Finlandiya Blog 18/33: Finli Kadınlar

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

Önceki yazımız için buraya tıklayınız.

Blog 18: Finli Kadınlar

Bir ülkenin gelişmişliğini kadınlarından da anlarsınız. Kadınlar ne kadar özgürse, ne kadar özgüvenliyse ülkenin gelişmişliği de o oranda fazladır. Finli kadınlar çok güçlüdür ve hâklarını kendileri kazanmıştır. Hatta o kadar güçlüdürler ki dünyada pozitif ayrımcılığın en iyi uygulandığı ülkelerden birini yaratmışlardır. Pozitif ayrımcılık uygulamalarının bir kısmı şunlardır:

  • Bir Finli kadın, bir erkeği kendisine sarkıyor diye tekme tokat dövebilir ama başına birşey gelmez. Ama bir erkek, Finli bir kadına tokat bile atsa kendini hapiste bulur.
  • Mahkemeler ayrılan anne-babaların çocuklarına ne olacağını annelerine sorar. Anne ne derse o olur ve babanın bu konuda söz hakkı yoktur. Baba ancak annenin psikolojik olarak iyi durumda olmadığını kanıtlarsa mahkeme çocukla ilgili babayı dinlemeye başlar.
  • Finlandiya’da çocuklu ailelerde çoğu anne-baba evli değildir. Çünkü gerek yoktur! Anne-baba evli olmasa bile yasalar karşısında çocuktan sorumludurlar. Kadın da çalıştığı ve eğitimli olduğu için, ekonomik ve sosyal olarak eşine bağlı değildir. Bu nedenle anne-baba anlaşmazlığında anne, ortada çocuk olduğu için ve ilişkisini sürdürebilmek için babanın yaptıklarına göz yummaz. Yasalar karşısında kadınlar biraz daha imtiyazlıdır. Bu nedenle erkekler kadınları istismar edemez.

 

Yasalar kadınları güçlendirmemektedir. Kadınlar güçlü olduğu için bu yasalar oluşmuştur… Lütfen bu cümledeki detaya dikkat edin!

 

Her Finli gibi Finli kadınlar da geceleri sokaklarda güvenle gezebilir ve hiç korkmazlar. Her koşulda erkeklerle eşit imkânlara sahiptirler. Bunu biraz açıklamak gerekir çünkü beynimize farkında olmadan işlemiş erkek meslekleri vardır. Örneğin, kadınlar belediye otobüsü şoförü olur, taksicilik yapar, inşaatlarda çalışır, iş makinası kullanırlar, berberlik de yaparlar! Çünkü insanlar fiziksel özelliklerine göre mesleklerine ayrılmazlar, gelişen teknolojik şartlar da bu durumu pekiştirir. Kadın, sosyal yaşamın her yerindedir.

 

Finli kadınlar sosyal yaşamın her yerindedir. (Kaynak: www.kansanuutiset.fi/artikkeli/1912136-puusepan-kadenjalki-kelpaa-perinnoksi)

 

Kadınların eğitim seviyesi erkeklerle aynıdır. Eğitimli ve para kazanan bu kadınların özgüveni de gelişmiştir. Bizde sadece erkeklerin cesaret edebildiği şeylere Finlandiya’da kadınlar da cesaret edebilir:

Bir gün sabaha karşı evime yürüyerek dönüyordum ve hava zifiri karanlıktı. Yürüdüğüm yol da aşırı derecede ıssızdı. İleride Finli bir kadının tek başına yürüdüğünü gördüm. Kendisini tedirgin etmemek için adımlarımı yavaşlattım ve bir sigara yaktım. Amacım aradaki mesafeyi açarak kendisini daha güvenli hissettirmekti. O anda olan şey beni şok etti: Kadın arkasını döndü ve bana doğru yürümeye başladı, “Çakmağın var mı” dedi! Çakmağı verdim, teşekkür etti ve bu sefer benle sohbet etmeye başladı! Şoka girmiştim. Hiç tanımadığı bir adamla ıssız bir sokağın ortasında hiç korkmadan muhabbet edebiliyordu! Birlikte yürüdük ve evinin önüne geldiğimizde tanıştığına memnun olduğunu söyledi ve kaldığı daireyi göstererek bana iyi geceler diledi! Şimdi şu şekilde düşüneceksiniz: Sana yavşamış. Hayır yavşamadı, birbirimize iyi geceler dedik ve bir daha da karşılaşmadık. Yavşamış olsaydı zaten niyetini o an belli ederdi. Çünkü Finli kadınlar cinsellik konusunda da erkeklerle eşit şartlarda yaşarlar. Hatta kadınlar cinsel konularda erkeklerden daha bile özgürdür denilebilir. Bu konuyu biraz açmakta fayda var:

 

Helsinki’de bulunduğumuz bir gece orada yaşayan Türk bir adamla karşılaştık. “Nerelisiniz” dedi, “İzmirliyiz” deyince “Siz İzmirlisiniz ve kadın-erkek eşitliğini bildiğinizi zannediyorsunuz değil mi” dedi, “Evet” deyince “Siz kadın-erkek eşitliği hakkında hiçbir şey bilmiyorsunuz” diye cevap verdi. Şaşırarak “Nasıl olabilir böyle birşey” diye itiraz ettik ve adam anlatmaya başladı:

“Ben evliyim ama zamparalık yapmayı da severim. Bir gün hanımı evde bıraktım, gece dışarı çıktım. Mekânda bir kadınla tanıştım ve gecenin sonunda birbirimize nereye gideceğimizi sorduk. Ben karımın evde olduğunu, bu nedenle onun evine gitmemiz gerektiğini söyledim. Kadın bana demesin mi “Ama benim de kocam evde, ee ne yapacağız şimdi”! İşte kadın-erkek eşitliğinde kastettiğim budur. İzmir’de var mı böyle eşitlik söyleyin bakalım!”

