunung Payung, Sawangan, Geger, Nusa Dua, Mengiat, Samuh, Tanjung Benoa bu “beach”lerden sadece bazıları. Seçeneğiniz bol, nereye gideceğinize karar vermek için sizin araştırmanız gerekiyor 😊

  Garuda Wisnu Kencana Kültür Parkı: Kısaca “GWK” olarak da isimlendiriliyor. Çeşitli etkinliklerin gerçekleştiği, birçok heykelin ve dükkanın bulunduğu altmış hektardan büyük bir alanı kaplayan bir park yeri. Parkta dev bir heykelin inşası sürmekte ve inşaatı bitmemiş hali bile adanın birçok yerinden görülüyor.

Nusa Lembongan & Nusa Penida Adaları: Bali Adası’nın hemen güneydoğusunda bulunan bu iki ufak ada, Bali kültürünü devam ettiriyormuş. Bali’den birçok noktadan bu adalara tekne seferleri bulunuyor. Bali kadar turistik adalar değiller. Ancak deniz, trekking, kuş gözlemciliğini sevenler için bu adalar size birçok seçenek sunuyormuş.

Kecak Dansı Videoları

Yazının devamı için buraya tıklayınız.

 

12199total visits,10visits today

Bir Cevap Yazın