Finlandiya Blog 2/33: Başlamadan Önce: Beyaz Zambaklar Ülkesi Hakkında Genel Bilgiler (Devamı)

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

Önceki yazımız için buraya tıklayınız.

Blog 2: Başlamadan Önce: Beyaz Zambaklar Ülkesi Hakkında Genel Bilgiler (Devamı)

Norveç, İsveç, Finlandiya, Danimarka ve İzlanda’dan oluşan İskandinavya, sadece coğrafi birlikteliği değil; kültürel, ekonomik ve ticari birlikteliği de içerir. Bu ülkelerin birbirleriyle ilişkisi çok iyidir ve birbirlerini geliştirmek konusunda yardımcı olurlar. İsveç ve Finlandiya arasında anlaşmazlığa neden olan Åland Adaları bile bu birlikteliği bozmamıştır.

Åland (Fincesi Ahvenanmaa), kağıt üzerinde Finlandiya’ya bağlı olsa da, pratikte İsveç’e bağlıdır ve özerk bir yönetimi bulunur. 28 bin nüfuslu bu minik ülkede 6700 tane ada vardır. Yani dört kişiye bir tane ada düşer 😊 Åland’ın başkenti Mariehamn (Fincesi Maarianhamina)’dır. Halkın büyük çoğunluğu İsveçlidir, İsveççe konuşulur, okullarda İsveççe öğretilir, para birimi olarak İsveç Kronu ve İsveç saat dilimi kullanılır ama ülke Finlandiya’ya aittir! Åland aynı zamanda Finlandiya’nın en zengin bölgesidir.

Åland (Ahvenanmaa)’ın bayrağı ve haritadaki konumu

Åland’ın başkenti Mariehamn (Maarianhamina)’dan görüntüler

Åland’da 6700 tane adet vardır ve ülkenin elektriği rüzgar enerjisinden sağlanır.

Günümüzde Åland’a sağlanan özerklik ve özgürlük nedeniyle adalar, artık İsveç’le Finlandiya arasında anlaşmazlık konusu olmaktan çıkmıştır.

Estonya: Nasıl Türkiye-Azerbaycan kardeş devletlerse, Finlandiya-Estonya da kardeş devletlerdir. Estonlar Estonca konuşurlar ve Estonca, Finceye benzeyen bir dildir. Biz nasıl Azericeyi biraz anlayabiliyorsak Finliler de Estoncayı biraz anlayabilirler. Estonların uzun yıllar Rus-Sovyet etkisinde kalmalarından dolayı tarihleri, Finlilerden biraz daha farklı olmuştur ama bu durum kardeşliğin sona ermesine neden olmamıştır. Estonlar aynı zamanda Sovyetlerin en çalışkan halkı olmuşlardır ve popülasyonlarına oranla sanayileşmeleri çok ilerlemiştir.

Finliler için Estonlar aynı zamanda ucuz iş gücü anlamına gelir. Birçok Fin firmasının fabrika çalışanları Estondur. Estonya’nın Sovyetler’den ayrılıp Avrupa Birliği’ne girmesiyle Finlandiya-Estonya ilişkileri daha da kolaylaşmıştır ve hem Avrupa Birliği’nin etkisiyle hem de Finlilerin desteğiyle ekonomileri büyük oranda toparlanmıştır.

Fin şehirleri: Finlandiya’da çok büyük şehirler bulunmaz. Nüfusu 100 bini aşkın sadece dokuz tane şehir bulunur (Parantez içinde şehirlerin İsveççe ismi yazmaktadır):

  • Helsinki (Helsingfors) 630 bin
  • Espoo (Esbo) 270 bin
  • Tampere (Tammerfors) 226 bin
  • Vantaa (Vanda) 216 bin
  • Oulu (Uleåborg) 199 bin
  • Turku (Åbo) 186 bin
  • Jyväskylä 137 bin
  • Lahti (Lahtis) 119 bin
  • Kuopio 112 bin

Helsinki-Vantaa-Espoo metropolitan alanındaki şehirlerin birbirine birleşik olması nedeniyle pratikte tek şehir kabul edilir ve  bu bölgede 1,1 milyon insan yaşar.

