Hırvatistan Blog 15: Dubrovnik Hakkında Bilgiler

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

 

Önceki yazımız “Pelješac Yarımadası, Korčula, Trsteno” için buraya tıklayınız.

 

Hırvatistan Blog 15: Dubrovnik Hakkında Bilgiler

Dubrovnik

Öncelikle Dubrovnik’te arabayla gezmek imkansız. Aklınızdan bile geçirmeyin! Biz bu konuda çok akıllıca davranmışız çünkü firmaya, Dubrovnik’e vardıktan sonraki ilk sabah aracı teslim edeceğimizi bildirmiştik. Bir önceki gece arabayı çizip vuracağız diye hop oturup hop kalkmıştık ama artık göğsümüzü kabarta kabarta hasarsız bir şekilde emanetimizi iade edebilirdik 😊 Tam akıllanmamış olmalıyız ki sabah arabayı teslim etmeden önce yürüyerek ulaşmanın zor olacağı yerlere gidelim dedik. Önce Dubrovnik’i tepeden izledik, sonra Franjo Tuđman Köprüsü’ne baktık ve daha fazla kaşınmadan aracı verelim dedik 😊 Kahrımızı çok çeken arabamızla vedalaştıktan sonra artık yayan olarak şehri keşfedebilirdik. Arabadan sonra belediye otobüsüne binmek ise hiç koymadı çünkü büyük bir emanet ve sorumluluk hissinden kurtulmuştuk. Zaten bu esnada Dubrovnik’te Eski Şehir dışında fazla gezilecek yer olmadığını da farkettik. Eski Şehir ise oldukça büyüktü ve içeriye araç girişi yasaktı.

Şimdi burada yine duralım. Çünkü Dubrovnik ile ilgili bazı pratik bilgiler vermemiz gerekiyor:

1) Toplu Taşıma: Bu şehirde araba kullanmamanız gerektiği için toplu taşımayla gezmeniz gerekecek. Dubrovnik’in toplu taşıma hatları yeterli ve şu sitede güncel bilgilere ulaşabilirsiniz:

www.libertasdubrovnik.hr/en/

Bizce, toplu taşıma ile ilgili en büyük sıkıntı, arazinin aşırı engebeli olması ve çoğu yolun çok dar olması nedeniyle şehrin sadece ana arterlerinde gidiyor olmasıydı. Bu nedenle bizim gibi biraz yokuşlu bir yerde konaklıyorsanız, otobüsten indikten sonra biraz yürümeniz gerekebilir. Toplu taşımanın en güzel yönü ise yolcu dostu olmasıydı. Yani otobüs çok dolu gelirse (ki yüksek sezonda hep öyle oluyor), hemen arkasından yenisini gönderiyorlardı.

2) Dubrovnik Card: Dubrovnik’e varır varmaz ilk yapmanız gereken şey bu karttan almak olmalı. Kart ile ilgili detaylar şu detaylar şu sitede bulunuyor:

www.dubrovnikcard.com/

Eğer Dubrovnik’e yolunuz düşecekse 1, 3 ya da 7 gün geçerli olan Dubrovnik Card’dan temin etmenizi şiddetle öneririz. Kart size başta çok pahalı gelecektir ve almaya çekineceksiniz. Lakin şehrin kendisi karttan çok daha pahalı emin olun 😊 Bu kart sayesinde Dubrovnik’teki müzelerin çok büyük bir kısmına girebiliyorsunuz ve bu müzelere münferit girişlerin bedellerini topladığınızda, kart bedelinin en az iki katını ödeyeceğinize emin olun. Kartın, şehir surlarını da kapsadığını belirtelim.

Dubrovnik Card, geçerlilik süresine göre size şehir içi ve şehir dışı belediye otobüslerini de kapsıyor. Ayrıca Lokrum Adası’na gidişte de bir miktar indirim almanızı sağlıyor. Biz bu kartın suyunu çıkardık ve bize sağladığı tüm hakların neredeyse hepsini kullandık diyebiliriz.

