Efes Blog 4/11: Efes Antik Kenti & 1. Bölge – Arkadiane Caddesi’nin Kuzeyi

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

Önceki yazımız için buraya tıklayınız.

Blog 4: Efes Antik Kenti 

Bugün gezdiğimiz Efes Antik Kenti’nin hem konumu itibariyle hem de yapılarıyla MÖ III.-MS III. yüzyıllar arasından geldiğini yazımızın başında belirtmiştik (İlk yazımıza dönüp, Efes hakkında daha fazla şey öğrenmek için tıklayınız).

Efes’e iki adet giriş noktası bulunuyor. Antik kent, hafif yokuşlu bir arazi üzerinde bulunduğundan, biz bu girişleri alt-üst diye ayırmayı tercih ettik. Alt giriş, Selçuk-Pamucak yoluna bir kilometre uzaklıkta ve geniş bir otoparkı bulunuyor. Üst giriş ise Selçuk-Pamucak yoluna üç buçuk kilometre uzaklıkta. Eğer vaktiniz darsa/uzun süre yürümenize engel olacak bir sağlık sorununuz bulunuyorsa/hava aşırı sıcaksa ve uzun süre yürümeye dayanamayacaksanız size tavsiyemiz aracınızı alt girişe park edip, taksiyle üst girişe gitmeniz olur (Selçuk’tan hareket eden dolmuşların her iki girişe de uğradığını duyduk). Böylece sadece yokuş aşağı inerek antik kenti keşfedebilirsiniz. Antik kentin oldukça geniş bir araziyi kapladığını unutmayın (Halbuki müze sınırları içindeki antik kent, orijinal şehrin sadece şehir merkezini kapsıyor) ve dümdüz yürüseniz bile alt girişle üst giriş arasında 1100 metre mesafe bulunuyor.

Tabii biz yürümeyi sevdiğimizden yukarıda söylediğimizi yapmadık ve yağmurla fırtınaya rağmen yürüyüşümüzü sürdürdük 😊 Özellikle yazın gidiyorsanız yanınıza bir şapka ve yeterli miktarda su almayı unutmamanızı öneririz.

Antik kentin tamamını görmek istiyorsanız iki ayrı ücret ödemeniz gerekiyor. Asıl giriş ücretini ödemek yerine Müzekart da temin edebilirsiniz. Antik kentin içinde, Celsus Kütüphanesi’nin yanında bulunan ve üstü koruma amaçlı kapatılan Yamaç Evler’in giriş ücreti ise ayrı ve burada Müzekart geçerli değil.

Sizle Efes’in haritasını ve uydu görüntülerini paylaşacağız. İlk görüntüler antik kentin özeti niteliğinde, sonraki görüntüler ise antik kenti daha detaylı bir şekilde incelemek isteyenler için. Biz size anlatırken detaylı bir şekilde anlatacağız ve daha iyi anlamanız için şehri çeşitli bölümler altında inceleyeceğiz. Biz müzeye alt girişten gezmeye başladığımız için ayırdığımız bölümleri girişe yakınlık sıralamasına göre yaptık. Siz üst girişten başlarsanız tersi bir sıralama yapmanız gerekecek. Antik kentin bölümlerini şu başlıklar altında inceledik:

  1. Arkadiane (Liman) Caddesi’nin Kuzeyi,
  2. Mermer Cadde,
  3. Celsus Kütüphanesi & Yamaç Evler,
  4. Kuretler Caddesi,
  5. Stoa Basileios ve Çevresi

Efes Antik Kenti’nin uydu görüntüsü (Bing Maps)

Efes Antik Kenti’nin özeti ve en dikkat çekici yapıları/caddeleri

Efes Antik Kenti’nin müze içindeki krokisi

Efes Antik Kenti’ni derinlemesine incelemek isteyenler için kroki (Kaynak: www.ephesustoursguide.com/ephesus/ephesus-map)

Efes’i daha detaylı incelemek isteyenler için antik kenti beş bölüme ayırdık: 1) Arkadiane (Liman) Caddesi’nin Kuzeyi, 2) Mermer Cadde, 3) Celsus Kütüphanesi & Yamaç Evler, 4) Kuretler Caddesi, 5) Stoa Basileios ve Çevresi

