Finlandiya Blog 12/33: Şehircilik & Finlandiya’da Yaşamak-3

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

Önceki yazımız için buraya tıklayınız.

Blog 12: Şehircilik & Finlandiya’da Yaşamak-3

Finlandiya’da yaşadığım süre zarfında tek bir tane bile bakımsız ve kötü durumda bina görmedim. Ancak Finliler binaların mimarisi konusunda diğer Batı Avrupa ülkeleri kadar iyi değiller. Bunu da Finlandiya’nın İsveç ve Rusya arasında sürekli el değiştirmesinden ve geç başlayan şehirleşmeye bağlıyorlar. Yine de her türlü yapıyı güzelleştirmek konusunda uzmanlar.

Finliler her türlü yapıyı yapıyı güzelleştirmek konusunda uzmandırlar. Üçüncü fotoğrafta, eski bir apartman sarmaşıklarla güzelleştirilmiş. En alttaki fotoğrafta görülen elektrik kutuları görseli bozmayacak şekilde resimlendirilmiş.

Finlilerin belediye hizmetlerinin anlayışı bizimkinden çok daha farklıdır. Tanık olduğum bir kaldırım inşaatı aylarca sürdü ve kaldırımın altına bir sürü tabaka döşendi. Bizdeki gibi tek seferde betonu dök/taşı döşe bitsin yapılmıyor. Hatta çok merkezi yerlerdeki sokak ve caddelerin bir kısmı yerden ısıtmalıdır. Üzerinde çok yürünen bu yollar ıslanınca ya da kar yağınca insanlar kaymasın diye böyle bir hizmet düşünülmüş.

Turku’nun en yoğun yaya yolu olan Yliopistonkatu yerden ısıtmalıdır. Üstte Yliopistonkatu’yu kesen sokaktaki karı görebilirsiniz. Yeni kar yağdığında yerden ısıtmalı sokaklar alttaki gibi ilginç görüntüler ortaya çıkarabiliyor 😊

Bütün kaldırımlar neredeyse yolla aynı seviyededir. Dikkat edin, bir ülkenin kaldırım seviyesi ne kadar yüksekse, o ülkede medeniyet seviyesi o kadar düşük olur. Finlilerin kaldırımları ise yok denecek kadar azdır. Çünkü geniş ve ferah yollardan dolayı insanların kaldırıma park etmesine gerek kalmaz. Böylece bisikletliler ve yayalar bu kaldırımlarda özgürce gezinebilirler.

Geniş ve ferah yollar araçlara, bisikletlilere ve yayalara özgürlük tanır.

 

Kaldırım yüksekliği nedeniyle engelliler de hiç sıkıntı çekmez. Ülkedeki herşey engelliler için de düşünülmüştür. Binalar, AVM’ler, toplu taşıma, belediye otobüsleri, trenler, yollar… hepsi engelli dostudur. Bu şekilde engelli vatandaşların sosyal hayattan soyutlanması da engellenmiştir.

 

Belediyelerin beni en çok şaşırtan işlerinden biri yol kazı çalışmalarıydı. Diyelim alt yapı çalışması gerekiyor ve bunun için yolun kazınması gerekiyor. Önce Türkiye’de ne olur ona bakalım:

İşçiler günün ortasında gelir. Sorunlu yer açılır, çıkan toprak kenara yığılır. Çalışma devam ettikçe açılan yerin büyüklüğü artmaya, çıkan toprak da büyümeye devam eder. Sağa sola yayılan toprak çamurlaşır, çirkinleşir. Tabii bu esnada yol trafiğe kapatılır ya da daraltılır. İşçiler çalışma alanının çevresine birkaç uyduruk uyarı koyarlar. En sonunda çalışma bitince dışarıdaki toprak geri konulur ve o bölge aylarca asfaltlanmayı bekler. Hemen asfaltlansa bile kötü bir şekilde yamandığı için çok hızlı bir şekilde yol deforme olur.

 

Şimdi gelelim Finlandiya usulü yol çalışmasına:

İşçiler gece gelir. Sorunlu yer, sorunun olabileceği en büyük yer hesaplanarak açılır. Çıkan toprak anında toplanarak kaldırılır. Böylece toprağın sağa sola yayılması ve çamurlaşması engellenmiş olur. Bu esnada tabii ki de yol daraltılır ya da kapatılır ama gece olduğu için trafik etkilenmez. Çalışılan alanın çevresine birçok uyarı ışığı ve levhası konularak insanlar gerçekten uyarılır. Sabaha karşı işçiler, çalışılan alanın üstüne dev metal levhalar koyarlar ve ortadan kalbolurlar. Trafik bu metal levhaların üzerinde akmaya devam eder. Bir sonraki gece işçiler yine gelir, açılan yerde çalışmanın bittiği bölgeyi kapatarak ufaltırlar ve kapatılan yerin üzeri anında asfaltlanır. Neticede her gün açılan yer ufaltılarak çalışma devam eder. En sonunda ufacık bir nokta bırakılır, son kontroller yapılır ve tamamen kapatılır. Bu esnada çevrede en ufak bir kirlilik, dağınıklık olmaz. Trafik etkilenmez, insanların yaşam döngüsü bozulmaz.