 

Fin coğrafyası: Finlandiya’da 180 bin ada, 188 bin göl bulunur. Adaların önemli bir kısmı ülkenin güneybatısındaki Turku-Åland bölgesinde, göllerin büyük kısmı ise ülkenin doğusundaki “Göller Bölgesi”nde bulunur.

Aşağıdaki haritada turuncu renkli kesikli çizgi, Kutup Çizgisi’ni ifade eder. Kutup Çizgisi’nin kuzeyinde kalan bölge Laponya (Lappi) olarak isimlendirilir ve bu bölgede Sami halkı yaşar. Kutup çizgisinden geçen Rovaniemi şehri, aynı zamanda Laponya’nın en büyük kentidir ve bu kentte 62 bin kişi yaşar.

Kutup Çizgisi’nin kuzeyinde kalan topraklarda kutupların soğutucu etkisinden dolayı bitki örtüsü çok yoğun değildir ama çizginin güneyindeki topraklarda yoğun miktarda orman bulunur (Ama ülkenin orijinal adı hâlâ “Bataklıklar Diyarı” Suomi’dir). Ülkenin en sıcak yeri Turku-Åland bölgesidir ama burasının sıcaklıkları bile bizim Erzurum-Kars’la yarışır.

Kırmızı kutu – Helsinki-Vantaa-Espoo metropolitan alanı. Sol alttaki yeşil kutu – Åland. Mor kutular – Metropolitan alan haricinde nüfusu yüz bini aşan kentler. Turuncu kesikli çizgi ve turuncu kutu – Kutup Çizgisi ve Rovaniemi kenti.

 

Finlilerin öz eleştirisi: Finlandiya’da yaşadığım süre boyunca Finlilerin kendilerini ve ülkelerini sürekli eleştirdiklerine şahit oldum. Dünyadaki eğitim seviyesini ölçen PISA testlerinden önce Finliler, ülkelerindeki eğitim sisteminin yeterince iyi olmadığını düşünüyorlarmış ancak test sonuçlarında Finli öğrencilerin dünyanın ilk sıralarına yerleştiklerini görünce çok şaşırmışlar. Bu durum onları eleştirmekten alıkoymamış. Günün şartlarına ve teknolojisine göre eğitim sistemlerini hep daha iyiye taşımaya çalışmışlar ama bunu yaparken amaçları dünyadaki sıralamalarını korumak değil, kendilerini daha iyi hale getirmek olmuş.

Finliler bazı konularda ise kendilerini çok iyi tanımışlardır. Orada yaşarken ülkeleri hakkındaki tespitleri şunlardı:

  1. Herkes İngilizce konuşur (Ancak kimse konuşkan değildir),
  2. Sağlık bedavadır (Uzun kuyrukları önemsemiyorsan),
  3. Eğitim bedavadır (Uçuk yaşam masraflarını karşılayabileceksen),
  4. Çoğu ulaşım aracı bedavadır (Yakalanmadığın sürece),
  5. Finliler cana yakın insanlardır (Sadece zil zurna sarhoş olduklarında),
  6. Cinsiyet eşitliği vardır (Kadınlara kapı falan açmak gibi kibarlıklar yapılmaz, hiç beklemeyin)
  7. Çoğu ülkenin aksine kışın da denize/göle girilir (Tabii önce buzu kırmalısın, sonrasını da yerse yapabilirsin).

 

Finliler ne derlerse desin Finlandiya, hakkında konuşulması ve örnek alınması gereken bir ülke. Ülkeyi çeşitli başlıklar altında incelemeye çalıştım, böylece anlaşılırlığı arttırmaya çalıştım. Yazımın bu bölmünde dış kaynaklardan destek aldım. Ama yazının geri kalan kısmı kişisel deneyimlerimi ve çoğunlukla kendi fotoğraflarımı içermektedir. Başta Ikuinen Taistelu başlığı olmak üzere bazı bölümlerde Grigory Petrov’un “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabından alıntılar ve derlemeler yaptım.