 

Efes Antik Kenti 1. Bölge: Arkadiane Caddesi’nin Kuzeyi

Efes Antik Kenti 1. Bölge: Arkadiane Caddesi’nin Kuzeyi’nin uydu görüntüleri

Antik kentin en hasarlı bölgesi olan bu alanı gezmek, bölgedeki yapıların tarihini bilmiyorsanız biraz sıkıcı olabilir. Bu nedenle bölgenin en belirgin yapılarını tek tek sıraladık:

Tiyatro Gymnasionu: Alt girişten geçtikten sonra sizi ağaçlı bir yol karşılayacak. Yolun sonunda ilk dikkatinizi çekecek olan yapı, dev boyutlardaki Büyük Tiyatro binası. Ama biz Büyük Tiyatro’yu ikinci kısımda inceleyeceğimiz için şimdilik burayı es geçeceğiz. Ağaçlı yolun sonunda, Büyük Tiyatro binasının yanında görülen soldaki ilk yapı Tiyatro Gymnasionu. Ancak tiyatronun görkemine kapılıp bu gymnasion yapısını da es geçmeyin 😊

Tiyatro Gymnasionu kompleksi, Büyük Tiyatro’nun yanında olduğu için bu ismi almış. Kompleksin büyüklüğü on iki dönümden biraz daha büyük. İçinde spor alanları, ufak bir tribün, tiyatro sanatçılarının prova yapabileceği alan, hamamlar, giyinme odaları, sıcak ve soğuk su havuzları bulunuyormuş.

Tiyatro gymnasionu, görkemli Büyük Tiyatro ile yanyana. Bu nedenle gymnasion kompleksini gözden kaçırmamaya çalışın.

On iki dönümden fazla alana sahip bu gelişmiş gymnasion kompleksinden geriye kalanlar.

 

Liman Gymnasionu: Tiyatroya ve Arkadiane (Liman) Caddesi’ne varmadan bir patika sizi kuzeye, alt giriş yönünde sizi ağaçlı yola paralel şekilde geriye götürecek. Aslında bu bölge, Efes’in en çok zarar görmüş yerlerinden biri. Geriye neredeyse hiçbir şey kalmamış ya da toprağın altına, derinlerine gömülmüş. Burada bulunan ama “görünmeyen” başka bir gymnasion kompleksi olan Liman Gymnasion’unun içinde de Tiyatro Gymnasionu’ndaki gibi hamamlar, yüzme havuzları, spor salonları hatta jimnastik ve masaj odaları bile varmış. Bu kompleksin ise yetmiş dönüm büyüklüğünde olduğu tahmin ediliyor! Bu büyüklüğü ile Liman Gymnasionu, dünyada inşa edilmiş en büyük gymnasion komplekslerinden biri olarak biliniyor. Yapı o kadar büyükmüş ki içinde 200×240 metre büyüklüğünde bir talim alanı bile varmış.

Yapılan arkeolojik çalışmalarda hamamların yerden ısıtmalı bir sistemle ısıtıldığı bulunmuş. Türk hamamlarının ısıtma sistemi konusunda Roma hamamlarından esinlendiğini Birgi yazımızda paylaşmıştık.

 

Antik Liman: Antik liman, Liman Gymnasion’unun arkasında kalıyor, ancak bu bölgeye erişime müsaade edilmiyor. Limanın bulunduğu yerde dükkanlar, depolar ve ambarlar bulunuyormuş.

Ortadaki harabelerin çoğu Liman Gymnasionu’na ait. Soldaki düzlük ise antik kentin limanıymış (Fotoğrafı Yamaç Evler’den çektik).

 

Meryem Ana Kilisesi: Hristiyanlık tarihi için çok önemli olan bu kiliseden de maalesef geriye pek birşey kalmamış. Yazımızın başında Efes’i tanıtırken (İlk yazıya dönmek için tıklayınız) ve Artemis Tapınağı’nı anlatırken bahsettiğimiz Meryem Ana Kilisesi burası.

