Helsinki Blog 2/4: Helsinki Şehir Merkezi (Devamı)

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

Önceki yazımız için buraya tıklayınız.

Blog 2: Helsinki Şehir Merkezi (Devamı)

  

Helsinki haritası

Helsinki Şehir Merkezi’nin haritası

 

  1. Tren İstasyonu Meydanı (Rautatientori)
  2. Finlandiya Ulusal Tiyatrosu (Suomen Kansallisteatteri)
  3. Ateneum
  4. Kiasma
  5. Kamppi
  6. Senato Meydanı (Senaatintori)
  7. Aleksanterinkatu
  8. Esplanadi Parkı (Esplanadin puisto)
  9. Kauppatori
  10. Uspenski Katedrali (Uspenskin katedraali)
  11. Hotel Torni
  12. Eski Kilise (Vanhakirkko)
  13. Parlamento Binası (Eduskunta)
  14. Finlandiya Doğa Tarihi Müzesi (Luonnontieteellinen museo)
  15. Temppeliaukio Kilisesi (Temppeliaukion kirkko)
  16. Finlandiya Ulusal Müzesi (Suomen kansallismuseo)
  17. Kaisaniemi Botanik Bahçesi (Kaisaniemen kasvitieteellinen puutarha)
  18. Kaisa Kütüphanesi (Kaisa-talo)

 

7. Aleksanterinkatu

Aleksanterinkatu (Direkt çevirisi: Alexander Sokak), İstanbul’un İstiklal Caddesi’nin Finlandiya’daki muadili. Rus İmparator Alexander II’nin adına hem Senato Meydanı’nda heykel dikilmiş hem de şehrin en önemli caddelerinden birine ismi verilmiş. Aleksanterinkatu, Helsinki’nin en hareketli caddelerinden biri. İstiklal Caddesi’nde olduğu gibi caddenin ortasından tramvay hattı geçiyor ve caddeyi kesen sokaklarda da gezilecek, alışveriş yapılacak, oturulacak, yemek yenilecek, içilecek ya da eğlenilecek birçok mekân bulunuyor.

Aleksanterinkatu’dan görüntüler

Aleksanterinkatu’da birbirinden yetenekli sokak müzisyenleri ile karşılaşıyorsunuz. Bu müzisyenlerin çoğu insanı hayrete düşürecek kadar yetenekli ve ister istemez “Bu insanların sokaklarda ne işi var” diye kendinize soracaksınız.

Aleksanterinkatu’da birbirinden yetenekli sokak müzisyenleri ile karşılaşıyorsunuz. Altta, sadece şişelerden müzik yapan bir adam!

Aleksanterinkatu’nun Senato Meydanı’yla buluştuğu yerde Helsinki’nin 1757 yılında tamamlanan en eski taş binası Sederholm Evi bulunuyor.

Sederholm Evi

 

8. Esplanadi Parkı (Esplanadin puisto)

Esplanadi Parkı, Aleksanterinkatu’nun bir güney paralelinde bulunuyor ve Aleksanterinkatu ile birlikte şehrin en hareketli bölgelerini oluşturuyor. Güzel düzenlenmiş bu park, 1818 yılında açılmış ve kafeleriyle, restoranlarıyla, sokak müzisyenleriyle özellikle yaz aylarında oldukça renkli oluyor.

Esplanadi Parkı özellikle yaz aylarında oldukça renkli.

 

9. Kauppatori

Bütün Fin yerleşim yerlerinde bir Kauppatori bulunur (Bkz. Finliler’in Gelenekleri ve Diğer Özellikleri). Kauppatori’nin direkt çevirisi “Dükkan meydanı”dır. Arnavut kaldırımından döşenmiş bu boş meydanlarda geleneksel olarak çiftçiler ürünlerini satarlar ama günümüzde kauppatori’lere sadece çiftçiler uğramıyor, buralarda  aynı zamanda festival, konser gibi birçok etkinlik düzenleniyor. Özellikle yaz aylarında Helsinki’nin kauppatori’si oldukça canlı oluyor. Burada tezgah açan pazarcılardan ülkemiz dahil birçok ülkeden meyve yiyebilir, Finlandiya topraklarında yetişen birçok böğürtlen cinsini tadabilirsiniz.

Kauppatori’den görüntüler. Üstte, arka planda Uspenski Katedrali görünüyor.

Kauppatori’de aynı zamanda Suomenlinna’ya giden tekneler de bulunuyor.

Kauppatori’nin çevresinde XIX. yüzyıldan kalma birçok tarihi bina var ama bunların arasında en dikkat çekici olanı Eski Hâl (Vanha kauppahalli). 1889 yılında açılan bu hâlde, şehrin eski dükkanları bulunuyor ve burada, Finlandiya’da tüketilen birçok gıda ürününü bulup tadabiliyorsunuz.

