Finlandiya Blog 21/33: Fince

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

Önceki yazımız için buraya tıklayınız.

Blog 21: Fince

Beş İskandinav ülkesinde konuşulan diller şunlardır: İsveççe, Norveççe, Danca, İzlandaca ve Fince. İsveççe-Norveççe-Danca birbirine çok yakın dillerdir. Bazı yazım ve konuşma farklılıkları dışında birbirleriyle büyük oranda kendi dillerinde iletişim kurabilirler. Bu nedenle İskandinavya’da satılan ürünlerin etiketlerinde bu üç dil tek satırda yazılabilir.

İsveççe, Norveççe ve Danca birbirine yakın diller olduğundan, kelime farklılıkları eğik çizgilerle ayrılarak, cümleler tek bir satırda birleştirilebilir.

 

İzlandaca ise anladığım kadarıyla İsveççe-Norveççe-Danca’nın eski versiyonu gibidir. Kaynağını hatırlayamadığım bir kaynaktan okuduğuma göre Norveçliler, arkeolojik br çalışmada eski Norveççe’ye ait yazılar bulmuşlardı ve bu yazıların çözümlenmesi için İzlanda’ya yollamışlardı. İzlandaca bana bu nedenle biraz Türkçe-Osmanlıca ikilisini anımsatıyor.

Şu ana kadar bahsettiğim dört dil, Hint-Avrupa Dil Ailesi’nin Cermen Kolu’na aittir, başka bir deyişle İngilizce-Almanca-Hollandaca gibi dillerle yakın akrabadır.

Fince ise İskandinav dilleri arasında sivrilir çünkü apayrı bir ailesinden gelir: Ural-Altay Dil Ailesi. Tanıdık bir dil ailesi olması gerekir çünkü Türkçe de bu dil ailesindendir 😊 Bu nedenle Altay Kolu’ndan gelen Türkçe, Ural Kolu’ndan gelen Fince’nin uzak akrabasıdır ve Fince’nin, diğer İskandinav dilleriyle hiçbir ilgisi yoktur.

Ural-Altay dillerinin konuşulduğu coğrafya ve bu dil ailesinde kişi zamirlerinin karşılaştırıldığı bir tablo aşağıda gösterilmiştir:

Kaynak : en.wikipedia.org/wiki/Ural%E2%80%93Altaic_languages

 

Ural Kolu’ndaki dillere bakarsanız Fince’nin; Macarca, Estonca ve Samice (Bkz. Blog 14: Finlandiya’da Sosyal Yaşam ve Kültür)’yle yakın akraba diller olduğu dikkatinizi çekecektir. Okullarda bize Macarca’nın Türkçe’nin uzak akrabası olduğu öğretilir ama aynı durumun Estonca ve Samice için de geçerli olduğundan bahsedilmez.

Fince, özellikle Estonca’ya çok yakındır. Türkçe-Azerice benzerliği Fince-Estonca arasında görülür. Nasıl Azerice bir kelimenin normal kullanımı, bir Türk için çok komik olabiliyorsa; Estonca bir kelimenin de normal kullanımı, bir Finli için çok komik olabilir. Fince çalışırken, zaman zaman Estonya’ya geçtiğimde yazıların bir kısmını anlayabildiğimi görmüştüm.

 

Fince ve Türkçe’nin uzaktan akraba olması nedeniyle birçok açıdan benzerlikler bulunur ve Fince’nin özellikleri şunlardır:

  1. Yazıldığı gibi okunur. Türkçe dokunması kolay bir dil olsa da özellikle “E” ve “A” sesleri kelimeden kelimeye farklılık gösterir. Ama Fince yazıldığı gibi okunma konusunda Türkçe’den daha katı bir dildir.
  2. Sondan eklemeli bir dildir. Bu nedenle Türkçe’de olduğu gibi upuzun kelimelere/fiillere rastlarsınız.
  3. İkili harfler ve sesli harfler bol miktarda kullanılır. İşin ilginci hepsi de okunur ve okunmaması durumunda kelimenin anlamı tamamen değişir. Örneğin, “Mato-Solucan, Matto-Halı” ya da “Tuli-Yangın, Tuuli-Rüzgar, Tulli-Gümrük”.
  4. Sondan ekleme yapılırken sesli uyumuna dikkat edilir.

Örneğin, Nuaraa (Gülmek), Kestää (Katlanmak). Hem Türkçe’deki hem de Fince’deki ince-kalın sesli uyumuna dikkat edin.

