Hırvatistan Blog 17: Dubrovnik (Eski Şehir Sokakları)

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

 

Önceki yazımız “Dubrovnik (Eski Şehir’in Surları)” için buraya tıklayınız.

 

Hırvatistan Blog 17: Dubrovnik (Eski Şehir’in Sokakları)

Dubrovnik – Eski Şehir’in uydu görüntüsü. Önceden de bahsettiğimiz gibi numaralar, şehrin semalarını süsleyen yapılar. Anlatımımızda 1 numaradan başlayacağız, Stradun ve Prijeko’dan sonra 2 ve 3 numaralara uğrayacağız, Od Puća ve Strossmayerov’u izledikten sonra rotamızı 4 numarada sonlandıracağız.

 

Pile Kapısı’ndan girer girmez karşınızda Eski Şehir’in ana yolu Stradun (Placa) uzanıyor olacak. 300 metre uzunluğundaki bu cadde, Eski Liman’ın girişinde sonlanıyor ve şehri ikiye bölüyor. Bu caddede sürekli canlı ve renkli, bu nedenle hem gündüz hem de gece burada yürümek ayrı bir keyifli oluyor.

Stradun’un girişinde ilk karşılaşacağınız yapı Büyük Onofrio Çeşmesi (Velika Onofrijeva fontana). 15.yüzyılda kurulan bu çeşmenin şekli, bizim sarnıçlara benziyor ve üzerindeki kabartmalardan çıkan sular, hem lezzetli hem de yaz sıcağında bile serin.

Sarnıçın karşısında ufak St. Savior Kilisesi (Crkva svetog Spasa) bulunuyor. Kilisenin bir yanında surlara giriş, diğer yanında Fransiskan Manastırı-Müzesi (Franjevački samostan-muzej) bulunuyor. Eski Şehir’de 1 numara ile işaretlediğimiz manastır-müzenin kulesi, şehrin semalarını süslüyor. Kiliseye giriş Stradun üzerinden gerçekleşiyor ve ücretsiz, manastıra girişte ise ücret ödemeniz gerekse de Dubrovnik Card geçerli. Manastırın içinde şahane bir avlu, dini objelerin sergilendiği bir bölüm ve Avrupa’nın 1317’de kurulmuş en eski eczanelerinden biri bulunuyor.

Stradun Caddesi’nin surlardan görüntüsü

Pile Kapısı’ndan geçer geçmez Stradun Caddesi’nin girişinde ilk karşınıza çıkan yapı Büyük Onofrio Çeşmesi (Velika Onofrijeva fontana, 15.yüzyıl)

St. Savior Kilisesi (Crkva svetog Spasa)

Romanesk-Gotik mimarideki Fransiskan Manastırı-Müzesi (Franjevački samostan-muzej)’nin kilise kısmı

Fransiskan Manastırı-Müzesi’nin müze kısmı. Manastırın avlusu muhteşem bir mimariye sahip.

Stradun Caddesi günün her anı kalabalık ve hareketli

Stradun Caddesi’nden ufak bir video:

Stradun’un paralelinde bulunan Prijeko Sokak da oldukça hareketli. Sokak boyunca restoranlar, kafeler görmek mümkün ve buradaki ara sokaklarda hâlâ Orta Çağ mimarisi aynı şekilde korunuyor.

Prijeko Sokak’tan görüntüler

Stradun’un sonuna geldiğimizde haritamızda 2 numara ile gösterilen Çan Kulesi (Gradski zvonik) bulunuyor. 1444 yılında inşa edilen kule, 31 metre yüksekliğinde. Kule ile yanındaki güzel yapının arasındaki pasajdan Eski Liman’a ulaşılıyor. Bu güzel yapının adı ise Sponza Sarayı. Saray, günümüzde arşiv binası olarak kullanılıyor. Zagreb’teki arşiv binası da bizi çok etkilemişti ve Hırvatların tarihi yapıları bu amaçla kullanmalarını gerçekten takdir ediyoruz.

Çan Kulesi ile Sponza Sarayı’nın karşısında bulunan ufak meydanda Orlando Sütunu (Orlandov strup) bulunuyor. Özgürlüğün ve bağımsızlığın sembolü olarak görülen bu anıtın üzerine Dubrovnikli bir şövalye olan Orlando’nun kabartması yapılmış. Sütunun arkasında bulunan St. Blaise Kilisesi (Crkva sv. Vlaha), 1715 yılında Barok mimaride inşa edilmiş. 1667 yılındaki büyük depremden önce bu kilisenin yerinde Romanesk mimaride başka bir kilise bulunuyormuş.