Fotoğrafın sağ tarafındaki küçük kahverengi bina Vanha kauppahalli.

Vanha kauppahalli’nin içinden bir görüntü.

Kauppatori’yi Uspenski Katedrali’ne bağlayan yolda Belediye Binası ve Başkanlık Sarayı (Tasavallan presidentin kanslia) bulunuyor. Başkanlık Sarayı, 1820 yılında zengin bir tüccar tarafından yaptırılmış, 1854 yılından itibaren yönetimsel amaçlı kullanılmış. Bina bize göre çok az sayıda güvenlik görevlisi tarafından korunuyor, bunun da nedeni Finli politikacıların halkıyla iç içe olması ve korkularının bulunmamasıdır (Bkz. Finlandiya’da Politika).

Başkanlık Sarayı

Belediye Binası

Kauppatori’de binlerce martı var. Benim gibi elinizdeki yiyeceği martılarla paylaşmak isterseniz ciddi anlamda pişman oluyorsunuz. Çünkü Finlandiya’daki hayvanlar, insanlardan zarar görmediği için korkmuyorlar (Bkz. Finlandiya’da Doğa ve Ormancılık). Tek bir martıya bile yemek verseniz bir anda yüzlercesi sizi sarıyor ve taciz ediyor. Tepenize üşüşen yüzlerce martının çığlıklarının kulakları ne kadar rahatsız edebileceğini tahmin edin. Hatta Finlandiya’da deniz kenarına yakın birçok mekânda “Kuşlara dikkat ediniz” diye yazı görüyorsunuz! Çünkü başta martılar olmak üzere kuşlar sofranıza gelerek sizden yemeğinizi çalabiliyorlar ve aç kalabiliyorsunuz! 😊

Finlandiya’da dış mekânlarda “Kuşlara dikkat edin” yazısını görebilirsiniz. Gerçekten de dikkatli olun! Üstte, Kauppatori’de yemeğimi paylaştığım için beni pişman edip sürekli tacizde bulunan martılardan sadece ikisi 😊

Kauppatori’den bahsetmişken Eski Hâl’in hemen arkasındaki umumi tuvaletten de bahsetmeden geçemeyeceğim. Hayatımda gördüğüm en ilginç iki tuvalet de Helsinki’deydi ve biri de bu tuvaletti. Hâlâ duruyorsa eğer bu kutu şeklinde tuvaletten biri ücretsiz, diğeri ise ücretliydi. Ücretsiz kısımda tuvaletinizi yaptığınız delikle, elinizi yıkadığınız delik aynıydı! 😊

Hayatımda gördüğüm en ilginç iki tuvaletten biri Vanha kauppahalli’nin arkasında bulunuyor. En ilginç ikinci tuvaleti ise iki başlık aşağıda Hotel Torni’de göreceksiniz.

Bu arada Helsinki şehir merkezi ve kauppatori’nin zeminindeki taşların çoğunun Bergama-Ayvalık arasındaki Kozak Yaylası’ndan geldiğini duydum. Bu bilginin doğruluğundan emin olmasam da paylaşmak istedim.

 

10. Uspenski Katedrali (Uspenskin katedraali)

Uspenski Katedrali, Katajanokka Adası üzerine kurulmuş ve adayı anakaraya bağlayan köprülerden birinin adı “Aşk Köprüsü”. Siz de sevdiğinizin adını bir asmalı kilide yazdırıp bu köprüye bağlayabilirsiniz 😊

Aşk Köprüsü (Rakkauden silta)

Kauppatori’den görülen en büyük bina olan Uspenski Katedrali’nin inşası 1868 yılında tamamlanmış ve Batı Avrupa’nın en büyük Ortodoks kilisesi olarak biliniyor. Uspenski Katedrali şehrin sembollerinden biri ve günümüzde de aktif olarak kullanılıyor.

Uspenski Katedrali

Uspenski Katedrali’nin iç ve dış mimarisi bütün Ortodoks kiliseleri gibi süslü ve altın rengi ön plana çıkartılmış.

Uspenski Katedrali’nin içi. Siz de bizim gibi şanslıysanız bir nikaha denk gelebilirsiniz 😊

Uspenski Katedrali’nden şehir manzarası çok güzel ve bu manzarada en ilgi çekici yapı Helsinki Katedrali.

