Finlandiya Blog 20/33: Finlilerin Gelenekleri ve Diğer Özellikleri (Devamı)

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

Önceki yazımız için buraya tıklayınız.

Blog 20: Finlilerin Gelenekleri ve Diğer Özellikleri (Devamı)

Finliler birbirlerine hep isimleriyle hitap ederler. Karşı taraftaki kişinin yaşı, statüsü bu durumu değiştirmez. Profesörünüzle ya da belediye başkanınızla konuşurken bile ona ismiyle hitap edersiniz. Ünvan eklediğinizde ise rahatsız olurlar ve sizi düzeltirler. Bize laubali gelen bu uygulama aslında yerinde bir uygulamadır. Çünkü statüsü farklı olan insanları birbirine yaklaştırır ve iletişimlerini arttırır. Böylece statüsü daha yüksek olan kişinin egosuna yenilme olasılığını da düşürür. Zaten jenerasyonlar arasında da pek fark yoktur. Eski jenerasyonlar da yeni jenerasyonlar kadar bilinçli ve eğitimlidir. Herkes yeni fikirlere açıktır ve yeni şeylere (Daha iyi bir yenilikse) çok hızlı uyum sağlar.

 

Finlilerin büyük bir kısmı resmiyette Hristiyan Protestan kiliselerine bağlıymış gibi görünür. Ama gerçekte Finlilerin kiliselerle pek de bir alakası yoktur. Hristiyanlık’ın en son yayıldığı Avrupa coğrafyalarından birinde olmaları nedeniyle katı Hristiyanlık kuralları Finlandiya’ya uğramamıştır. Zaten özgürlüğüne çok düşkün olan bu insanları dinsel kalıplara almanız mümkün değildir. Finlilerin çok büyük bir kısmı kiliseleri müze ya da şehrin anıtları olarak görür. Bir Finliyle din konusunu konuşamazsınız. Size gülerler ve “Bireysel inançların beni ilgilendirmez” diyerek konuyu kapatırlar. Ama Finliler kendisine “dindar” diyen birçok halktan daha erdemlidirler. Bu erdemleriyle de dünyanın en güvenli ve gelişmiş ülkelerinden birini oluşturmuşlardır. Dinle pek ilgisi olmayan Japonlar için de benzer şeyler söylenir. Finliler de Japonlar gibi toplumsal anlamda güçlü ahlaki ve etik değerlere sahiptirler.

 

Bir insan mezarlıkları sever mi? Ben Finlandiya’daki mezarlıkları çok seviyordum. Çoğu Hristiyan mezarlığında olduğu gibi Fin mezarlarında da mezar taşı sadece baş kısmında bulunur, başka bir deyişle mevtanın üzerinde yürürsünüz. Bize çok garip gelen bu düşünceden uzaklaşırsanız, mezar taşları çok estetiktir. Ayrıca mezar taşlarının içinde ziyaret edenlerin mum yakabileceği bir alan da bulunur.

Finlandiya’da mezarlıklar ve içinde mum yakılabilen mezar taşları.

 

Finliler spora düşkündürler ama kış sporlarına daha çok düşkündürler. Her İskandinavyalının kayak takımıyla doğduğu söylenir. İskandinavların dünyada kış sporlarında çok başarılı olması ise bu teoriyi destekler 😊 Çoğu kişinin belli bir spor dalında uğraşısı bulunur. Saat farkı gözetmeden sokaklarda koşanları görürsünüz. Ülkenin güvenli olmasından dolayı, Finli kadınlar (Bkz. Blog 18: Finli Kadınlar) karanlıkta bile orman içinde koşu yapabilirler.

İskandinavların kayak takımlarıyla doğduğu söylenir (Kaynak: kelkkateam.com/muut-talviurheilulajit/)

 

Finliler ülkelerini çok sevseler de bayraklarını sadece belirli günlerde kullandıklarından bahsetmiştim (Bkz. Blog 8: Finlandiya’da Politika). Bazı Finli ailelerin ise evlerinde flamalar dalgalanır ama bunlar ülke bayraklarından çok, ailelerin kendi oluşturduğu flamalardır (Bazen bulundukları bölgenin flamasını da asarlar. Her bölgenin/yerleşimin ayrıca bayrağı bulunur).  Flama asma alışkanlığı İsveç’te de görülür ama İsveçliler ülke bayraklarını flama olarak kullanırlar.

 

Finliler birçok konuda teknolojinin son halini kullanmayı sevseler de bazen nostalji yaparlar. Dünyaca meşhur asansör ve yürüyen merdiven markası Kone, Finlandiya malıdır. İnsanların daha kalabalık bulunduğu AVM’ler, iş yerleri gibi binalarda hep Kone marka kullanılır. Ama bazı apartmanlarda çok eski model asansörler kullanılır ve bu asansörler özellikle değiştirilmez. Çünkü gerçekten de estetiktirler.

