Finlandiya Blog 16/33: Finli – Alkol İkilisi

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

Önceki yazımız için buraya tıklayınız.

Blog 16: Finli – Alkol İkilisi

 Finli-Alkol ikilisinden bahsetmekte fayda var çünkü alkol, Finlilerin genlerine işlemiş bir sıvıdır.

 Bütün Finliler sağlam içicidir. Ama bu içme şeklini anlayabilmeniz için görmeniz gerekir. Yine de biraz anlatmaya çalışacağım:

 

Bütün Finlandiya’da gece mekânları saat 04:00’da kapanır. Bir Türk arkadaşımla bu kapanış saatine kadar eğlendik ve içki içmemiştik ama az sonra gördüklerimizi de ancak ayıkken farkedebilirdik. Onlarca, yüzlerce mekândan çıkan binlerce, onbinlerce Finli bir güruh, merkez tren ve otobüs istasyonlarına doğru akmaya başladı. İlk tren/otobüs seferlerini bekleyen bu binlerce kişilik güruh, şehir meydanında toplanmıştı ve içlerinde tek ayık olan bizdik! Tamamı zil zurna sarhoş olan Finliler içmeye devam ediyorlardı. Bir kısmı ayakta durmuş düşmeden yaprak gibi sallanıyordu, bir kısmı yere düşüp sızmıştı, bir kısmı kusuyordu, bir kısmı anlamsızca bağırıyordu ama hepsinin elinde içki durmaya devam ediyordu! Kusan kişiler fazlalığını çıkardıktan sonra içmeye devam ediyorlardı! Her yer cam kırığı ve kusmuk doluydu. Bu manzara karşısında dehşete düştük ve film izler gibi izlemeye başladık. İşin daha ilginci, bu esnada hiçbir asayiş sorununun olmamasıydı! Başka bir gün eşim benzer bir manzarayla karşılaştı ve topuklu giymiş genç kızların o kadar sallandığı halde neden düşmediğine hayret etti.

Bir akşam Finli bir arkadaşımın gece boyunca yirmi iki tane bira içtiğini (Evet, bütün gece içtiklerini saydım) ve hiç tuvalete gitmediğini gördüm. Gözleri hafif kaymıştı ama yeterince sarhoş değildi! Ben olsam o kadar biradan sonra zaten tuvaletten çıkamazdım ama tuvaletten önce hastaneye yetiştirilmem gerekirdi 😊

Aynı şekilde eşimle 3,5 saatlik TallinnHelsinki yolculuğu esnasında sohbet eden iki Finli arkadaşın on yedi tane bira içtiğine şahit olduk, hem de sarhoş olmadan!

 

Buna benzer manzaraları her haftasonu onlarca, yüzlerce kez görürsünüz. Finliler özellikle Cuma ve Cumartesi geceleri kudururlar. Hafta içi sakin sessiz duran bu halk, bu iki günde tanınmaz hale gelir. Belediye hizmetleri Cumartesi günü devam eder ama Pazar günü belediye de çalışmaz. Bu nedenle Cuma günü oluşan dağınıklık, bir sonraki sabah toparlanır ve hatta sokaklar yıkanır. Ancak Cumartesi günü oluşan dağınıklığın toplanması için Pazartesi’yi beklemeniz gerekir. Bu nedenle Pazar günü bisiklet turu yapıyorsanız ya da parkta dolaşayım diyorsanız cam kırıklarına dikkat etmenizi öneririm.

 

Finlilerin alkole olan bağı yüzyıllardır devam ediyormuş. Finlandiya’daki su kaynakları alüvyonlar nedeniyle hep bulanık olduğundan, eski yüzyıllarda suyu dezenfekte edebilmek için içine alkol karıştırırlarmış. Bu nedenle çoluk çocuk, kadın erkek demeden herkes sarhoşmuş 😊 Halk içme işini abartınca, ülkede alkol yasaklanmış ve Finliler kahveyle tanıştırılmış. Finliler kahveyi çok sevmişler ama alkolü yine bırakmamışlar ve yasağa rağmen kaçak olarak alkol tüketmeye devam etmişler. Bu nedenle denizi/nehri bulunan Finli yerleşimlerin hiçbirinin merkezi direkt deniz/nehir kenarında değildir. Eski yüzyıllarda sarhoş olup suya düşüp boğulan çokmuş ve Finliler bu nedenle şehir merkezlerini sudan birkaç sokak geriye çekme kararı almışlar.