3) Konaklama: Dubrovnik’te konaklamak oldukça pahalı. Şehirdeki konaklama tesislerin büyük bir kısmı Babin Kuk ve Lapad mahallelerinde toplanıyor. Bizim kaldığımız mahalle, şehrin daha çok yerlilerinin konakladığı Gruž’du ama Rijeka Dubrovačka’nın da çevresinde göreceli olarak uygun yerlerle de karşılaştık.

4) Gezilecek yerlerin dağılımı: Dubrovnik’te gezilecek yerlerin neredeyse tamamı Eski Şehir ve çevresinde toplanıyor. Bu kadar popüler olan bir yerleşim yerinde, merkez dışında da gezilecek yer boldur diye düşünüyorsunuz ama yanılıyorsunuz. Bu nedenle nerede kalırsanız kalın illa ki Eski Şehir’e gitmek zorundasınız.

Eski Şehir’e gitmek için belediye otobüslerinde Pile ve Ploče yazılarını görmeniz gerekiyor. Zaten Eski Şehir’in iki ana kapısı da aynı isimle anılıyor. Pile, Dubrovnik’in merkezi ve neredeyse tüm şehir içi hatlar buradan geçiyor.

5) Liman ve Otobüs Terminali: Şehirler arası otobüs ve feribot/katamaran seferleri, Elafiti Adaları’na olan feribot seferleri, havalimanına olan otobüsler, Gruž mahallesinin sahilinde bulunan limandan ve limanın hemen yanında bulunan otobüs terminalinden hareket ediyor. Bu nedenle buralara ulaşacaksanız belediye otobüslerinde “Gruž” yazısını görmeniz önemli.

Önceki başlıklarımızda bahsettiğimiz gibi Jadrolinija firması, şehirler arası feribot/katamaran seferlerinde en sık karşımıza çıkan firma ve sitesi şu:

www.jadrolinija.hr/en/ferry-croatia

Önemli Not 1: Lokrum Adası’na olan tekne seferleri buradan değil, Eski Şehir’deki Eski Liman’dan hareket ediyor!

Önemli Not 2: Havalimanı otobüslerinin kalkış noktası Gruž ama bu otobüsler Pile’de de duruyor. Otobüs seferleri uçak seferlerine göre güncelleniyor ve sitesi yine www.libertasdubrovnik.hr/en/.

6) Denize girilecek yerler: Hazırladığımız Dubrovnik haritasında şehrin en popüler plajlarını haritada mavi renkle yazdık (Harita, bikaç paragraf aşağıda). Banje Beach, Sveti Jakov Beach ve Bellevue Beach, Eski Şehir’den yürüyerek ulaşabileceğiniz üç plaj. Bunların haricinde Babin Kuk’ta bulunan Copacabana ve Sunset Beach’ler, Lopud Adası’nda bulunan Sunj Beach, şehrin diğer popüler plajlarından. Ama başka birçok ufak koyun da bulunduğunu hatırlatalım. Anlayacağınız deniz ile ilgili seçenekleriniz bol.

7) Nedir bu Elafiti (Elaphiti) Adaları?: Dubrovnik’te gezerken sıklıkla Elafiti (Elaphiti) kelimesini göreceksiniz. Elafiti, şehrin batısındaki bulunan, iri ufaklı adalardan oluşan takımadayı tarif eden bir kelime. Bu adaların üç tanesinde yerleşim bulunuyor: Koločep, Lopud, Šipan. Biz nasıl İstanbul’daki Adalar’dan ya da Prens Adaları’ndan söz ettiğimizde aslında bir takımadadan söz ediyorsak, Dubrovnikliler de bu takımadadan Elafiti diye söz ediyorlar.

Dubrovnik gezi rehberlerinde Koločep, Lopud, Šipan adaları sıklıkla söz edilen yerler ancak bizim vaktimiz çok sınırlı olduğundan gidemedik. Eğer siz Dubrovnik’te iki-üç günden fazla vakit geçirecekseniz bu adaları ziyaret etmeyi unutmayın.

8) Peki Lokrum nedir?: Dubrovnik’te yine sıklıkla karşılaşacağınız kelimelerden biri “Lokrum”. Eski Şehir’in çok yakınında bu ada mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir cennet. Ayrıca Game of Thrones hayranlarının da ilgisini çekecek bir yer. Zaten Dubrovnik’ten sonraki başlığımızı Lokrum’a ayırdık (Lokrum Adası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız).