Stradun’un sonunda bulunan Çan Kulesi (Gradski zvonik)’ni haritamızda 2 numara ile işaretledik. İlk fotoğrafta sol alt köşede bulunan pasaj, Eski Liman’a çıkıyor. İkinci fotoğrafta arka planda ise çıkmanızı önermediğimiz Srđ Teleferik’i görülüyor (Teleferik yerine ücretsiz seyir noktasınının konumunu paylaşmıştık).

Çan Kulesi’nin yanında bulunan Sponza Sarayı (16.yüzyıl), günümüzde arşiv binası olarak kullanılıyor. Bu bina, 1667 depreminden hiç hasar almadan kurtulan ve günümüze orijinal haliyle ulaşan az sayıdaki yapılardan biri.

Kule ile sarayın karşısındaki ufak meydanda özgürlüğü ve bağımsızlığı sembolize eden Orlando Sütunu (Orlandov strup), sütunun arkasında Barok mimarideki St. Blaise Kilisesi (Crkva sv. Vlaha) (18.yüzyıl) görülüyor.

Bu alanda Stradun’un girişinde bulunan çeşmenin kardeşi Küçük Onofrio Çeşmesi (Mala Onofrijeva fontana)’ni de gözden kaçırmayın.

Artık 2 numaradaki Çan Kulesi’nden 3 numaradaki Dubrovnik Katedrali’ne doğru yürüyebiliriz. Ancak acele etmeyin. Her iki yapı arasında harika başka bir bina var. Rector’s Palace (Knežev dvor) olarak anılan bu yapının içinde Kültür Tarihi Müzesi (Kulturno-povijesni muzej) bulunuyor ve içeriye girişte Dubrovnik Card geçerli. Saray, oldukça görkemli bir yapı,  15.yüzyılda inşa edilmiş ve içindeki müzede çoğunluğu Ragusa Cumhuriyeti’nden olan çeşitli temalarda parçalar sergileniyor.

Game of Thrones bilgisi: Sezon 2 Bölüm 6 “The Old Gods and the New” isimli bölümde Daenerys Tangaryen’in Qarth’taki sahneleri Rector’s Palace’ta çekilmiş.

Haritamızda 3 numarada bulunan Dubrovnik Katedrali (Dubrovačka Katedrala), 18.yüzyılda inşa edilmiş oldukça görkemli bir yapı. Bu muhteşem yapı, kubbesiyle ve mimarisiyle Eski Şehir’in en güzel binalarından biri. Katedralde yapılan arkeolojik çalışmalarda, yapının altında 6.yüzyıldan Bizanslılardan kalma başka bir kiliseye de rastlanılmış.

Sağda Rector’s Palace (Knežev dvor); yolun sonunda Çan Kulesi, Sponza Sarayı ve St. Blaise Kilisesi.

Rector’s Palace’ın dış cephesinden görüntüler. Bina 15.yüzyılda Gotik-Rönesans mimaride inşa edilmiş.

Rector’s Palace’ın avlusu.

Sarayın içinde bulunan Kültür Tarihi Müzesi (Kulturno-povijesni muzej)’nde örnekler. Bu müzedeki eserlerin çoğu Ragusa Cumhuriyeti döneminden geliyor. Son fotoğraftaki Hipokrat, bize komşumuz Kos’u hatırlattı (Tıbbın babası olarak bilinen Hipokrat, aslen Koslu, o yazımıza ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz) 😊

Dubrovnik Katedrali (Dubrovačka Katedrala), bize göre şehrin en güzel yapılarından biri. Yapının ilk olarak 12.yüzyılda İngiltere Kralı Aslan Yürekli Richard (Richard the Lionheart)’ın bağışlarıyla inşa ettiği düşünülüyor. 1667 depreminde yıkılan katedral, 18.yüzyılda tekrardan inşa edilmiş.

Dubrovnik Katedrali

Katedralin arkasındaki Gundulić Meydanı’ndan doğruca 4 numaradaki St. Ignatius Kilisesi’ne gitmek yerine, önce Od Puča ve Strossmayerova sokaklarını keşfediyoruz. Buradaki tüm ara sokaklar birbirinden güzel ve hepsi tarih kokuyor. Rotamızda Sırp Otodoks Kilisesi (Srpska pravoslavna crkva), Marin Držić’in Evi ve Rupe Etnografya Müzesi (Etnografski muzej Rupe) bulunuyor. Hem Marin Držić’in Evi’nde hem de Etnografya Müzesi’nde Dubrovnik Card geçerli.

