Hırvatistan Blog 10: Krka Ulusal Parkı

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

 

Önceki yazımız “Šibenik & Primošten” için buraya tıklayınız.

 

Hırvatistan Blog 10 – Krka Ulusal Parkı

Krka, Plitvice’den sonra Hırvatistan’ın en büyük ikinci ulusal parkı. Ulusal Parkı oluşturan Krka Nehri, Bosna-Hersek sınırındaki Dinara Dağları’ndan başlıyor, 73 kilometre ilerleyerek Adriyatik Denizi’ne dökülüyor. Nehrin karadan ilerlerken oluşturduğu kanyonlar, şelaleler ve muhteşem bitki örtüsü 109 km2’lik bir alanı kapsıyor ve tabii ki de bu alan 1985 yılında ulusal park ilan edilmiş.

Ulusal park, nehri takip ettiği için ince uzun bir coğrafyaya sahip. Dolayısıyla görülecek yerlerin de birbirine mesafesi bulunuyor. Bu görülecek yerlerin en güneyindeki nokta ile en kuzeyindeki nokta arasında 45 kilometre bulunuyor ve arabayla bu mesafe yine 45 dakika sürüyor. Dolayısıyla ulusal parkın çevresinde arabayla bir tur atmak istediğinizde baştan bir 90 dakikayı gözden çıkarmanız gerekiyor. Bu da ulusal parka Plitvice’de olduğu gibi en az bir tam gününüzü vermeniz gerektiği anlamına geliyor 😊

Hırvatlar, coğrafyanın genişliğinden istifade ederek giriş ücretlerinde fırsatçılık yapmışlar. Ulusal parkın en güneyinde bulunan Skradinski buk için ayrı, ortasında bulunan Visovac Adası için ayrı, yine ortada bulunan Roški slap şelalesi için ayrı, kuzeyinde bulunan üç nokta için yine ayrı ücret tarifeleri belirlenmiş. İşin kötü yanı bu yerlerin tamamını görmek isterseniz kombine bilet bulunmuyor, dolayısıyla her gireceğiniz yere sürekli para vermek insanı sinir ediyor. Zaten bilet fiyatları çok yüksek, kombine bilet uygulamasının olmaması toplam ücretin Plitvice’den daha da yükseğe mal olmasına neden oluyor ki bizce bu hoş değil, tam bir “turist yolma” durumu.

Biz hem bilet fiyatlarının çok yüksek olması hem de tam gün değil de yarım gün ayırmamız nedeniyle ulusal parkın güney ve kısmen kuzey kısmını gördük. Ama görmediğimiz yerlerin görsellerini internetten destek alarak sizinle paylaştık.

Ulusal parkı daha iyi anlayabilmeniz için güney-orta-kuzey olmak üzere üç kısma ayırdık ve bu yerlere ulaşım şekillerini sembollerle belirttik. İnternette bu noktalara olan ulaşım, sistematik olarak belirtilmemişti, sanırım bu konuda ilk olduk 😊 Anlayacağınız bu harita sora sora, okuya okuya, deneyimleye deneyimleye oluştu 😊

Krka Ulusal Parkı’nın haritası ve görülecek yerlere ulaşım şekilleri

Şimdi bu muhteşem coğrafyayı güneyden kuzeye doğru ilerleyerek tanımaya başlayalım:

 

Skradinski buk – Krka’nın Güneyi

Krka Ulusal Parkı’nın en çarpıcı yeri olan Skradinski buk, Plitvice’de olduğu gibi doğa içinde bir yürüyüş rotasına sahip. Plitvice’de rotası seçenekleri çok fazlaydı ve bu rotalar dilerseniz oldukça uzun olabiliyordu. Skradinski buk’ta ise tek bir rota var ve uzunluğu 1900 metre. Bölgeye giriş için Skradin ya da Lozovac’a ulaşmanız gerekiyor. Skradin’den giriş yaparsanız tekneler ile, Lozovac’tan giriş yaparsanız otobüsler ile bölgeye ulaştırılıyorsunuz. Tabii girişte yüklü miktarda giriş ücreti verdiğiniz için yine Plitvice’de olduğu gibi bu tekneler/otobüsler bilete dahil 😊 (Not: Tekne/otobüs hizmeti Nisan-Kasım ayları arasında veriliyor). Yine Plitvice’de olduğu gibi Skradinski buk’a girişinizi 16:00’dan sonra yaparsanız ücret düşüyor. Plitvice’de bu saatten sonra giriş, yürüyüş rotanızı tamamlayamama riskini doğurabilir ama Skradinski buk’ta böyle bir ihtimal yok, çok rahat yetiştiriyorsunuz.