Finlandiya’da yol çalışması

 

Gene bir karşılaştırma yapacağım. Bu sefer bir site inşaatını anlatacağım. Bakalım Türkiye’de bir site inşaatı nasıl yapılıyor:

Türkiye’de site yapılacak arazi düzlenir (Ormanlık arazi olup olmaması hiç farketmez), bütün binaların inşaatı aynı anda başlanır ve aynı anda bitirilir. Bu esnada inşaat alanı düzgün bir şekilde kapatılmaz ve içeri girip çıkan inşaat makinaları ve kamyonlar yüzünden çevredeki yollar ve kaldırımlar bozulur. Her taraf toz toprak olur. Yollarda oluşan çukurlar yağmur suyuyla dolduğundan, her araç geçtiğinde, kaldırımı ortadan kalkmış ve yolda yürümek zorunda kalan yayanın üstü batar. Yağmur yağmasa bile arabalar inşaatın çevresindeki yollarda hoplaya zıplaya ilerler. İnşaat bittiğinde şirket sitedeki sadece betonarme işlerini bitirmiştir. Site sakinleri isterse bu alanı yeşillendirir, “Ağaçlar manzaramızı engelliyor” diye düşünülürse yeşillendirilmez bile! İnşaat bittiğinde belediyenin aylarca kaldırımları ve yolları tamir etmesi beklenir ve en komiği belediyenin sorumlu olduğu yol ile sitenin arazisi arasında kalan bölgeye kimse dokunmaz. Orası hep çöp dolu olur, çöp olarak da kalacaktır.

 

Şimdi de Finlandiya’da bir site inşaatı anlatalım:

Site yapılacak arazi gerektiği kadar düzlenir (Binanın yapılmayacağı yerdeki ağaçlar kesilmez). Bina inşaatı topyekün değil, tek tek yapılır. Bir bina biter, insanlar o binaya yerleşmeye başlayınca ikinci binanın inşaatı başlar. İnşaat alanı levhalarla koruma altına alınır ve kirlenecek ya da bozulacak kaldırımlar/yollar da bu koruma altındaki alan içerisine dahil edilir. Çevrede hiç inşaat artığı bulunmaz ve bütün kirlilik koruma altına alınmış inşaat arazisinde bulunur. Eğer inşaat alanı, yanından geçecek olan yayalara zarar verebilecek durumdaysa ya da kaldırım, inşaat nedeniyle iptal edildiyse, ahşaptan bir tünel oluşturulur ve yayaların bu tünelden güvenle geçmesi sağlanır. Bu tünel genelde derme çatma bir yapıdır ama yayaların can güvenliğini korumak için yeterlidir. Ayrıca bu tünele ışıklar da yerleştirilir. İnşaat bittiği an hem inşaatı yapan firma hem de site sakinleri derhal site arazisini güzelleştirmeye konsantre olur ve her yer yeşillendirilir. İnşaat arazisi çevreyi kirletmediği için yol-inşaat arazisi arasında çöplük de oluşmaz.

Finlandiya’da inşaat çalışması ve yayalar-bisikletliler için ahşaptan koruma tünelleri.

 

İnşaat konusunda Finlilerin başka bir inceliği daha vardır. Özellikle şehir merkezlerinde tadilat/restorasyon/inşaat çalışması varsa ve o bina özellikle kamu binasıysa, binanın üstüne son halini 1:1 oranında gösteren örtüler gererler. Böylece hem görsel çirkinliğe neden olmazlar, hem de insanları bitmiş hâli konusunda bilgilendirirler. Binanın üzerindeki resimli örtüyü çıkardıklarında altından aynı görüntü çıkar.

Binalarda çalışma varsa, üzerine bitmiş halini gösteren örtüler gerilir.

 

Aslında Finlilerin aldığı önlemler çok basittir ve fazladan maliyet oluşturmayacak kadar sadedir. Herkes sorumluluğunu bilir ve ona göre hareket eder. Ne belediye ne de çalışan işçiler çevreyi bozmaz, bozamaz da. Toplumsal bilincin tek vücut bulmuş hali, beraberinde güzel şeyleri kendiliğinden getirmektedir.

 

Devlet, bütün mahallelere hizmeti mümkün olduğunca eşit şekilde paylaştırmıştır. Her mahallede okul, hastane, park, tiyatro binası, alışveriş imkanı bulunur. Mahallelerde sadece küçük ve orta büyüklükteki marketler bulunur. Büyük AVM’lerin küçük bir kısmı şehrin en merkezi kısmında, geri kalanların tamamı şehrin en dışına yerleştirilir.

İşin ilginç yanı, Finlandiya’nın marketlerindeki ürünler, ülkenin her yerinde aynıdır. Bu nedenle daha ufak yerlerde yaşayanlar, temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamak için  büyük şehirlere gitmezler. Aradaki tek fark marketlerin hacimsel büyüklüğü ve içindeki ürün sayısıdır. Yani, küçük bir kasabada bir üründen iki tane getiriliyorsa, büyük şehirlerde o üründen yirmi tane getirtilir.

Yazının devamı için buraya tıklayınız.

5144total visits,4visits today

Bir Cevap Yazın