Hırvatistan Blog 3: Zagreb (Aşağı Şehir)

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

 

Önceki yazımız “Zagreb (Yukarı Şehir)” için buraya tıklayınız.

 

Hırvatistan Blog 3- Zagreb (Aşağı Şehir)

Aşağı Şehir (Donji grad)

Aşağı Şehir’in en dikkat çekici yeri Lenuci Horseshoe isimli alan. 19. yüzyılda Milan Lenuci tarafından tasarlanan bu yer, şekli nedeniyle “at nalı” olarak isimlendiriliyor. Birçok meydan, saray ve yeşil alanın toplamına verilen bu yer, aynı zamanda Green Horseshoe olarak da biliniyor.

Aşağı Şehir ve Lenuci Horseshoe’nun uydu görüntüsü

Lenuci Horseshoe’nun dışında kalan Nikola Tesla Teknik Müzesi’nde önemli bilimsel ve teknolojik gelişmeler konu alınıyor. Belgrad’daki Nikola Tesla Müzesi’nin aksine, bu müzede sadece Tesla’nın buluşları değil, birçok mucidin buluşlarından bahsediliyor.

 

Zrinjevac Parkı & Strossmayera Meydanı

Şehrin en çok sevilen parklarından biri olan Zrinjevac, şehrin ortasında huzur bulmak için ideal bir yer. Parkta bulunan çeşme, Zagreb’in ilk çeşmesi ve 1878 yılında yapılmış. Parkın yanında bulunan Arkeoloji Müzesi’nde ise 400 binden fazla parça sergileniyor.

Parkın içinden Strossmayera Meydanı’na yürürken karşılacağınız güzel bina ise Hırvatistan Bilim ve Sanat Akademisi (Hrvatska akademija znanosti i umjetnosti, HAZU). İçeride fotoğraf çekmek yasak ama içi dışından daha da güzel diyebiliriz. Akademinin yanında ise Modern Sanat Akademisi (Moderna galerija) bulunuyor.

Zrinjevac Parkı. Üstteki fotoğrafta sağda şehrin 1878 yılında yapılan ilk çeşmesi görülüyor.

Hırvatistan Bilim ve Sanat Akademisi (Hrvatska akademija znanosti i umjetnosti, HAZU)

 

Kralja Tomislava Meydanı ve çevresi

Meydanın en dikkat çekici yapısı olan Art Pavilion binasının ilginç bir hikayesi var. Bina ilk olarak 1896 yılında Budapeşte’de ortaya çıkartılmış ve binanın inşasında o dönemin en gelişmiş teknikleri kullanılmış. Sergi bittiği zaman bina parçalara ayrılıp trenlerle Zagreb’e taşınarak 1898 yılında günümüzdeki yerine taşınıp tekrardan birleştirilmiş. Yapı günümüzde önemli bir sanat galerisi olarak hizmet veriyor.

Meydana adını veren ve meydanın ortasında bulunan heykel, Hırvatistan’ın ilk kralı Tomislav’a ait. Tomislav, 925 yılında tüm Hırvatistan topraklarını tek çatı altında birleştirmiş. Heykel, 1892 yılında inşa edilen Merkez Tren İstasyonu’nun karşısında bulunuyor ve heykelin çevresi, kışın buz pateni pistine dönüştürülüyor.

Tren istasyonunun yan tarafından bulunan 1925 tarihli Hotel Esplanade’ın yapılış amacı ise, o dönemler İstanbulParis arasında çok popüler olan ve Zagreb’te durağı bulunan Orient Express treninin kalburüstü misafirlerini ağırlamakmış.

Art Pavilion Sanat Galerisi

 Kralja Tomislava Meydanı, Tomislav’ın heykeli ve 1892 tarihli tren istasyonu

Eskiden İstanbul-Paris arasında sefer yapan Orient Express yolcuları için yapılan Hotel Esplanade

 

Marka Marulića Meydanı ve çevresi

Hotel Esplanade’nin yanında bulunan Botanik Bahçesi, 10 binden fazla bitki türünü barındıran bir vaha. Halka açık olan bu vahada bağırmak, bisiklete binmek, bitkilere dokunmak gibi konularda katı yasaklar bulunuyor. Katı kuralların amacı, huzuru ve dinginliği sağlayıp şehrin ortasında bulunan bu güzel yeşil alanın “vaha” olarak hakkını vermek.

Meydanda bulunan muhteşem bina ise Hırvatistan Devlet Arşivi (Hrvatski državni arhiv). 1913 yılında kütüphane olarak kurulan bina, tüm ülkenin Art Nouveau mimarisindeki en güzel binası olarak biliniyor. Bu arşiv binasına gerçekten bakmaya doyamadık ve büyülendik diyebiliriz. Maalesef biz gittiğimizde bina kapalıydı ama internetten içinin de çok güzel olduğunu okuduk.