Girişi Skradin ye da Lozovac’tan yapmanız birşey değiştirmiyor. Skradin’den teknelerle hedefinize ulaştırılırken daha güzel bir manzaranız olabilir ama biz biraz geç kaldığımız için direkt Lozovac’a gittik, çünkü otobüslerle hedefimize ulaştırılmamız daha seri olacaktı. Böylece ağaçların arasında da olsa Skradinski buk bölgesini tepeden izleme şansımız oldu.

Skradinski buk’un haritası. Haritayı Krka Ulusal Parkı’nın resmi web sitesi olan www.np-krka.hr/en/ ‘dan aldık.

Krka hakkındaki en önemli bilgi ise bizce bu: Şelalelerde suya girebiliyorsunuz!!! 😊 Plitvice’de yüzmek yasaktı ve o güzelim gölleri gördükçe suya girememek içinizin cız etmesine neden oluyordu. Krka’da içiniz cız etmeyecek, bu nedenle yanınızda mutlaka ama mutlaka mayonuzla gidin 😊

Biz Lozovac’tan giriş yaptığımız için gezimize yürüyüş parkuruyla başladık (Skradin’den gelirseniz aynı rotayı tersten gezeceksiniz). Bu parkur Plitvice’yi andırıyor çünkü yine ahşap patika üzerinde yürüyüş yapılıyor ve her yerden sular akarken, siz de çevredeki bitki örtüsünü, ufak gölleri ve balıkları izliyorsunuz. İki ulusal park arasındaki fark ise Krka’nın Akdeniz bitki örtüsüne daha yakın olması. Ama yürüyüş parkurunun sonlarında Krka’yı Plitvice’den ayıran en önemli özelliği görünce heyecanlanıyoruz: Altında ıslanabileceğiniz ufak şelaleler ve dev bir şelalenin döküldüğü yerde bulunan yüzülebilen bir göl. Hemen mayolarımızı giyip ufak şelalelerin altına, ardından da dev şelalenın döküldüğü yerdeki göle koşuyoruz. Gölün ortamı ise olağanüstü. Bir yandan şelaleler, diğer yandan yemyeşil bir doğa ve mis gibi bir su. İnsan o ortamda dış dünyayla ilgili herşeyi unutuyor ve doğayla bütünleşiyorsunuz. Ayrılması çok zor olan gölden çıktığımızda ise yüzümüzde tatlı bir gülümseme bulunuyor ve çevremizdeki insanlara baktığımızda bizle aynı durumda olduklarını görüyoruz. Gölden ayrıldığımız için içimiz biraz buruluyor ama Krka’nın muhteşem doğası bu burukluğu anında unutturuyor. Çünkü biraz ileride bulunan panoramik seyir noktasında yine olağanüstü güzellikte bir manzara ile karşılaşıyorsunuz. Bu manzaranın yanında bulunan eski su değirmenlerini gezerken de artık geri dönmeye hazır olduğunumuzu anlayıp gerçek dünya ile bağlantılarımızı tekrardan kuruyoruz.

Krka Ulusal Parkı’na yaklaşırken

Skradinski buk’un çevresindeki yürüyüş parkurundan görüntüler. Burada da Plitvice’ye benzer şekilde ahşap bir patika bulunuyor ama Krka’nın doğası Akdeniz bitki örtüsüne daha yakın. Her yerden sular akıyor ve su tertemiz. Ulusal parkın içinde çok sayıda endemik bitki ve hayvan türü de bulunuyor.

Krka’da ufak bir şelale:

Yürüyüş parkurunun sonlarında karşılaşılan şelale manzarası insanın nefesini kesiyor.

Skradinski buk şelalesinin ve gölünün uzaktan görüntüleri:

Krka’nın en keyifli yanlarından biri de ufak şelalerin altında ıslanabiliyor oluşunuz 😊

Skradinski buk’un olağanüstü güzellikteki görüntüsü. Şelalenin döküldüğü ufak gölde suya girmeniz serbest 😊 Çevrenizde doğa ise kendinizi cennette hissetmenize neden oluyor ve gerçek dünya ile bağlantılarınızı kopartıyorsunuz.

