Finlandiya Blog 25/33: Sauna

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

Önceki yazımız için buraya tıklayınız.

SAUNA

Blog 25: Sauna

“Sauna” kelimesi bütün dünyaya Fince’den geçmiştir ve sauna kültürü, Finlilerin ayrılmaz bir parçasıdır. Ülke nüfusu 4,5 milyondur ama ülkedeki sauna sayısı 3,3 milyondur. Yanlış duymadınız. Her evin kendine ait bir saunası, apartmanlarda ise ortak sauna alanı mutlaka bulunur.

Sauna kültürü bazı kişilerce cinsellikle bağdaştırılır ama saunanın cinsellikle hiçbir ilgisi yoktur. Olamaz da zaten çünkü aşırı sıcaktır ya da aşırı soğuktur. Bu şartlarda cinsellikle uğraşırsanız kendinizi hastanede bulabilirsiniz 😊

Saunanın cinsellikle bağdaştırılmasının en büyük nedeni, saunaya çıplak girilmesidir. Finliler saunada mayonun kullanılmasının hijyenik olmadığını düşünürler. Sadece ortak kullanılan unisex saunalarda mayo kullanılır. Ama bazen unisex sauna olduğu halde çıplak olanlarla da karşılaşırsınız ve kimse bu durumu umursamaz.

Sanıldığının aksine, Finlandiya’da saunada çıplaklığın cinsellikle hiçbir alakası yoktur. Aksine saunada çıplaklığı cinsellikle bağdaştırmak çok ayıptır! İnsanlar rahatlamak, huzur bulmak ve temizlenmek için saunaya girerler. Finli aileler saunaya ailece girerler ve bu esnada hepsi çıplaktır. Çocuk bu esnada çıplaklığın ayıp bir şey olmadığını, doğamızın bir parçası olduğunu öğrenir. Bu nedenle Finlandiya’da sapıklık, taciz ve tecavüz vakaları dünya ortalamalarının çok altındadır.

Sauna unisex ise çıplaklık şart değildir ama sadece kadınlar ya da sadece erkekler içinse çıplaklık şarttır. Buhar saunalarının çoğuna ise unisex olmasına rağmen yine çıplak girilir.

Üniversitede hocalarımla gittiğim bir saunada sadece erkeklerden oluşan bir gruptuk ve grubun içinde Türk, Libyalı, Iraklı olduğu için bize olan saygılarından dolayı Finli hocalarım da saunaya mayoyla girdiler. Ama sauna sonrası duş kısmına gelindiğinde yanımda çıplak adamların duş alması beni başta şoka soktu 😊

Iraklı arkadaşımla yine bir gün sauna daveti aldık, hemen kabul ettik ama “Çıplak gireceksiniz” deyince reddetmek zorunda kaldık. Cevabı çok ilginçti: Niye bunu mesele haline getiriyorsunuz ki. Çok sevdiğim bir arkadaşım var. Kız arkadaşım, o sevdiğim arkadaşım ve onun da kız arkadaşı hep birlikte saunaya çıplak gireriz. Bunun bizim için hiçbir sakıncası yoktur. Hatta çıplak olduğumuz halde karın üstünde arkadaşımla güreşiriz ve kız arkadaşlarımız bize bakıp “Deli bunlar” deyip muhabbetlerine devam ederler!

Finli birinden yine aldığım sauna davetinde, davet eden kişinin eşi ve arkadaşları da oradaydı. Arkadaşlarından biri eşinin yanında çıplak saunaya giriyordu ve yine kimsenin umrunda değildi. Buna benzer örnekleri arttırmak mümkün… Bilmeniz gereken şey saunada çıplaklıkla ilgili tabularınızı atmanız gerektiğidir. En azından zihinsel olarak bunu yapmalısınız yoksa karşılaştığınız görüntüler karşısında sürekli dehşete düşersiniz 😊

Saunalarda ve çevresindeki yapılarda asla beton kullanılmaz, ASLA! Her şey doğaldır ve bütün yapılar ahşaptandır. Saunanın çevresindeki yollarda da beton ya da asfalt kullanılmaz. Saunayı sadece sıcak bir oda şeklinde düşünmeyin, saunayı sauna yapan şey aynı zamanda çevresindeki yapılardır.

Sauna manzaraları

 

Saunalar genelde göl/deniz/nehir kıyısında bulunur. Önlerinde bir iskele vardır ve saunanın içinde soyunma odaları, duşakabinler ve bazen de mutfak bulunur. İçeri girdiğinizde soyunursunuz, duşunuzu alırsınız ve saunaya girersiniz. Sauna içerisindeki sıcaklık ortalama 70-90 derece arasında değişir ve içerideki ahşap basamaklardan istediğinize oturursunuz. Uzman saunacılar genelde en sıcak olan en üst basamakları seçer. Bundan sonra artık terlemeye geçersiniz. Saunadaki sobaya su dökerek çıkan buharla daha da terlersiniz.

Saunaya girerken bazısı terini silmek için yanına havlu alır, bazısı basamaklarda otururken poposu yandığı için minder götürür, bazısı da ayakları çok hızlı üşüdüğü için suya girdiğinde ayaktan çıkmayan lastik terlik giyer. Bazısı ise bunların hiçbirini yapmaz, elinde birayla içeri girer.