Eşini aldatmak elbette güzel bir örnek olamaz ama size en uç örneği vermek istedim. Finlandiya’da kadınlar bu kadar eşittir. Erkek yapınca elinin kiri, kadın yapınca “basit kadın” düşüncesi Finlandiya’da yoktur. Finli bir kadın sizden hoşlandıysa zaten size yaklaşır ve bunu da belli eder. Hatta elleriyle sizi taciz bile edebilirler! Ama siz gidip elinizle Finli bir kadını taciz ederseniz yüzünüze yumruğu yiyebilirsiniz 😊

 

Finliler için sarhoşken yapılan şeyler ciddiye alınmaz. Bu durum hem kadın hem de erkek için geçerlidir. Bir önceki gece Finli bir kadın çok içse, sokakta bira şişesi düşürüp kırsa, sokakta bir adamla tanışıp öpüşse, bir sonraki gün arkadaşları onun için gülüp “Ama sarhoştu” deyip geçeceklerdir. Çünkü Finliler için sarhoşken yapılan şeyler ciddiye alınmamalıdır.

 

Turku’da bir gece şehir meydanında arkadaşımla otururken yanımıza sarhoş bir Finli kız oturdu ve meydanın ortasında yavaş yavaş üstünü değiştirmeye başladı! İç çamaşırlarına kadar soyunan bu kızı gören Finli erkekler, gülümseyerek başlarını çevirdiler ve yollarına devam ettiler! Kimse kıza müdahalede bulunmadı ve kimse kızı umursamadı. Ta ki Orta Doğulu iki tane genç gelene kadar. Bu iki genç, kızın karşısında durup kıza laf atmaya başladılar. Kız ise başta umursamadı, sonra baktı olmayacak, gençlerin yanına koşup onlarla birkaç saniye dans etti, sonra geri dönüp giyinmeye devam etti.

 

Bu arada Finliler hayatımda gördüğüm en dedikoducu halktı. Herkesle ilgili herşeyi yine herkes bir şekilde öğreniyordu. Ama Türk dedikodusu ile Finli dedikodusu arasında çok ciddi bir fark vardır: Türkler yargılamak ve kötülemek için, Finliler ise eğlenmek için dedikodu yaparlar. Diyelim iki iş arkadaşı sarhoşken yakınlaştılar. İş yerindeki herkes anında bu yakınlaşan iki kişi arasında neler geçtiğini öğrenir ve herkese güzel bir eğlence konusu çıkar. Ama Finliler asla “Ne biçim kadın bu. Bu kadına siper almalıyız.” demezler. Eğlenirler ve konuyu geçerler. Asla dedikodu malzemesi olan kişilere karşı cephe alınmaz çünkü Finliler için bu onların özel yaşamıdır ve özel yaşamları nedeniyle kimseyi yargılayamazsınız ya da kimseye tavırlarınızı değiştiremezsiniz.

 

Birçok Finli kadının erken yaşta çocuk yaptığına şahit oldum. Çok erken hayat kuran bu çiftler genelde bir süre sonra ayrılırlar. Anne baba ayrıldıktan sonra çocuğun velâyeti genelde annede kalır (Çünkü anne öyle ister). Mahkemede erkeğin bu konuda pek söz hakkı yoktur. Ama çocuğuna bakan anne sosyal yaşamdan kendini soyutlamaz. Gece dışarı çıkacaksa çocuğuna bir bakıcı bulur ve herkes gibi eğlenir.

 

Bu arada Finlandiya’da parayla seks yapmak yasaktır ve cezası hapistir. Bu nedenle ülkede genelevler bulunmaz. Genelevlerin kadınları küçük düşüren kurumlar olduğu düşünülür. Finliler bu uygulamayla eğlenirler, “Kadınlarımız beleşe gidiyor.” deyip gülerler 😊

 

Amacım size uç örnekleri anlatarak tabulaşmış kadın profilini sarsmaktı. Kadın, akşam eve gelip koltuğa uzandığınızda size hizmet eden bir varlık değildir. Kadın eğitimli olmalıdır, çalışmalıdır ve ev ortamında erkeklerle eşit konumda olmalıdır. Erkek ve kadın birlikte evi temizlemeli, bulaşıkları yıkamalı, çamaşırları asmalı ve bahçeyi budamalıdır. Fizyolojik farklılıklarımız Finlandiya’da kadın ve erkeğe farklı sosyal görevler vermemiş. Devlet, erkeğin fiziksel ve cinsel saldırısına karşı kadını korur, kollar. Aksi şekilde davranan erkek ise çok ağır bir şekilde cezalandırılır.

Yazının devamı için buraya tıklayınız.

 

3191total visits,11visits today

Finlandiya Blog 18/33: Finli Kadınlar” için bir yorum

  1. Kadın olmak çok zor.Kadın olmak demek aile içinde şiddet ve kabadayılığa maruz kalmak demektir. Herkesin gücü evdeki kadına yeter. Damla kadar çocuk bile erkekse yerinden kalkmaz ve ablasından su ister.Ev halkı da bunu pek beğenir. Çocuğun arslan olacağına orada karar verirler zaten.Abla da neresinden baksan eksik etektir, ne demekse.

Bir Cevap Yazın