Kilise, IV. yüzyılda inşa edilmiş ve 145×30 metre büyüklüğünde bir yapıymış. Bu kilise sadece ibadet amaçlı değil, aynı zamanda Efes’teki Hristiyan din adamlarının eğitimi için de kullanılıyormuş. Hristiyanlık’ın ilk yüzyıllarında burası piskoposluk merkeziymiş, VII. yüzyılda merkez Saint John Bazilikası’na alınmış. Kilise son yıllarında mezarlık olarak işlev görse de XIV. yüzyıla kadar kullanılmış ve tarih içinde sürekli değişiklik geçirmiş.

Meryem Ana Kilisesi en çok 431 yılında gerçekleşen ve günümüz Hristiyanlık’ına şekil veren Konsül Toplantısı ile biliniyor. Bu toplantıda Hristiyanlık öğretisini ikiye bölen öğretilerden biri afaroz edilerek kilise camiasındaki tartışmalar sona erdirilmiş (Theotokos ve Nestorius öğretileri hakkında okumak için buraya tıklayarak ilk yazımıza dönebilirsiniz).

Meryem Ana Kilisesi’nden kalanlar…

 

Meryem Ana Kilisesi’nin devamında bulunan yapılar: Maalesef bu yapılara da ait günümüze pek birşey kalmamış. Kilisenin hemen bitişiğinde bulunan Olympieion (Hadrian Olympos) Tapınağı’nın yerinde yeller esiyor. Tapınağın devamında Macellum (Şehrin hâl binası) ve Bizans şehir surları bulunuyormuş.

Müze sınırları dışında, alt girişin kuzeydoğu köşesinde Vedius Gymnasionu ve Stadyum binaları bulunuyor. 230×30 metre boyutlarındaki dev stadyum, at nalı şeklinde ve 30 bin kişi kapasiteye sahipmiş. Stadyum inşa edilirken oturma yerleri, Efes’in eteklerinde kurulduğu Panayır Dağı (Mount Pion)’nın kayalıklarının işlenmesiyle oluşturulmuş. 262 yılında gerçekleşen depremde büyük zarar görmüş. Stadyum’un yakınlarında bulunan Koressos Kapısı, şehrin üç ana giriş kapısından biriymiş. Ancak günümüze bu kapıdan birşey kalmamış.

 

Arkadiane (Liman) Caddesi: Artık asıl rotamıza geri dönebiliriz. Bundan sonra geri değil, hep ileri, diğer çıkışa doğru yürüyeceğiz. Büyük Tiyatro’dan başlayıp limana uzanan cadde, 528 metre uzunluğunda, 11 metre genişliğinde. Antik dünyanın en ferah yollarından biri. Caddenin her iki yanını sütunlar süslüyormuş ve her iki tarafta da çok sayıda galeriler, dükkanlar varmış. Bu ferah yolun altında gelişmiş bir kanalizasyon sistemi de bulunuyormuş.

Caddenin sonu limana çıktığından “Liman Caddesi” olarak isimlendiriliyormuş. Efes’e deniz yoluyla gelen krallar, imparatorlar, elçiler, tüccarlar resmi törenle bu cadde üzerinde karşılanıyormuş. Liman Caddesi IV. yüzyılda depremde yıkılıp 395-408 yılları arasında İmparator Arkadius tarafından onarıldığı için “Arkadiane Caddesi” olarak da anılıyor. Hristiyanlık’ın kabulünden sonra caddeye Hz. İsa’nın dört havarisinin heykeli yerleştirilmiş, ancak günümüzde bu heykeller mevcut değil.

Arkadiane / Liman Caddesi, Büyük Tiyatro’yu limana bağlayan ana yol. Antik dünyanın en ferah yollarından biri ve 11 metre genişliğinde.

Büyük Tiyatro’dan Arkadiane / Liman Caddesi’nin görünümü. Caddenin sonunda limanın bulunduğunu hayal edin.

Yazının devamı için buraya tıklayınız.

4092total visits,4visits today

Bir Cevap Yazın