Dilek Yarımadası Milli Parkı

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii

Dilek Yarımadası – Büyük Menderes Deltası Milli Parkı

Gene bir yarımada gezisiyle karşınızdayız 🙂 Milli parktan oluşan bu yarımada; Kuşadası’nın güneyinde, Söke’nin batısında, Didim’in kuzeyinde ve Samos (Sisam) adasının doğusunda yer alıyor. Yarımadada pratikte iki tane milli park olsa da resmiyette tek bir milli park olarak kabul görüyor: Dilek Yarımadası – Büyük Menderes Deltası Milli Parkı.

Dilek Yarımadası, 1966 yılında milli park ilan edilmiş ve 110 km2 büyüklüğünde. Büyük Menderes Deltası ise 1994 yılında milli park ilan edilmiş ve 166 km2 büyüklüğünde. Büyük Menderes Deltası Milli Parkı, Dilek Yarımadası Milli Parkı’na eklenerek toplamda 276 km2’lik kocaman bir alan koruma altına alınmış.

Bu arazinin büyüklüğünü şu şekilde tarif edebiliriz: İstanbul’un Üsküdar, Kadıköy, Ümraniye, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Sancaktepe ilçelerinin tamamını birleştirdiğinizde bu milli park alanının büyüklüğüne eşdeğer bir alan elde etmektesiniz.

Yarımadanın kuzeyi (Dilek Yarımadası Milli Parkı) ve güneyi (Büyük Menderes Deltası Milli Parkı) farklı karakterlerde bulunduğundan biz, bu milli parktan bahsederken iki ayrı yermiş gibi bahsedeceğiz.

Dilek Yarımadası (yarımadanın kuzeyi) – Büyük Menderes Deltası (yarımadanın güneyi) Milli Parkı’nın haritadaki konumu

Aslında yarımadada gezdiğimizden çok daha fazla görülecek yer var ancak bunun için hem daha fazla zaman gerekli hem de dağ tırmanışlarında biraz idmanlı olunmalı. Milli parkta görülecek yerlerle ilgili daha detaylı bir haritayla ilgileniyorsanız, aşağıdaki haritayı incelemenizi tavsiye ederiz:

Dilek Yarımadası– Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nın detaylı haritası

 

Dilek Yarımadası Milli Parkı

Milli park sınırlarına girmeden hemen önce iki ayrı yerden bahsetmek istiyoruz:

Milli Park haritasında bahsedeceğimiz yerler

Panionion

Milli park sınırının iki buçuk kilometre gerisinde, Güzelçamlı beldesinde bulunan Panionion, aslında tarihsel olarak büyük bir öneme sahip ancak o kadar bakımsız ki önemine ait hiçbir şey hissetmiyorsunuz (Burası, yakınındaki Melia Antik Kenti ile de anılıyor).

İyonyalılar, MÖ X. yüzyılda dünya tarihinin en parlak kültürlerinden birini kurmuşlar. On iki şehir devletinden oluşan İyonya Federasyonu; bilim, sanat, felsefe, denizcilik, mimari, heykeltraşlık gibi birçok alanda çok gelişmişler ve güçlü bir medeniyet oluşturmuşlar.

Panionion ise bu İyon şehir devletlerinin buluşma noktasıymış. Kutsal kabul edilen bu buluşma yerinde, şehir devletlerinden gelen delegeler, ülkeleri hakkında önemli kararlar alıyorlarmış.

Panionion, kayanın dış yüzüne oyulmuş 12 basamaklı bir tiyatro şeklinde. Maalesef tarihi yapı aşırı derecede bakımsız kalmış. Düzgün bir yolu, yapıyı koruyan biri, yönlendirme tabelası yok…

Bu arada ilginç birşey öğrendik: Yunanlılar’a bütün dünya Grek derken, Orta Doğulular neden “Yunan” diyor bunu hiç anlamamıştık. Halbuki İyonyalılara Persliler İonan demiş ve kelime zamanla “Yunan”a dönüşmüş. Araplar ve Persler tarafından benimsenen kelime, Türkler’e de geçmiş. Bu durumda her “Yunan” dediğimizde, İyonyalıların ruhlarına da selam göndermiş oluyoruz 🙂

“Yunan” kelimesiyle ilgili başka ilginç birşey ise, İyonyalıların Atina kökenli oluşu. Halbuki Yunan boyları da var. Ama biz bütün boylara aslında Atinalı deyip geçiyoruz 🙂

Panionion, İyonya Federasyonu’nun buluşma yeri

Zeus Mağarası

Milli parkın girişinden 500 metre geride bulunan Zeus Mağarası, size kayalıkların arasında ilginç bir tezatlık sunmakta. Bu mağarada, dağdan gelen tatlı su, denizden gelen tuzlu suyla karışıyormuş ve suyun derinliği 10-15 metre arasındaymış. Mavi-yeşil renkli bu su, yüzmeye uygunmuş ama bizin kışın ortasında gittiğimiz için yüzme deneyimini yaşayamadık.

Efsaneye göre Zeus, kardeşi Poseidon’u kızdırdığında (deniz tanrısı), dinlenip yıkanmak için bu mağaraya sığınırmış. Poseidon öfkesiyle dalgaları kabartırmış ve bu mağara, güvenli bir sığınak oluştururmuş. Efsanelere inanmasak da isminin nasıl uydurulduğunu bilmek güzel 🙂

Zeus Mağarası

Dilek Yarımadası

Ücretinizi ödeyip milli parka girdikten sonra 11 kilometre uzunluğunda bir yol ve dört tane de koy bekliyor sizi. Yolun kendisi bile masaüstü resmi olabilecek kadar güzel. Ayrıca yol boyunca seyir terasları var. Hepsinde tek tek durup manzarayı izlemenizi öneririz.

Solda, milli park yolu. Sağda, yoldaki terasların birinde gördüğümüz bir manzara. Uzaktaki ufak gökkuşağına dikkat 🙂

Koylar sırayla: İçmeler, Aydınlık Koyu, Kavaklıburun Koyu (Kalamaki), Karasu Koyu. Hepsi birbirinden müthiş, hepsi birbirinden büyüleyici yerler. Biz kışın gittiğimiz için terkedilmiş bir ortamla karşılaştık ama yazın gidiyorsanız bütün koylarda tesisler var. Ancak yazın gidenler için arılara ve kıyıya inen domuz sürülerine dikkat edilmesi gerektiğini okuduk.

Deniz kenarından görünen kara parçası Yunanistan’ın Samos (Sisam) Adası. Vizeniz varsa ya da yeşil pasaportluysanız, Samos’a Kuşadası’ndan ulaşılabilir.

Üstte İçmeler. Ortada solda Aydınlık Koyu. Ortada sağda Kavaklıburun Koyu (Kalamaki). Altta Karasu Koyu.

Karasu koyunun ilerisine araçla geçemiyorsunuz. Ancak, yarımadanın her tarafı doğa severler için bir cennet. Yarımadada bir sürü yürüyüş parkuru var, bunların en bilineni ise “Kanyon”. Aydınlık ve Kavaklıburun koylarının arasında Kanyon’un girişini göreceksiniz. Bu yoldan yayan olarak Eski Doğanbey (Domatia) köyüne ulaşmak mümkün.

Ayrıca Kavaklıburun ile Karasu arasında, denizin hemen paralelinde iki kilometrelik ufak bir botanik parkuru da bulunuyor.

Yazımızın devamı olan Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nı okumak için tıklayınız…

1951total visits,6visits today

Bir Cevap Yazın