Finlandiya Blog 33/33: Suomi ile ilgili Sonsöz

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

Önceki yazımız için buraya tıklayınız.

Blog 33: Suomi ile ilgili Sonsöz

Grigory Petrov, “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabında anlattıklarında sonra günümüzde Suomi’de bunlar yaşanıyor. Suomi, artık “Bataklıklar Diyarı” olmasa da Finliler ülkelerinin isimlerini değiştirmemişler. Değiştirmemeleri de gerekir çünkü ülkelerinin isimleri, farkında olmasalar da geçmişteki Finlandiya’yı sürekli kendilerine hatırlatır.

Finliler bizim için mükemmel sayılabilecek bir ülke kurmuşlar. Hatta bu mükemmellik, bizim gibi ülkelerden gelenler için oldukça sıkıcı bir deneyimdir. Çünkü biz kaosa alışığızdır, bir yerlere varmak için hayatla mücadele etmemiz gerekir. Ama Finlilerin kurduğu sistemde temel ihtiyaçlarınızla ilgili herşey fazlasıyla düşünülmüştür.

Bir kek yapabilmemiz için un, şeker, yumurta ve mayaya ihtiyacımız vardır. Bizim önce buğdayı ve şeker pancarını yetiştirmemiz, tavuğu büyütmemiz lazımdır ki un, şeker ve yumurtaya kavuşabilelim. Ama kavuşsak bile mayamız eksiktir. Çünkü maya, belli bir kültürel birikimi gerektirir ve cehalet, mayanın bozulmasına neden olur. Finliler ise tüm bu malzemelere doğdukları andan itibaren sahiptirler. Ama bu imkanlara kolay ulaşmamışlardır. Önce mayayı oluşturup sonra diğer malzemelerin tedariğini yani toplumsal alt yapıyı en ince detaylarına kadar düşünüp, tasarlamışlardır.

Evrende DUALİTE vardır. Başka bir deyişle, bir şeyi algılayabilmek için onun zıttını da bilmeniz gerekir. Güzeli anlamak için çirkini, yukarıyı anlamak için aşağıyı, sevgiyi anlamak için korkuyu bilmelisiniz. Bu nedenle Finlilerin bazısı imkanlarının farkında bile değildir. Hep “iyi”yi gördükleri için “kötü”nün ne olduğunu bilmezler. Depresyona girerler, yollarını kaybederler ya da alkole sarılırlar. Çünkü fakirliği, küçük görülmeyi, hayatla mücadeleyi bilmezler. Sistem, onların her türlü gereksinimlerine hizmet edebilecek donanıma sahiptir. Tek yapılması gereken, doğuştan sunulan kek malzemelerini karıştırıp fırına atmaktır.

Finlilerin hiçbir halkla ya da ülkeyle derdi yoktur, ülke içinde şiddet ve ayrımcılık asla teşvik edilmez, kim olursa olsun herkes insandır ve din, dil, ırk, cinsiyet gözetmeksizin her insan, insanca yaşamayı hakeder.

Finlandiya’ya gittiğinizde başta “Burada ne var ki” dersiniz ama detaylara indikçe, düşünülen detaylarla ilgili büyülendiğinizi farkedersiniz. Ama yazımın da en başında da belirttiğim gibi çoğu Finli bu uygulamaların ve haklarında yazılan “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabının farkında bile değildir.

Tüm dünyanın Finlandiya gibi olması için çaba harcamalıyız, sadece bölgesel ya da ülke bazında değil, tüm dünyayı kalkındıracak kültürel bir devrim başlatmalıyız. Böylece her yeni yılda gerçekleşen barış ve huzur dilekleri gerçek olabilir.

Finlilerin çoğu, kendileri ve ülkeleri hakkında yazılan bu yazıları okuduğunda gülecektir. Gülmeleri de doğaldır. Siz de bu yazılara gülmeye başladığınızda bilin ki artık yazdıklarıma gerek kalmamıştır…

Sevgiler…

SON

9778total visits,2visits today

Bir Cevap Yazın