Botanik Bahçesi

Bölgede karşılaştığımız güzel bir bina 😊

Bakmaya doyamadığımız Hırvatistan Devlet Arşivi (Hrvatski državni arhiv) binası

Devlet Arşivi binasının detayları şahane. Dikkatli bakarsanız su giderlerinde bile işçilikler var.

 

Republike Hrvatske Meydanı ve çevresi

Devlet Arşivi’nden Republike Hrvatske (Hırvatistan Cumhuriyeti) Meydanı’na yürürken solda görülen ilk dikkat çekici bina, 1903 tarihli Etnografya Müzesi. Etnografya Müzesi’nin yan tarafındaki caddede bulunan 19. yüzyılda Neo-Rönesans mimarisinde inşa edilen görkemli saray ise Mimara. Mimara, dev bir sanat galerisi. Ante Topić Mimara isimli bir koleksiyoncunun, Antik Mısır ve Yunanistan’dan; Raphael, Velasquez, Rubens, Rembrandt gibi birçok ustadan topladığı eserler sergileniyor. Mimara’nın ayrıca cam koleksiyonu da oldukça meşhur.

Şimdi meydanı süsleyen olağanüstü güzellikteki Ulusal Tiyatro (Hrvatsko narodno kazalište) binasına gelebiliriz. 1895 yılında inşa edilen bu muhteşem yapı, Neo-Barok mimarisinde inşa edilmiş. Normalde bir bina için sarı renkli, yeşil çatılı deseler bize uyumsuz bir kombinasyonmuş gibi gelir ama bu bina bu iki rengi muhteşem mimarisiyle öyle güzel bir şekilde birleştirmiş ki büyüleniyorsunuz. Keşke bir etkinlik olsa da içeriyi görebilsek dedik. Tiyatronun girişinin karşısında bulunan 1912 yapımlı Zdenac života (Hayat Çeşmesi) isimli güzel eser Yukarı Şehir’de bahsettiğimiz Hırvatistan’ın en ünlü heykeltraşı olan Meštrović’e ait. Meštrović’in gençliğinde yaptığı bu çeşme, heykeltraşın en sevilen eserlerinden biri.

Ulusal Tiyatro, çepeçevre güzel parklarla ve binalarla dolu:

  • Binanın güney tarafında turistik olmayan ama mimarisiyle dikkat çeken bir spor okulu,
  • Batısında 1880 yılında inşa edilen ve bünyesinde saat, metal işleri, cam, seramik, tekstil sergileri bulunan Museum of Arts and Crafts (Muzej za umjetnost i obrt, Sanat ve El Sanatları Müzesi),
  • Kuzeyinde Zagreb Üniversitesi,
  • Doğusunda Hırvatistan Okul Müzesi (Hrvatski školski muzej) ve yanında Lüteryen Protestan Kilisesi (Evangelička Luteranska Crkvena Općina)

Museum of Arts and Crafts ile Ulusal Tiyatro arasında yer alan St. George Heykeli, Orta Çağ’dan beri bilinen popüler bir hikayenin heykelleştirilmiş hali. Bu hikayede St. George, bir ejderhayı öldürüyor ve iyi ile kötünün savaşını, Hristiyanlığın Paganizm üzerindeki zaferini temsil ediyor.

Zagreb Üniversitesi, 1669 yılında kurulmuş. Günümüzde üniversitenin girişinde bulunan yönetim binası, 19.yüzyılda inşa edilmiş ama üniversite bünyesine sonradan dahil edilmiş. Bu bina, önce hastane, sonra tütün fabrikası olarak kullanılmış. Binanın girişinde Meštrović’in annesinden ilham alarak hazırladığı Povijest Hrvata (Hırvatların Tarihi) isimli bir oturan kadın heykeli var. Bu heykel Hırvatlar tarafından vatanseverlik sembolü olarak kullanılıyor.

Etnografya Müzesi. Alttaki fotoğrafta solda görülen heykel St. George’a ait.

Mimara Müzesi

Muhteşem mimarisiyle Ulusal Tiyatro binası. Sağda Okul Müzesi görülüyor.

Ulusal Tiyatro

Ulusal Tiyatro’nun girişinin karşısında bulunan Meštrović’in en sevilen eserlerinden biri olan Zdenac života (Hayat Çeşmesi).

Museum of Arts and Crafts (Muzej za umjetnost i obrt, Sanat ve El Sanatları Müzesi)

Ulusal Tiyatro’nun güneyinde bulunan spor okulu da güzel mimarisiyle dikkatimizi çekmeyi başardı.