Katedralin arkasında bulunan Gundulić Meydanı

Eski Şehir’in birbirinden güzel ve tarih kokan sokakları.

Od Puča üzerinde bulunan Sırp Ortodoks Kilisesi

Hırvat oyun yazarı Marin Držić (1508-1567)’in doğduğu ev bir müzeye çevrilmiş. Ancak içeriye girdiğinizde size hareket çeken bu abiyle karşılaşıyorsunuz 😊 Hırvat arkadaşımıza sorduğumuzda bu el hareketinin onlar için kötü bir anlamı olmadığını öğrendik 😊

Biz gittiğimizde Marin Držić’in Evi’nde Davor Vrankić isimli sanatçının geçici sergisi bulunuyordu. Karakalem çalışmalarıyla ön plana çıkan sanatçının bütün eserlerini çok beğendik.

Eski Şehir’in güneybatı köşesinde bulunan Rupe Etnografya Müzesi (Etnografski muzej Rupe), 15.yüzyılda ambar olarak inşa edilmiş. Ragusa Cumhuriyeti’nin tahılları, “Rupe” olarak isimlendirilen bu binanın silolarında saklanıyormuş. Günümüzde bu binada el işleri, çeşitli aletler, dikiş makineleri, geleneksel kostümler sergileniyor. Geleneksel kostümlere bakarsanız Osmanlı etkisini izleyebilirsiniz.

Game of Thrones bilgisi: Rupe Etnografya Müzesi, 4.Sezon’da Petyr Baelish (Seçmeparmak)’in genelevi olarak kullanılmış.

Rupe Etnografya Müzesi’nden harika bir Eski Şehir manzarası bulunuyor.

Son olarak haritamızdaki 4 numaralı yer olan St. Ignatius Kilisesi (Crkva sv. Ignacija)’ne gelebiliriz. En sevdiğimiz yapılardan biri olan kilisenin iç mimarisi de göz alıcıydı. Gundulić Meydanı’ndan kiliseye oldukça estetik ve zarif olan Jesuit (Cizvit) Merdivenleri ile çıkılıyor. Game of Thrones’un en çarpıcı bölümlerinden biri de bu basamaklarda çekildi.

Game of Thrones bilgisi: Sezon 5 Bölüm 10 “Mother’s Mercy”. Cersei Lannister’a “Utanç Yürüyüşü” yaptırılan bu bölüm, dizinin en etkileyici görüntülerinden bazılarına sahne oldu ve bu görüntüler Jesuit Merdivenleri’nde çekildi. Bu merdivenler dizide, “Great Sept of Baelor”a çıkan basamaklar olarak biliniyor.

Game of Thrones hayranları Sezon 5 finalinde Cersei Lannister’a “Utanç Yürüyüşü”nün yaptırıldığı sahneleri bilirler.

Estetiği ve zarafetiyle öne çıkan Jesuit Merdivenleri ve basamaklardan Gundulić Meydanı’na bakış. Dizide bu görüntülerde birçok oynama yapılmış tabii ki de.

Jesuit Merdivenleri’nin sonunda bulunan ve haritamızda 4 numara ile gösterilen St. Ignatius Kilisesi (Crkva sv. Ignacija).

 

Fort Lovrijenac (Fort of St. Lawrance)

Şehir surlarından Bokar Hisarı, Lovrijenac Hisarı ve West Harbour (Batı Limanı)’ın manzarası

Eski Şehir’in batısında bulunan bu hisar, Dubrovnik’in en güzel noktalarından biri. Eski Şehir’in sur sisteminin içinde olan ama sur sisteminden ayrı bir yerde konumlanan Lovrijenac, “Dubrovnik’in Cebelitarık”ı olarak da biliniyor. Şehir surları için aldığınız bilet bu hisarı da kapsıyor, bu nedenle surlarda aldığınız bileti kesinlikle atmamanız gerekiyor.

Hisar, ilk olarak 11.yüzyılda inşa edilmiş. Rivayete göre Venedikliler, Dubrovnik’i ele geçirmek için hisarın bulunduğu bu yüksek kayalığı üs olarak kullanmayı planlıyorlarmış. Bunu duyan yöre halkı, Venedikliler gelmeden kayalığın üzerine ilk hisarı inşa etmişler ve böylece Venediklilerin planı suya düşmüş. Hisar zamanla genişletilmiş ve güçlendirilmiş ama bu işlemi yapan Dubrovnikliler hisarla ilgili çok akıllıca bir inşaat yöntemi kullanmışlar:

Öncelikle hisar, 37 metre yükseliğinde bir kayanın üzerinde bulunuyor ve kayanın üstünden tüm Eski Şehir’i kuşbakışı izleyebiliyorsunuz. Bu nedenle hisar, Ragusa Cumhuriyeti’nin, dolayısıyla Dubrovnik’in hem en güçlü hem de en zayıf noktasında bulunuyor. En güçlü noktası çünkü şehri korumak için mükemmel bir noktada, en zayıf noktası çünkü hisar bir şekilde düşmanın eline geçerse Dubrovnik ciddi tehlike altında olur. Bu nedenle Dubrovnikliler, hisarın denize bakan dış yüzündeki duvarları yaklaşık 12 metre kalınlığında inşa etmişler ama şehre bakan iç yüzünü 60 santimetre kalınlığında bırakmışlar. Böylece, hisarın düşman eline geçmesi durumunda, şehirden direkt yönlendirilen toplar, hisarı yaylım ateşine tutacak ve buranın yıkılarak tehdit oluşturmasının önüne geçilecekti. Oldukça zekice olan bu inşaat yöntemi sayesinde, Ragusa Cumhuriyeti’nin komutanlarının yerleşkesi de bu hisarda bulunmuş, böylece komutanların devlete müdahale edememesi amaçlanmış ve başarılı da olunmuş.

Pile Kapısı’ndan yaklaşık 300 metre uzaklıkta olan hisara tırmanmak için önce West Harbour (Batı Limanı)’dan geçmeniz gerekiyor (Buraya Pile Körfezi de deniyor). Limanın bulunduğu bu güzel koy, günümüzde kanocuların kalkış yeri ve buradan kanoya binerek Lokrum Adası’na kadar gidebiliyorsunuz.

Hisara tırmanmak ise oldukça keyifli. Manzara eşliğinde yukarı çıktığınız için tırmandığınızı anlamıyorsunuz bile ama yukarı çıktığınızda karşılaştığınız manzara göz alıcı. Tüm Dubrovnik ve çevresi ayaklarınız altında ve burası şehri izlemek için en güzel noktalardan biri diyebiliriz.

West Harbour (Batı Limanı)

West Harbour’dan hareket eden kanolarla Lokrum Adası’na gidebilirsiniz.

Fort Lovrijenac’tan görüntüler

Fort Lovrijenac’tan Eski Şehir manzarası

Fort Lovrijenac’tan Eski Şehir’in ve Lokrum Adası’nın panoramik görüntüsü

Game of Thrones bilgisi: West Harbour ve Fort Lovrijenac, dizide defalarca kez kullanılan yerlerden iki tanesi. Bu yerleri en belirgin olarak şu bölümlerde görüyoruz:

Sezon 2 Bölüm 1 “The North Remembers”. Joffrey’in taç giyme töreni ve Cersei ile Petyr Baelish arasındaki konuşların geçtiği sahneler Fort Lovrijenac’ta çekilmiş.

Sezon 2 Bölüm 6 “The Old Gods and the New”. Myrcella’nın Dorne’a uğurlandığı ve Kral Joffrey, Kraliçe Cersei Lannister, Prens Tommen, Tyrion Lannister, Sansa Stark’ın bulunduğu yer West Harbour.

Sezon 3 Bölüm 1 “Valar Dohaeris”. Bronn ile Tyrion arasında geçen sahneler Fort Lovrijenac’ta, Sansa Stark ve Shae’in gemileri izlediği sahneler West Harbour’da çekilmiş.

Sezon 3 Bölüm 5 “Kissed by Fire”. Cersei Lannister ile Lord Petyr Baelish arasında geçen konuşmaların bulunduğu sahneler Fort Lovrijenac’ta çekilmiş.

Sezon 6 Bölüm 1 “The Red Woman”. Cersei Lannister’ın Myrcella’nın dönüşünü beklediği yer West Harbour.

 

Hisarın batısında bulunan Gradac Park’ta ise şu sahnelere yer verilmiş:

Sezon 4 Bölüm 2 “The Lion and the Rose”. Kral Joffrey’in zehirlendiği “Purple Wedding”, Gradac Park’ta çekilmiş.

Sezon 4 Bölüm 3 “Breaker of Chains”. “Purple Wedding”ten sonra Ser Dontos Hollard’ın yardımıyla kaçan Sansa Stark sahneleri üç noktada çekilmiş. Kaçış, Gradac Park’ta başlamış, Dubrovnik Eski Şehir’inin içinde devam etmiş ve Trsteno Arboretum’un sahilinde sona ermiş.

Yazımızın devamı olan “Lokrum Adası, Dubrovnik” için buraya tıklayınız…

4200total visits,30visits today

Bir Cevap Yazın