Uspenski Katedrali’nden Helsinki Katedrali’nin görüntüsü

 

11. Hotel Torni

Torni, “kule” demek ve otel 1931 yılında açıldığında Finlandiya’nın en yüksek binasıymış. Turistik rehberlerde adı pek geçmeyen bu otelin manzarasını çok seviyorum ve neredeyse her Helsinki’ye gelişimde otelin terasına uğramışımdır.  Aslında bina sadece on dört katlı. Finliler de çoğu Batı Avrupalı gibi yüksek binaları modernizm olarak görmezler (Bkz. Finlandiya’da Doğa ve Ormancılık ve İstanbul – Özeleştiri).

 

Hotel Torni

Hotel Torni’den Helsinki manzarası

Hayatımda gördüğüm en ilginç iki tuvaletten diğeri de bu otelin terasındaydı. Helsinki şehrine karşı tuvaletinizi yapıyorsunuz ve bir an “Acaba tuvaletimi yapmaktan vaz mı geçsem” diye düşünüyorsunuz 😊

Hotel Torni’nin ilginç tuvaleti

Hotel Torni’nin bir sokak ilerisindeki Amos Anderson Sanat Müzesi, Finlandiya’nın en büyük kişisel müzesi. İsveççe yayın yapan bir gazetenin sahibi olan Amos Anderson, kişisel koleksiyonlarıyla 1965 yılında bu müzeyi oluşturmuş.

Helsinki’nin ana caddelerinden Mannerheimentie ile Hotel Torni arasında gördüğüm “bira şişelerinden inek” heykelini de paylaşmadan geçemeyeceğim 😊

Bira şişelerinden inek heykeli

 

12. Eski Kilise (Vanhakirkko)

1826 yılından beri hizmet vermekte olan Eski Kilise, Helsinki’nin en eski Protestan kilisesi.

Eski Kilise (Vanhakirkko)

 

13. Parlamento Binası (Eduskunta)

Finlandiya’nın yönetildiği Parlamento Binası’nı haftanın belli gün ve saatlerinde ziyaret edebilirsiniz.

Parlamento Binası (Eduskunta)

 

14. Finlandiya Doğa Tarihi Müzesi (Luonnontieteellinen museo)

Müzede tarih öncesi hayvanların ve dinozorların iskeletleri sergileniyor ve hem Fin hem de dünya doğası ile ilgili parçalar bulunuyor.

Finlandiya Doğa Tarihi Müzesi (Luonnontieteellinen museo)

Resmi web sitesi: www.luomus.fi/en/natural-history-museum

 

15. Temppeliaukio Kilisesi (Temppeliaukion kirkko)

Dışarıdan pek birşeye benzemeyen ve 1969 yılında açılan bu kilise, ilginç mimarisi nedeniyle “Kaya Kilise” diye de anılıyor. Kilise gerçekten de kayanın içine oyularak yapılmış ve Helsinki’nin görülmesi gereken yerlerinden birisi.

Temppeliaukio Kilisesi (Temppeliaukion kirkko)’nin iç ve dış görüntüleri tezatlık oluşturuyor.

 

16. Finlandiya Ulusal Müzesi (Suomen kansallismuseo)

Dışarıdan kilise görünümündeki bu yapı, aslında Finlandiya’nın en büyük arkeolojik sergisine ev sahipliği yapıyor.

Resmi web sitesi: www.kansallismuseo.fi/en/nationalmuseum

Müzenin karşısındaki Finlandia Hall (Finlandia talo) binası ise, Helsinki’nin kongre ve etkinlik merkezi.

Finlandiya Ulusal Müzesi (Suomen kansallismuseo)

Finlandia Hall (Finlandia talo)

 

17. Kaisaniemi Botanik Bahçesi (Kaisaniemen kasvitieteellinen puutarha)

Şehrin ortasında dört hektar büyüklüğündeki bu botanik bahçesi, 1300’den fazla bitki türüne ve on tane seraya ev sahipliği yapıyor.  Seralarda teknolojinin her türlü imkanından yararlanılıyor ve kutuplara yakın bu ülkede çöl ikliminde yetişen bitkiler bile yetiştiriliyor!

Kaisaniemi Botanik Bahçesi sadece yeşile değil, aynı zamanda sincaplara ve değişik kuş türlerine de ev sahipliği yapıyor.

Resmi web sitesi: www.luomus.fi/fi/kaisaniemen-kasvitieteellinen-puutarha

 

18. Kaisa Kütüphanesi (Kaisa-talo)

Şans eseri keşfettiğim Helsinki Üniversitesi’ne ait bu kütüphane binası, modern ve ferah iç mimarisiyle ilgi çekiciydi (Finlandiya’da Okul Dışı Eğitim” yazımı okumak için buraya tıklayınız).

Kaisa Kütüphanesi (Kaisa-talo). Kütüphanenin balkonunun manzarası çok güzel.

 

Yazının devamı için buraya tıklayınız.

10202total visits,15visits today

Bir Cevap Yazın