 

Bu bölümde destek aldığım kaynaklar:

www.ezilon.com/maps/europe/finland-physical-maps.html

www.visitaland.com/en/travel/kartor-aland/

www.worldatlas.com/webimage/countrys/europe/euscan.htm

en.wikipedia.org/wiki/%C3%85land_Islands

en.wikipedia.org/wiki/Continuation_War

en.wikipedia.org/wiki/Finland

en.wikipedia.org/wiki/Finnish_Civil_War

en.wikipedia.org/wiki/Karelia

en.wikipedia.org/wiki/List_of_cities_and_towns_in_Finland

en.wikipedia.org/wiki/Regions_of_Finland

en.wikipedia.org/wiki/Winter_War

 

Beyaz Zambaklar Ülkesinde Yaşamak… Finlandiya…

Giriş

Öncelikle paylaştığım fotoğrafların kalitesi için özür dilerim. Finlandiya’da 2009 ve 2012-2013 yılları arasında yaşadım. Fotoğrafların çoğu 2009 yılından kalma ve o dönem elimde bulunan telefonun fotoğraf kalitesi çok iyi değildi. Amacım Finlandiya’yı anlatmak olduğu için, fotoğrafın kalitesi düşük de olsa gerekli mesajı vereceğini düşünüyorum ve bu konuda anlayış göstereceğinizi umuyorum. Şimdiden teşekkür ederim…

Finlandiya bir ütopya ülkesi… Birçok yazar, şair, sanatçı ütopyalardan bahseder ve bunların çoğu gerçeklerden uzaktır veya ulaşılması çok güçtür. Ama Finlandiya, dünyanın bu bozuk düzenine direnmiş nadir ülkelerden birisidir. Amacım, bu ütopyayı anlatırken bize ve dünyaya nasıl katkısı olur bunu sorgulatmak. Finliler Yüzüklerin Efendisi’ndeki elf’ler gibi üstün varlıklar değiller, bizim gibi etten kemikten insanlar ama onları dünyadan ayıran çok ciddi özellikler var ve bu şekilde ütopyayı gerçek kılmışlar. Finliler’den dünya olarak alacağımız çok ama çok ders var, onları ve ülkelerini ciddiye almalıyız ve böylece dünyamızı daha yaşanılır bir yer haline getirmeliyiz.

Finliler bana da farkında olmadan birçok şey öğrettiler. Hayatıma uyarlamaya çalışsam da bazı noktalarda sıkıntı yaşıyorum çünkü öğrendiklerimin bazılarını harekete geçirebilmem için toplumsal bir hareket gerekli. Belki de bu yazıyı oluşturmamdaki amaç da budur…

Bize hep şu öğretilmiştir: Bir memleketi oluşturan temel yapıtaşları eğitim ve sağlıktır. İskandinavlar ise daha farklı düşünmüşler: Bir memleketi oluşturan temel yapıtaşları ulaşım ve ormancılıktır. Bizim için kültleşmiş eğitim-sağlık ikilisi teorisinin karşısında ulaşım-ormancılık ikilisini duymak başta çok garip gelse de üzerinde biraz düşününce kafanıza yatmaya başlıyor. Ulaşımın olmadığı bir yere ne eğitim ne de sağlık götürebilirsiniz, götürseniz de doğru düzgün hizmet veremezsiniz (Ulaşım, telekomünikasyonu da içeriyor). Ormancılıkla da toplumsal bir bilinç yerleştirirsiniz ve hem bedenen hem de ruhen daha sağlıklı bir halk elde edersiniz. Doğayı koruyup, onun nimetlerini sömürmeden kullanan halklar ise ülkelerine zarar veremezler ve ülkelerinin sürekli gelişmesine katkıda bulunurlar.

İskandinavlar, ulaşım ve ormancılıktan sonra diğer meselelere el atmışlar ve dünyaya örnek olmuşlar. Şimdi sırasıyla bu konulara ele alacağım ve bu bölmü şu cümlelerle bitireceğim:

Bir gün tüm dünyanın İskandinavya gibi olması dileğiyle…

Yazının devamı için buraya tıklayınız.

1813total visits,1visits today

Bir Cevap Yazın