Okul Müzesi’nin yanında bulunan Lüteryen Protestan Kilisesi (Evangelička Luteranska Crkvena Općina)

 

Eski Şehir’in dışındaki Zagreb

Zagreb haritası

Şu ana kadar dikkat ettiyseniz, Zagreb’in ortasından Sava Nehri’nin geçmesine rağmen henüz bu nehirden hiç bahsetmedik. Çünkü geçmişte sık sık sel baskınlarına neden olduğu için Eski Şehir, Sava’nın biraz uzağına yerleştirilmiş. Slovenya’dan başlayan, Hırvatistan’dan geçip Sırbistan Belgrad’da Tuna Nehri ile birleşen Sava, Orta Avrupa’nın önemli nehirlerinden biri. Ancak Belgrad, Sava Nehri ile içiçe yaşarken Zagreb bu nehirden hâlâ biraz kopuk yaşıyor.

Yine de 35 hektar büyüklüğüyle Bundek Parkı, Sava kenarında yürüyüş ve spor yapmak için güzel bir alan. Ayrıca Sava’dan ayrılan kanallarla oluşturulan Jarun rekreasyon alanı da Zagreb’te vakit geçirmek için güzel yerlerden bir tanesi. Jarun, biraz Belgrad’taki Ada Ciganlija’ya benziyor (Ada Ciganlija da Sava Nehri’ndeydi). Oluşturulan sahil bandı, göller ve adalar çok sayıda kafeye, restorana, spor alanına ev sahipliği yapıyor. Sava’nın alüvyonları nedeniyle suyu biraz bulanık olan Jarun’un suyuna da girilebiliyor. Jarun’a gittiğinizde çevrede bisiklet süren, koşu yapan, sahile uzanan, yoga yapan çok sayıda insan görüyorsunuz.

Jarun’dan görüntüler. Jarun, şehir merkezinden 9 kilometre uzaklıkta bulunan, Sava Nehri’nin suyundan ve kanallardan/adalardan oluşan bir rekreasyon alanı. Burası Belgrad’da bulunan ve su kaynağı yine Sava Nehri olan Ada Ciganlija’ya benziyor, Ada Ciganlija yazımızı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

 

Eski Şehir’in dışında bulunan görülecek yerlerin arasında Maksimir Parkı bulunuyor. 316 hektar büyüklüğündeki bu dev park, aynı zamanda Zagreb’in en eski park alanı ve 1794 yılında kurulmuş. Parkta ayrıca göller ve hayvanat bahçesi de bulunuyor.

Mirogoj da görülecek ilginç yerler arasında ama bizim gitmeye vaktimiz olmadı. Zagreb’in merkez mezarlığı olan Mirogoj, bir açık hava sanat galerisi gibiymiş ve her dinden insanın mezarı bulunuyormuş. Süslü mezarların ve heykellerin bulunduğu mezarlık alanı anladığımız kadarıyla Atina’daki muhteşem Birinci Mezarlık’ı anımsatıyor (Güzelliği ile bizi şaşırtan Atina Birinci Mezarlık’ı okumak için buraya tıklayınız). Şehir merkezinin sadece üç kilometre kuzeyinde bulunuyor.

Zagreb, Medvednica Dağı’nın eteklerine kurulu bir şehir ve dağ, şehri kuzeyin soğuk rüzgarlarına siper oluyor. Dağın zirvesi 1035 metre ve bu bölgeye de Sljeme deniyor. Zagreb merkezden dağ eteklerinden ilerleyen “gıcık” bir yolla 10 kilometre kadar Medvednica Dağı’na tırmandığınızda Medvedgrad isimli bir kaleye geliyorsunuz. Kaleden 10 kilometre daha gittiğinizde Sljeme’ye ulaşıyorsunuz.

Biz Medvedgrad Kalesi’ne gittik ama güneş batmak üzere olduğundan Sljeme’ye yetişemedik. Her iki yer de Zagreb manzarasını tepeden izlemek için ideal yerler.

Medvedgrad, 13.yüzyılda Moğol-Tatar istilalarından korunmak için yapılan bir Orta Çağ kalesi. 2018 yazında gittiğimizde restorasyon nedeniyle kapalıydı ve kalenin eteklerinden manzara izlenemiyordu. Buraya kadar bu gıcık yoldan gelmişken manzara görmeden ayrılmayız dedik ve surlara tırmanan bir taş geçit bularak yukarı tırmanabildik. Böylece istediğimiz manzaraya kavuşmuş olduk 😊 Bu arada arabanızı kalenin 500 metre aşağısında bırakıp yukarı tırmanmanız gerekiyor bunu da belirtelim.

Medvedgrad Kalesi’nden Zagreb manzarası (Rakım, yaklaşık 600 metre)

Zagreb’in panoramik görünümü

Medvedgrad Kalesi

 Yazımızın devamı olan “Varaždin & Trakošćan” için buraya tıklayınız…

5059total visits,16visits today

Bir Cevap Yazın