9) Yeme-içme: Dubrovnik, her anlamda olduğu gibi yeme-içme konusunda da “kazık” bir yer. Eski Şehir içinde bir yerde oturmak, genelde dışına göre daha pahalı oluyor ama biz arada ciddi fiyat uçurumları göremedik. Daha uygun fiyatlı bir yer bulmak isterseniz mahalle arası yerleri araştırmanızı öneririz ya da bizim gibi Türk konservesi ile idare edersiniz😊 Ama en azından dondurmacılardan, sırf alkol olması nedeniyle bizde bulunamayan ama çok lezzetli bir tad olan “Rom’lu dondurma”yı denemenizi tavsiye ederiz.

Musluk suyu ise adalar hariç tüm Hırvatistan’da temiz. Güvenle içebilirsiniz. Suyunuz biterse Eski Şehir’in ana yolu Stradun Caddesi’nin Pile tarafındaki girişinde bulunan Onofrio Çeşmesi’nden suyunuzu doldurabilirsiniz. Buradaki su hem çok lezzetliydi hem de yazın sıcağında bile serindi. Boşuna suya para vermeyin sakın, Hırvatistan’da küçük su bile 10 Kuna (1.5 Euro) çünkü!

10) Dubrovnik Summer Festival: 1950 yılından beri geleneksel olarak gerçekleştirilen, hem ulusal hem de uluslararası öneme sahip olan Dubrovnik Summer Festival, 10 Temmuz – 25 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Bu festivalde tiyatro, müzik gibi etkinlikler bulunuyor ve Dubrovnik Card taşıyanlara belli oranda indirimler uygulanıyor. Ancak fiyatların çok yüksek olduğunu belirtmemiz gerekiyor.

Dubrovnik hakkında pratik bilgileri anlatırken bu haritadaki birçok yerden bahsetmiş olduk:

Şehrin kuzeyinde bulunan Rijeka Dubrovačka, ince uzun bir körfez ve çevresinde çok sayıda ufak yerleşim bulunuyor. Şehri, körfezin diğer ucuna Franjo Tuđman Köprüsü birleştiriyor.

Babin Kuk ve Lapad, şehrin konaklama tesislerinin çoğunu barındırıyor. Petka Orman Parkı, şehrin akciğeri olarak biliniyor. Gruž’da liman ve otobüs terminali bulunuyor. Bu otobüs terminalinden hareket eden havalimanı otobüsleri, Pile’de durarak 20 kilometre ilerideki Dubrovnik Havalimanı’na ulaşıyor. Pile, şehrin merkezini oluşturuyor. Eski Şehir’e giriş Pile ve Ploče’den yapılabiliyor. Srđ, Dubrovnik’i ücretli izleyebileceğiniz seyir noktası. Buraya giden teleferikler, Ploče’den hareket ediyor. Haritada işaretlediğimiz seyir noktası ise size şehri ücretsiz olarak izlemenize olanak sağlıyor.

Mavi renkle işaretli olan Banje, Sveti Jakov, Bellevue, Sunset, Copacabana; Dubrovnik’te bulunan çok sayıdaki plajların en popüler olanları. Koločep Adası, Dubrovnik’in batısında bulunan Elafiti Takımadaları’nın sadece biri. Lokrum, Dubrovnik’e birkaç dakika uzaklıkta bulunan cennetten bir ada.

 

Dubrovnik hakkında pratik bilgilerimizi de verdiğimize göre artık gezmeye başlayabiliriz 😊

 

Gruž & Rijeka Dubrovačka & Franjo Tuđman Köprüsü

Rijeka Dubrovačka, her ne kadar “nehir” olarak anılsa da, burası ince uzun bir körfez ve Dubrovnik şehir merkezinin kuzeyinde yer alıyor. Daha uygun konaklama seçenekleri için bu körfezin çevresinde bulunan Sustjepan, Mukošica, Prijevor gibi kasabalarına ya da merkeze daha yakın bulunan Gruž  mahallesine bakabilirsiniz.