Ortalama terleme süresi beş-on dakika arasındadır. İyice terledikten sonra saunadan dışarı çıkar ve iskeleden yürüyerek nehir/göl/denize girersiniz. Hava ya da deniz sıcaklığının hiçbir önemi yoktur. Üşüdüğünüzde ise sudan çıkar saunaya geri dönersiniz.

Saunadan çıktıktan sonra genelde iskeleden suya girersiniz. Alttan ikinci fotoğrafta olduğu gibi, hava karanlıksa yürüyeceğiniz patika mum ışıklarıyla işaretlenir. Yapay ışık kullanılmaz. Her zaman iskele olacak değil ya! Yaratıcılıkta sınır yoktur ve bazen an alttaki fotoğraftaki gibi bir kaydıraktan da suya atlayabilirsiniz.

 

Sıcak-soğuk döngüsü defalarca kez tekrarlanır. Benim gibi deneyimsizler için ilk döngüler işkence gibidir. Sauna içindeki sıcağa tahammül edemez suya girersiniz, suyun ve havanın soğukluğuna tahammül edemez saunaya girersiniz. Ama üçüncü döngüden sonra bedeniniz bu sıcak-soğuk şoklamasına alışır ve keyif duymaya başlarsınız. Artık vücudunuz havanın soğukluğunu hissetmeyecek kadar duyarsızlaşır. Sadece mayoyla yarım saat -10 derecede rahatlıkla durabildiğime şahit oldum.

Finliler saunanın hiçbir şekilde insan sağlığına zararlı olmadığını düşünürler. Büzülen genişleyen damarların sadece vücudun dış kısmındaki damarlar olduğunu, bu nedenle kalp hastalarının bile etkilenmeyeceğini savunurlar. Ama uyarırlar: “En son soğukla bitir, yoksa hasta olursun!”. Hamamlarda da hatırlarsınız en son üzerinize soğuk su dökerler. Bunun yapılması rastlantı değildir.

Birkaç çeşit sauna vardır. Ama benim favorim geleneksel tipteki saunalardır. Bu saunalarda odun sobasının üstünde bir kafes vardır ve kafesle soba arasında taşlar bulunur. Soba ısındıkça taşlar kızışır ve siz üzerine su attıkça aniden buharlaşarak ortamı ısıtır. Odunun ve nemli ahşabın kokusu müthiştir. Sauna içinde terlerken Finliler bazen okaliptüs ağacının dallarını bir demet yapıp vücutlarına vururlar. Amaç hem kirleri kabartmaktır hem de ortamda güzel bir koku oluşturmaktır. Ortamda okaliptüs de varsa saunanın kokusuna doyum olmaz. Soba üzerine su döküldüğünde yüzünüze kaynar buhar çarpar. Bu esnada özellikle kontakt lens kullananlar dikkat çünkü bir keresinde gözümde lenslerim erimişti. Zaten saunaya tahammül bu kaynar buhara dayanma gücünüze bağlıdır. Finliler özellikle ortamda Finli olmayan biri varsa onunla uğraşmak için sürekli soba üzerine su dökerek yabancının dışarı kaçmasını sağlarlar ve bununla çok eğlenirler 😊

Saunanın içi. Finliler kendileri için alttaki gibi derme çatma saunalar da kurarlar. Yeter ki bir soba, üzerinde bir örtü ve ahşap basamaklar olsun…

Finlandiya haricinde gördüğünüz hiçbir sauna sıcaklığının Finlandiya’dakilerle alakası bulunmaz. Gerçek Fin saunasını ilk deneyimlediğinizde bağıra çağıra dışarı fırlarsınız, sonra yavaş yavaş alışırsınız.

Saunayla işiniz bittiğinde son kez duşunuzu alırsınız ve sonraki aşamaya geçersiniz: Yemek. Sauna sonrası ocakta pişen değil, mangalda pişen yemek yenir. Genelde mangalda mısır, sosis tarzı aperatif yiyecekler pişirilir ve yanında bira içilir. Çok kez gittiğim geleneksel tarz bir saunada, sauna işletmecileri sosisin üzerine ev yapımı ballı hardal getiriyorlardı ve öyle lezzetli bir hardalla hayatımın hiçbir evresinde karşılaşmadım.

Sauna sonrası mangal çok keyifli olur.

 

Elektrikli saunalarda ise su dökülen ısıtıcı, elektrikle çalışır. Şahsen çok sevdiğim bir sauna türü değil çünkü odun kokusunu çok severim. Bir de buhar saunaları vardır. Göz gözü görmeyen bu saunalar bana göre değildi çünkü su buharını bu kadar yoğun solumaktan hoşlanmadım. Ama bu tamamen zevk meselesi.

Bir de başka bir tip sauna vardır ki tam bir çılgınlıktır: Yüzen sauna. Yaratıcı Finliler bu saunaları da çok severler ve genelde kendileri inşa ederler.

Yüzen sauna (Kaynak: tr.pinterest.com/pin/619174648739402243/)

 

Finlandiya’da sauna inşa ettirmek masraflıdır, bu nedenle insanlar kendi saunalarını kendileri inşa ederler. Bu amaçla piyasada lego gibi birleşen kalıplar satılır ve hiç üşenmeden bunları taşıyıp birleştirirler.

Yazının devamı için tıklayınız…

1773total visits,8visits today

Bir Cevap Yazın