Nostaljik asansör

 

Finliler bazen de nostaljiyi modernizmle birleştirirler. Bunun en güzel örneği ise Fin buluşu taharat musluklarıdır. Yanlış duymadınız, Finliler Avrupa’da Türkler gibi taharat musluğu kullanan tek halktır. Ama Finliler bu muslukları çok daha farklı şekilde dizayn etmişlerdir. Finliler lavaboya bir hortum ilave edip ona bir musluk yerleştirirler ve lavaboyla klozeti birbirine yakın tutarlar. Bu ilave musluk parmakla basıldığında su verir. Tuvaletiniz bittiğinde lavabodaki suyu açarsınız ve sıcaklığını ayarlarsınız, sonra ilave musluğu totonuza yaklaştırıp musluğun düğmesine bastığınızda sıcak sıcak totonuzu yıkarsınız 😊 Başlarda anlam veremediğim bu ilave muslukları bir Finliye sordum, bana nasıl kullanılacaklarını gösterdi ve “Popolarımız kıymetlidir, soğuk suyla yıkayamayız.”  deyince çok gülmüştüm 😊

Fin usulü taharat musluğu

 

Finlilerin Türklerle benzer başka bir özelliği ise eve girerken ayakkabı çıkarmalarıdır. Avrupa’nın çoğu yerinde eve girerken ayakkabılar çıkarılmaz ve bu da bize hijyenik gelmez. Avrupa sokakları bol yağmurla yıkanır ve çok daha temizdir ancak gene de sokaktaki mikroorganizmaları evin içine taşıma fikri bize çok hoş gelmez. Finliler de bu konuda aynen Türkler gibi düşünür. Bir Finlinin evine gittiğinizde evin girişinde ayakkabılarınızı çıkartıp aynen Türkiye’deki gibi verilen terlikleri giyersiniz 😊

 

Bazı Finli şehirler birbirini sevmez. Mesela Turku ve Tampere birbirini hiç sevmeyen iki şehirdir. Hatta bir Tampereli’ye Turku’da yaşadığınızı söylediğinizde burun kıvırır ve sizin Finlandiya’da yaşamadığınızı söyleyerek gülmeye başlar. Tampereliler’in Turku’yu sevmemekle ilgili çok eğlenceli ve şirin bir aktivitesi de vardır: Yılın belli bir gününde bir sürü Tampereli, Turku şehir merkezinde zıplayarak şehri toprağın altına gömmeye çalışırlar 😊 Turkulular da bu aktiviteye sadece gülüp geçerler. Böylece herkese bir eğlence konusu çıkmış olur.

 

Finlilerin başka bir yüzüne daha bakmak lazım. Ülkedeki birçok yabancı, Finlilerin “pasif ırkçı” olduğunu düşünür. Ben de benzer düşüncedeyim ama olaya daha farklı bir açıdan bakıyorum. Özellikle küçük yerlerde Finliler yabancılardan hoşlanmadıklarını daha çok belli ederler, büyük şehirlerde ise “umursamıyormuş” gibi görünseler de aslında Finlilerin önemli bir kısmı yabancılardan çok hoşlanmazlar. Yine de bana yabancı olduğum için sataşan biriyle hiç karşılaşmadım. Ne yaparsanız yapın orada yabancı olarak kalırsınız ve kalacaksınız da. Ben bu konuda hem haklı hem de haksız olduklarını düşünüyorum. Bence haklılar çünkü orada yaşayan yabancıların önemli bir kısmı Finlilerin kurduğu düzene çok uyum sağlayamamaktadır. Bir yandan da haksızlar çünkü Finlandiya hükümetinin yabancı kabulünde yeterince seçici davranmadığını düşünüyorum.

 

Türkiye’de çalışan yabancılar genelde meslektaşlarına göre daha çok para kazanırlar. Türkiye’de doktora yapmak istediğinizde yabancılar, Türkler’den daha ayrıcalıklıdır. Bir Türk liseden üniversiteye geçerken üniversite sınavı için canını dişine takarken, yabancılar ilkokul seviyesindeki sorularla doktor ya da mühendis olmaktadırlar. Hatta günümüzde yabancılara sorgusuz sualsiz diplomalar dağıtılmaktadır! İstisnalar elbette var ama istisnalar kaideyi bozmaz ve birçok alanda Türkiye’de Türkler ikinci sınıf vatandaş olarak muamele görmektedir.

 

Finlandiya’da ise durum tam tersidir. İş bulmak istediğinizde Finlilere öncelik verilir, üniversitelerde araştırma görevlisi olmak istediğinizde yine öncelik Finlinindir. Bu konuda yazılı bir kural yoktur ama pratikte uygulanır. Finlandiya’da bir yabancının barınabilmesi için, Finli’ye göre en az üç-dört kat daha fazla efor harcaması gerekir. Yabancılar için kötü olan bu durum, daha geniş bir perspektiften bakıldığında ülkenin idamesi için gerekli olan bir milliyetçiliktir. Dolayısıyla bireysel uygulamalar, devlet uygulamalarına zıt bir görüntü verir.

Yazının devamı için buraya tıklayınız.

3384total visits,1visits today

Bir Cevap Yazın