Rijeka Dubrovačka, Dubrovnik’in kuzeyinde bulunan ince uzun bir körfez ve çevresinde birkaç tane kasaba bulunuyor.

Rijeka Dubrovačka’nın diğer yakasını Dubrovnik’le birleştiren Franjo Tuđman Köprüsü

Gruž Limanı’nın girişi. Dubrovnik’in limanını ve otobüs terminalini barındıran Gruž mahallesine de konaklama seçenekleri için bakabilirsiniz.

 

Babin Kuk & Lapad

Babin Kuk ve Lapad mahallelerini, Dubrovnik’in konaklama tesisi depoları gibi düşünebilirsiniz. Ancak biz ne kadar arasak da bu bölgede uygun bir yer bulamadık, onun yerine Gruž’da konakladık.

Seyir noktasından Babin Kuk, Lapad ve Petka Orman Parkı’nın görüntüsü. Birçok Hırvat şehrinde olduğu gibi, Dubrovnik’in de merkezinin yakınında bir akciğer bulunuyor: Petka Orman Parkı. Tüm tepeyi kapayan bu dev park, size şehir merkezinde doğa yürüyüşü ve spor yapma imkanı sunuyor.

Babin Kuk’ta bulunan Sunset Beach

Seyir noktası ve Srđ

Srđ, Dubrovnik’i kuşbakışını izleyebileceğiniz tepe. Buraya çıkan teleferiklerin istasyonu Eski Şehir’in Ploče girişinin yakınlarında bulunuyor ancak buraya çıkmanızı önermeyeceğiz çünkü tam bir para tuzağı. Biz gittiğimizde teleferiğe biniş tek kişi için gidiş-dönüş 150 Kuna (20 Euro), tek yön 85 Kuna (11.50 Euro)’ydı! Dilerseniz tek yön yukarı teleferikle çıkıp, aşağıya yayan olarak 2.5 kilometre yürüyebilirsiniz ama dediğimiz gibi gerek yok, onun yerine tamamen ücretsiz bir nokta daha var ve aşağıda konumunu paylaştık:

Biz de sabah arabamızı teslim etmeden önce ilk iş olarak buraya gittik ve Eski Şehir’in doyumsuz manzarasını yukarıdan izledik 😊

Seyir noktasından Dubrovnik Eski Şehri’nin görüntüsü. Bu görüntü Game of Thrones hayranlarına tanıdık gelebilir çünkü burası Westeros’un başkenti King’s Landing (Kral Şehri)’in ta kendisi 😊

Game of Thrones ekibi, Dubrovnik’ten çok etkilenmiş ve Westeros’un başkenti olarak burayı seçmiş. Tabii dizide gördüğümüz King’s Landing şehri, bilgisayarda yapılan değişiklikler nedeniyle biraz daha farklı duruyor.

Seyir noktasından Dubrovnik Eski Şehiri’nin ve Lokrum Adası’nın manzarası

 

Dubrovnik – Eski Şehir

Dubrovnik’te gezilecek yerlerin çok büyük bir kısmı hatta neredeyse tamamı Eski Şehir’de bulunuyor. Dünyanın en güzel ve en iyi korunmuş sur sistemlerinden birine sahip olan Dubrovnik Eski Şehir’inin içindeki tarihi doku da çok iyi şekilde muhafaza ediliyor. Bu nedenle Dubrovnik Eski Şehir’inin tamamı UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunuyor ve her yıl kendine milyonlarca turisti çekiyor.

Aşağıdaki haritada Eski Şehir’in uydu görüntüsünü paylaştık:

Eski Şehir’in sınırlarını oluşturan surları ve sur üzerinde bulunan hisarları kahverengi ile işaretledik. Surlara üç noktadan giriş yapabiliyorsunuz: Şehrin merkezi olarak anılan Pile’de bulunan Pile Kapısı (Pile Gate)’ndan, Eski Şehir’in doğusunda bulunan Ploče mahallesindeki Ploče Kapısı’ndan ya da kuzeydeki ufak kapı Buža (“Kuzey Şehir Kapısı” anlamındaki Sjeverna gradska vrata da deniliyor)’dan.