Bu arada suyun sıcaklığı şaşırtıcı derecede ılıktı. Ağustos ayında da gitsek dağlardan gelen bu suyun daha soğuk olacağını tahmin ediyorduk. Ayrıca yanınıza bir deniz terliği almanızda da fayda var çünkü gölün tabanında kocaman kaya parçaları bulunuyor. Yine de insanın bu ortamdan ve sudan çıkası gelmiyor. Ama şelaleye çok yaklaşmanız yasak çünkü su akıntısı oldukça güçlü ve tehlikeli sınır dubalarla işaretlenmiş.

Skradinski buk şelalesinin ve gölünün videosu:

Şelalenin yakınında bulunan tesis, Krka Hidroelektrik Santrali. Santral, 1895 yılında Nikola Tesla’nın Niagara Şelaleri’nde açtığı hidroelektrik santralinden sadece iki gün sonra hizmete girmiş. Böylece Šibenik, Avrupa’da elektriğe kavuşan ilk şehirlerden biri olmuş. Günümüzde bu santral faal değil ama tesisin tarihi önemi olduğu için korunuyor.

Skradinski buk’un yakınında bulunan Krka Hidroelektrik Santrali’nin çevresi

Hidroelektrik santrali ile su değirmenleri arasında bulunan panoramik seyir noktasının manzarası insanı büyülüyor. Aslında Skradinski buk, 800 metre uzunluğundaki şelaleler dizisinin adı ve bu görüntülerdeki şelaleler de az önce göle dökülen şelalenin devamı.

Panoramik seyir noktasından Skradinski buk

Bir Skradinski buk videosu daha:

Ve rotamızın sonunda bulunan su değirmenleri. Bu değirmenlerde 19.yüzyıla kadar insanlar şelale suyunun gücünü kullanarak hayatlarını idame ettirmişler. Günümüzde yapılar restore edilmiş ve içindeki odalarda insanların geçmişte suyla neler yapabildiği sergileniyor.

Su değirmenleri

Su değirmenlerinde bulunan sergi odaları. Yukarıda çamaşır yıkama odası, aşağıda su gücüyle çalışan tahıl değirmenleri.

 

Visovac & Roški slap – Krka’nın Ortası

Biz bu bölgedeki hiçbir yeri göremedik ama sizi bilgilendirmek için ayrı bir başlıkta tanıtalım dedik.

Visovac

Ufak bir ada üzerinde bulunan Visovac Manastırı, 1445 yılında inşa edilmiş ve burası kurulduğu günden bu yana inziva yeri olarak kullanılmış. Adayı ve manastırı, Krka Ulusal Parkı’nın çevresinden dolaşan karayolunda maalesef görmeniz mümkün değil, ziyaret için ise ya Skradinski buk’tan ya da adanın karşısındaki Stinice ve Remetić’ten teknelere binmeniz gerekiyor. Tabii yine belli bir ücret karşılığında…

Visovac Manastırı (Kaynak: www.shutterstock.com)

Roški slap

Roski slap, Krka Ulusal Parkı’nın Skradinski buk’tan sonra en büyük ikinci şelalesi. Roški slap – Stinice – Oziđana arasında bulunan yürüyüş parkurunun, Hırvatistan’ın en güzel doğa parkurlarından biri olduğu iddia ediliyor. Bu yürüyüş parkurunun üzerinde Kamičak Hisarı ve Oziđana Mağarası da bulunuyor.

Bölgeye karayolu haricinde Skradinski buk’tan hareket eden teknelerle de ulaşabiliyorsunuz ve buraya da giriş için yine ayrı bir ücret ödemeniz gerekli.