  1. Türkçe’de ismin beş hâli bulunur. Fince’de ise ismin onbeş hâli bulunmaktadır! Fince’yi çok zorlaştıran bu hâl sayısının fazlalığı, tekil ve çoğul için ayrı ayrı kurallar içerdiğinden, öğrenirken otuz hâlmiş gibi algılarsınız.
  2. Fince’de de Türkçe’de olduğu gibi cinsiyet ayrımı yoktur. Hän yani “o” dediğinizde, bahsedilen kişinin kadın mı erkek mi olduğunu anlayamazsınız.
  3. Fince de Türkçe’de olduğu gibi artikel bulunmaz. Fransızca’daki “le, la”, Almanca’daki “der, die, das”, İngilizce’deki “the” gibi artikeller bulunmadığı için kelimeleri olduğu gibi öğrenirsiniz.
  4. Fince’deki kelimelerde Türkçe’deki gibi artikel olmadığından, kelimelerin cinsiyeti de yoktur. Mesela Fransızca’da “Masa erkek kelime mi dişi kelime mi” karmaşasını yaşamazsınız.
  5. Beni en şaşırtan Fince-Türkçe benzerliği, kelime kökündeki sert sessizlerin eklerle yumuşamasıdır.

Örneğin, Katu-kadun (t, d’ye yumuşar) (Sokak-sokağın), Helsinki-Helsingin (k, g’ye yumuşar) (Helsinki-Helsinki’nin).

  1. Beni başka şaşırtan özellik ise âitlik ekinin (-n) ve birliktelik ekinin (-la) bizle aynı olmasıdır. Örneğin, “Madridin stadion” (Madridin stadyumu), Syön veitsellä ja haarukalla (Bıçakla ve çatalla yemek yiyorum).
  2. Türkçe’de fiil/kelimeye ek konulurken fiil/kelime köküne asla dokunulmaz. Ama Fince’de son heceye dokunulur. Mesela “Markus” ismini ele alalım. Biz “Markus’un güzel bir evi var” derken, Finliler “Markuksella on kaunis talo” derler! Markus’un nasıl Markuksella’ya dönüştüğünün elbet bir açıklaması var ama burada bunu anlatmayacağım. Ama ilk karşılaştığımda şaşkınlığımı gizleyememiştim.
  3. Fince çok sert bir dildir. İlk defa duyan “Bu ne biçim” dil der. Kibar görünümlü gencecik kızlardan o sert seslerin nasıl çıktığını merak edersiniz 😊
  4. Fince’yi kitaplardan öğrenirsiniz ama sokağa çıktığınızda herşey değişir. Fince sayıları çalıştığım bir gün dedim ki “Şimdi marketten alışveriş yapacağım ve kasiyer fiyatı söylerken anlayacağım”. Kasiyer fiyatı öyle hızlı ve farklı bir şekilde söyledi ki başka bir dil gibi algıladım 😊 Uzun bir süre neden anlayamadığım konusunda kendime kızdım ama sonra sokakta konuşan dille, kitapta öğretilen dilin birbirinden çok farklı olabileceğini öğrendim.

Örnekler:

  • Yirmibeş – Kaksikymmentäviisi – Günlük kullanım “Kakskytviis”
  • Gidiyorlar – He menevät – Günlük kullanım “Ne menee”
  • Ateşiniz var mı? – Onko teillä tulta? – Günlük kullanım “Onks teil tulta?”

 

Finliler dilleri konusunda çok milliyetçidir ve olmadık kelimeleri bile “Finlileştirirler”. Dünyanın her yerinde “telefon” denirken, Finliler “konuşulan cihaz” anlamındaki “puhelin” derler. Her yerde “restoran” kelimesi kullanılırken “beslenilen yer” anlamındaki “ravintola” kelimesini kullanılırlar. Son yıllarda dillerine giren bazı kelimeleri Finlileştirememişler (tablet-tabletti gibi) ama Fince hocamız “Birkaç yıl sonra eminim birileri bu kelimenin de Fincesini bulacaktır ama şimdilik kelimeyi aynen kullanmak zorundayız” demişti.

 

Finlileri çok fazla yoo (joo)’lamalarından tanıyabilirsiniz 😊 Bizdekinin aksine yoo’lamak “evet”, “hı-hı”, “anladım” anlamına gelmektedir. Herşeye yoo’larlar hatta farklı seslerle yoo’ladıklarına da şahit olursunuz. Yazıyla anlatması pek mümkün olmayan bu sesleri yaşayıp duymanız gerekir, ne demek istediğimi anlayacaksınız 😊

Türkiye’de de zaman zaman yabancı kökenli kelimelerin Öz Türkçe karşılığı duyurulur (Amblem yerine “belirtke”, light yerine “yeğni”, tribün yerine “sekilik” gibi) ama kimse kullanmadığı için bu Öz Türkçe kelimeler tutunamaz. Aksine Finliler, yabancı kelimenin karşılığı olan Öz Fince kelimelere çok hızlı uyum sağlarlar.

Yazının devamı için buraya tıklayınız.

4591total visits,2visits today

Bir Cevap Yazın