Eski Şehir’in içinde çok sayıda sokak, cadde, meydan bulunuyor. Biz haritada bunların arasında en belirgin olanları işaretledik ama bu yerler içinde en önemli olanı, aynı zamanda Eski Şehir’in anayolu olan Stradun (Placa) Caddesi.

Eski Şehir’in doğusundaki Eski Liman (Old Port), batısındaki Fort Lovrijenac hisarı da Eski Şehir’le bir bütün olarak gezilmeli.

Numaralar, şehrin semalarını süsleyen yapıları gösteriyor:

  1. Fransiskan Manastırı-Müzesi (Franjevački samostan-muzej)
  2. Çan Kulesi (Gradski zvonik)
  3. Dubrovnik Katedrali (Dubrovačka Katedrala)
  4. St. Ignatius Kilisesi (Crkva sv. Ignacija)

 

Özgün bir tarzı olan ve Osmanlı döneminde “Ragusa” olarak anılan Dubrovnik’in tarihi de diğer Adriyatik kıyısı kentlerinden oldukça farklı:

Dubrovnik Eski Şehir’inin temelleri 7.yüzyılda atılmış. Antik dönemlerde Ragusium olarak anılan bölgenin adı  zamanla Ragusa’ya dönüşmüş ama yerel halk, şehrin adını Hırvatlaştırarak Dubrovnik diye anmaya başlamışlar. Yine de Ragusa adı yüzyıllar boyunca Dubrovnik’in adı olarak kalmış.

Diğer Adriyatik kıyısı kentlerinde Venediklilerin uzun yüzyıllarca etkin olduğunu gördük. Dubrovnik’teki Venedik etkisi ise çok daha kısa sürmüş (1205-1358 yılları arası). 1358 yılında Dubrovnik, Ragusa Cumhuriyeti adında bağımsız bir şehir-devlete dönüşmüş. Bu yeni devlet, kurulduktan kısa bir süre sonra Osmanlılarla karşı karşıya gelmiş. I.Murat ile yapılan anlaşma gereğince Dubrovnik’e padişah tarafından imtiyaz tanınmış ve her yıl Osmanlı İmparatorluğu’na haraç ödemeleri koşuluyla bağımsızlıklarını devam ettireceği konusunda anlaşmışlar. Haraç karşılığı idari ve ticari bağımsızlığını elde eden Dubrovnikliler, bu yıllardan sonra çok akılcı davranmışlar ve başarılı diplomasileri sayesinde 1808 yılına kadar bağımsızlıklarını korumuşlar. O yıllarda şehir-devlet olarak yaşamanın ne kadar zor olduğunu belirtmemiz de gerekiyor. Çünkü çevrelerinde onları her an alt edebilecek Osmanlı, Venedikli, Macar ve Avusturyalı güçler varken Dubrovnikliler, Ragusa Cumhuriyeti’nin koruyucu azizi St. Blaise’in bayrağını 450 yıl boyunca denizlerde dalgalandırabilmişler.

Günümüzde Dubrovnik’te, koruyucu azizleri St. Blaise adına festivaller düzenlenmeye devam ediliyor ve bu festivallerde Ragusa Cumhuriyeti’nin St. Blaise’li bayrakları, Hırvatistan’ın bayraklarıyla birlikte dalgalanıyor (Kaynak: www.dubrovnik-travels.com/festivity-of-saint-blaise-the-patron-saint-of-dubrovnik/)

Bir şehir-devlet sadece başarılı bir diplomasiyle bağımsızlığını 450 yıl sürdüremezdi, aynı zamanda bağımsız bir ekonomiye de ihtiyacı vardı. Bu nedenle Ragusalılar (Dubrovnikliler), güçlü bir filo kurup Osmanlı’dan İngiltere’ye kadar birçok ülkeyle ticaret yapmışlar. Oluşturdukları gelişmiş ticaret ağı sayesinde o kadar zenginleşmişler ki Orta Çağ’da uzun bir dönem Venedik’ten sonra dünyanın en zengin ikinci şehri olarak anılmışlar. 16.yüzyılda Venediklilerin zayıflaması, Ragusalıların işine gelmiş ve açıkta kalan ticaret ağlarını da ele geçirdikten sonra devletleri daha da zenginleşmiş. Zenginleşen Ragusalılar, güçlü komşularından korunmak amacıyla dünyanın en güçlü ve gelişmiş sur sistemlerinden birini inşa etmişler ve böylece günümüzde gezdiğimiz Eski Şehir oluşmuş.