Roški slap (Kaynak: www.123rf.com)

 

Krka’nın Kuzeyi

Krka’nın kuzeyinde bulunan yerler için tek bir bilet alıyorsunuz. Böylece dördüncü ve son biletinizi de almış olup Krka’nın tamamını görmüş oluyorsunuz. Bu yerler şunlar:

Krka Manastırı

Manastıra karayoluyla ulaşmak için önce Kistanje’ye ulaşmanız gerekiyor. Bu bölgede Yugoslavya İç Savaşı (1991-1995)’ndan günümüze ulaşan mermi izli hayalet yapılarla karşılıyoruz ve içimiz buruluyor. Bosna-Hersek’in her yerinde bu ve bundan çok daha kötü manzaraları sık sık görmüştük. Hırvatistan’da ise iç savaş kalıntılarını başka bir yer görmedik. Çünkü hem Hırvatistan ekonomik olarak Bosna’dan daha güçlü olduğu için savaşın izlerini daha iyi silebilmiş, hem Batı’dan daha fazla destek almış, hem de savaş bu toprakları Bosna’daki kadar yıkmamış. Hatta Kistanje ile ilgili kusura bakmayın ama salak birisinin yorumunu da görüp sinirlendik ve bu yorumda şöyle birşey yazıyordu: “Kistanje’ye bakmamışlar. Her yer iç savaştan gelen kötü durumdaki binalarla dolu. Bu yapıların günümüze kadar gelmesi bir ayıp”. Sanki ölen ya da zorla yurdundan olan insanlar, geri dönüp bu binaların bakımını yapabileceklermiş gibi… Savaşın her türlüsünden nefret ediyoruz ve savaşlarda hiçbir zaman kazanan bir tarafın olmadığını tekrardan görüyoruz…

Kistanje’den dört kilometre uzaklıkta bulunan Krka Manastırı’na geri dönelim. Bu manastır 1345 yılında kurulmuş. İçeride turistlere tanıtım yapan kadının bize o an öğrencilerin yaz tatilinde olduğunu söylemesiyle manastırın hâlâ faal olduğunu öğrenip şaşırıyoruz. Bu arada manastırın Hırvat Katolik değil, Sırp Ortodoks olduğunu da farkediyoruz. Doğanın ortasında tek başına bulunan yapının çevresi de harika ve biz de bu huzurlu ortamda inzivaya çekilmek istiyoruz 😊

Krka Manastırı ve çevresi. Sağdaki dağa dikkat ederseniz, 2017 yılında yanan ormanın ufak bir kısmını göreceksiniz. Bu orman yangını, felaketle sonuçlanmış ve 1000 hektar orman arazisi kül olmuş. Hırvatistan’ın birkaç yerinde daha yanmış alanlar gördük ama Hırvatlar bu arazileri “orman vasfını yitirmiş arazi” olarak kabul etmiyorlar. Hatta yanan ağaçlara bile özellikle dokunmuyorlar ve doğanın bu arazileri kendi kendine toparlamasını bekliyorlar.

Krka Manastırı (1402)

Manastırdaki güzel ve tarihi değeri olan freskler, bize Kapadokya’daki Karanlık Kilise’yi anımsattı.

 

Manojlovac

Manojlovac Şelalesi, Krka’nın en güzel şelalerinden biri olarak kabul ediliyor ve bir seyir terasından şelalenin çevresini gözlemleyebiliyorsunuz.

Burnum

Burnum, MÖ 1.yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilen bir askeri kamp. Manojlovac Şelalesi’ne oldukça yakın bir noktada bulunuyor. Ziyaret edecektik ama Skradinski buk’a çok geç kaldığımız için Burnum’u iptal ettik.

Burnum (Kaynak: Youtube)

Trošenj grad

Aslında ulusal parkın kuzeyinde Nečven, Bogočin, Puljane gibi tarihi yerler de var ama özellikle Trošenj grad’ı haritamıza ekledik çünkü Roški slap’tan hareket eden tekne seferleri, bir Orta Çağ hisarı olan Trošenj grad’a da uğruyor.

Trošenj grad (Kaynak: maps.google.com)

Krka hakkında söyleyeceklerimiz bu kadar ama çok daha fazlası ulusal parkın resmi internet sitesinde mevcut. Bu bölgeyi hakkıyla görmek isterseniz en az iki gününüzü ayırmanız gerekiyor ama bizim o kadar vaktimiz yoktu ve Split’e ilerlememiz gerekiyordu. Aşağıda linkten ulusal parkın sitesine ulaşabilirsiniz:

www.np-krka.hr/en/

Yazımızın devamı olan “Cetina Kanyonu, Trogir, Klis” için buraya tıklayınız…

2163total visits,4visits today

Bir Cevap Yazın