Günümüzde Finlilerin kahveyle bağı da hâlâ çok güçlüdür. Nasıl Türkler kişi başı çay tüketiminde dünya birincisiyse, Finliler de kişi başı kahve tüketiminde dünya birincisidir. Kişi başı ortalama kahve tüketimi beş fincandır. Finliler hazır kahvelerden nefret ederler ve sadece filtre kahve tüketirler. Her Finlinin evinde ve iş yerinde mutlaka kahve makinası bulunur. İşe ilk gelen kahve makinasını doldurur ve demler, bittikçe de bitiren kişi kahveyi yeniler (Bizde de bütün evlerde ve iş yerlerinde çaydanlık hep faaldir).

Finliler, kişi başı kahve tüketiminde dünya birincisidirler.

 

Kahve genelde gündüz ve öğlenlerin “su”yu iken, akşamların da “su”yu alkoldür. Finlilerin alkol bağımlılığı o kadar yüksek boyutlara ulaşmış ki ülkenin en büyük sorunlarından biri haline gelmiş. Çünkü alkolizm nedeniyle hayatını kaybeden, ailesi dağılan birçok örnek ortaya çıkmaya başlamış.

 

Finlandiya devleti de alkolle ilgili bazı tedbirler almaya başlamış ve bu tedbirler şu şekildedir:

  • Alkollü içeceklerin tamamında vergi oranı çok yüksektir. Amaç, insanların tüketimini azaltmaktır.
  • Ülkedeki marketlerde %5’i geçmeyen alkollü içeceklerin satışı izne tabi değildir ve serbesttir (Önceden her türlü içki marketlerde serbestmiş).
  • 21:00’dan sonra marketler açık olsa bile alkol satışı yasaktır.
  • %5’i geçen alkollü içecekler sadece ALKO dükkanlarında satılabilirler (Bu dükkanlar çeşit olarak çok zengindirler).
  • ALKO dükkanları sadece belli bölgelerde bulunabilir. Örneğin, Turku şehri ve çevresinde sadece on civarında ALKO dükkanı vardı.
  • ALKO’lar 20:00’da kapanırlar.
  • Bu nedenle 20:00-21:00 arasında en fazla %5 alkol içeren içecekler bulabilirsiniz.
  • 21:00’dan sonra alkol bulabileceğiniz tek yer gece mekânlarıdır.
  • Gece mekânlarında içeride sigara içmek yasaktır. Gece mekânlarının hemen dışında ise alkol tüketmek yasaktır.

%5’ten yüksek alkollü içecekler ALKO’larda satılır.

 

Siz kuralları sıktığınızda insanlar elbette bunu delecek bazı yöntemler geliştirecektir 😊 Çünkü hangi konuda olursa olsun katı kurallar insan doğasına çok uygun değildir…

 

Öncelikle, vergi oranını çok yükseltmek hiçbir Finliyi daha az alkol almaya itmemiş, aksine ailelerin ekonomisini mahvetmek yönünde bir etkide bulunmuş. %5 alkollü içecek satışından herkes memnun çünkü Finliler daha çok bira seven bir toplum. Belki de bu uygulama halkı bira sevmeye itmiştir.

Markette 2,5-3 Euro olan bira, gece mekânlarında iki katı fiyatına satılır. Bu nedenle insanlar gündüz on ikilik ya da yirmi dörtlük paketler halinde biralarını alırlar ve gündüzden parklarda içmeye başlarlar. İyice sarhoş olduklarında ise gece mekânlarında cilasını çekerler.

Gece mekânlarının içinde sigara içmek yasaktır. Bu uygulamaya sözüm yok ama kışın hava -30 derecelere inse bile bu uygulama acımasızca devam eder 😊 Mekân dışına içki çıkarma yasağını ise hâlâ anlayabilmiş değilim. Sanırım yerlere dökülüp etraf cam kırığı olmasın diye getirilmiş bir uygulama. Ancak bu uygulama nedeniyle insanlar fondip yapıp dışarı çıkıyorlar ve kendilerini daha hızlı kaybediyorlar.

Finlandiya hükümetinin koyduğu bu tedbirler ülkedeki alkol sorununu azaltmamış, hatta sorun artmaya devam etmiş. Günümüzde de alkolizm, Finlandiya’da devam eden en önemli sosyal sorundur.

Yazının devamı için buraya tıklayınız.

427total visits,2visits today

Bir Cevap Yazın