Ragusalılar; devlet okulu, yetimhane, karantina, su şebekesi gibi uygulamalarla karanlık Orta Çağ Avrupası’nın ilklerini de başarmışlar. Barışçıl ve akılcıl politikaları da yıldızlarının hep parlamasına sebep olmuş. Ragusalılar’ın sloganı da şuymuş:

Non bene pro toto libertas venditur auro. “Dünyanın tüm altınları bile önünüze serilse, bağımsız satılacak birşey değildir” anlamına gelen bu slogandan dolayı LIBERTAS yazan bayraklar hâlâ Dubrovnik’te dalgalanıyor.

Yüzyıllardır Dubrovnik’in sloganını hatırlatan LIBERTAS yazılı bayraklar, şehirde dalgalanmaya devam ediyor. Dubrovnik’in toplu taşıma sitesindeki libertas kelimesi de yine buradan geliyor (Kaynak: heritagetimes.eu/how-dubrovnik-was-one-of-the-wealthiest-states-in-europe/).

1667 yılında gerçekleşen büyük bir deprem Ragusa’nın yıldızını söndürmüş. Şehrin neredeyse tamamı yerle bir olmuş ve beş bin kişi hayatını kaybetmiş. Yıkılan şehirden onbinlerce insan kaçmış, ticaret durmuş ve şehir birdenbire fakirleşmeye başlamış. Sonra şehir yine toparlanmış ama bir daha asla eski günlerindeki gibi parlayamamış. Bu nedenle Eski Şehir’de birkaç mimari tarzı bir arada görebiliyoruz. Büyük deprem öncesi Dubrovnik’te Rönesans ve Gotik mimari etkiliyken, depremden sonra kurulan yapılarda Barok tarzı binalara daha fazla ağırlık verilmiş. Günümüzdeki mimari zenginliğin en büyük nedeni de bu felaket olmuş diyebiliriz.

Ragusa Cumhuriyeti’nin yıkılması, 1808 yılında Napolyon’un burayı fethetmesiyle gerçekleşmiş. Birkaç yıl sonra şehir, Avusturyalıların kontrolüne geçmiş. I. Dünya Savaşı’ndan sonra dağılan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile Dubrovnik, diğer tüm Yugoslavya halkları ve şehirleriyle aynı kaderi paylaşmış. Yugoslavya İç Savaşı esnasında 1991-1992 yıllarında Dubrovnik zararlanmalar görmüş ama Hırvatistan bağımsızlığını kazandıktan sonra şehir çok hızlı bir şekilde toparlanarak bu sefer belki bir “ticaret yıldızı” olarak değil ama “turizm yıldızı” olarak parlamaya başlamış.

UNESCO’nun 1979 yılında Dünya Miras Listesi’ne dahil ettiği Eski Şehir’e daha yakından göz atalım:

Game of Thrones hakkında bir not: Dizinin yapımcısı David Benioff, Dubrovnik’e geldiğinde şok geçirmiş çünkü kitapta tarif edilen King’s Landing (Kral Şehri)’in Dubrovnik Eski Şehri’ne birebir benzediğini görmüş. King’s Landing’te geçen sahnelerin hepsini burada tek tek anlatmamız mümkün değil, bu nedenle en belirgin sahneleri sizinle paylaşacağız.

Küçük bir not daha: Yazımızı Game of Thrones finalinden önce yazmıştık. Finalden sonra yazımızdan diziyle ilgili tüm bilgileri ortadan kaldırmak istedik ama final öncesi sezonların hatrına silmekten vazgeçtik 😊

Yazımızın devamı olan “Dubrovnik (Eski Şehir Surları)” için buraya tıklayınız…

3106total visits,16visits today

Bir Cevap Yazın