Hırvatistan Blog 5 – Plitvice Gölleri Ulusal Parkı (Alt Göller)

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

 

Önceki yazımız “Varaždin & Trakošćan” için buraya tıklayınız.

 

Hırvatistan Blog 5 – Plitvice Gölleri Ulusal Parkı (Alt Göller)

Plitvice Gölleri Ulusal Parkı (Nacionalni park “Plitvička jezera”)

Plitvice Gölleri, Hırvatça ismiyle Plitvička jezera, turkuaz renkli gölleri ve şelaleleri ile Hırvatistan’ın hatta dünyanın en meşhur ulusal parklarından biri. Geçen her sene de popülaritesi artmaya devam ediyor. Hırvatistan’ın en büyük ve en eski ulusal parkı olan Plitvice, yaklaşık 30 bin hektar büyüklüğünde. Daha iyi anlamanız için, 30 bin hektar; 300 km2’ye, 300 bin dönüme denk geliyor. Bu dev arazi, 1949 yılında ulusal park ilan edilmiş. 1979 yılında ise UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girmiş.

Ulusal parkta 16 tane göl, çok sayıda küçük göl, 3 tane mağara, dev ormanlar ve sayısız şelale bulunuyor. Rakımı, güneyden kuzeye doğru azalıyor ve en kuzey noktası olan Korona Nehri, 369 metre ile en düşük rakıma sahip. Dolayısıyla su, güneyden kuzeye doğru akıyor. Ancak su akarken doğrudan bir nehri takip etmiyor. Önce göllerde birikiyor, sonra basamak basamak diğer göllere geçiyor. Bu basamaklar arasında ise şelaleler bulunuyor. Ulusal parkta tehlike altında olan çok sayıda bitki ve hayvan türü var. Hırvatlar bu durumun farkındalar ve ne mutlu ki bu türlerin tamamı ulusal park içinde güvendeler.

Son yıllarda süratle artan ziyaretçi sayısı nedeniyle Hırvatlar, ulusal parkı koruma altına almak ve ziyaretçi sayısını azaltmak için giriş fiyatlarını arttırmaya başlamışlar. Yılın hangi ayında gittiğinize bağlı olarak giriş fiyatları değişiyor ama yüksek sezonda fiyatlar dudak uçuklatıyor. Düzenli olarak her sene fiyat arttırımı yapılmasına rağmen ziyaretçi sayısı sürekli artmaya devam ediyor, bakalım fiyat-ziyaretçi dengesini ne zaman sağlayabilecekler. Ama Plitvice’nin bile tek başına ülke ekonomisine ciddi katkıları olduğunu düşünüyoruz. Çünkü buraya turist gelmiyor, resmen “yağıyor”.

Biz de bunu bildiğimiz için Zagreb’den çok erken saatte yola çıktık. Sabahın beş buçuğu olmasına rağmen yollar ve otobanlar yabancı plaka araçlarla doluydu. Hepsinin bir yerlere erkenden yetişmeye çalıştığı belliydi. Hırvatistan yazımızın başında da paylaştığımız gibi, Hırvatlar da Avrupalılar gibi trafik kurallarına oldukça saygılı bir halk. Kurallara olan bu saygının, beraberinde trafiğin seri akmasına da neden olduğunu deneyimledik. Bir konvoy içinde ilerlememize rağmen, süratimiz neredeyse hiçbir zaman yavaşlamadı, hatta bir ara baktığımızda hızımız 135 kilometreye çıkmıştı! Her yerimiz araba dolu olduğundan hızımızı yavaşlatmamız ya da arttırmamız mümkün de değildi. Bizde olsa birileri uyanıklık yapıp trafiği karıştıracağı için hız mutlaka yavaşlar, insanlar varacakları yere çok daha geç ulaşır. Dolayısıyla trafik kurallarına olan saygı, rahat ve hızlı akan bir trafik için de önemli bir faktör, bunu da görmüş olduk. Ama Hırvatistan, harika manzaralara sahip olan bir ülke. Dolayısıyla özellikle otoban dışı yollarda bazılarının manzara izlemek için biraz daha yavaş gittiğini görüyorsunuz. Bu aracın arkasında bir sürü araç birikse bile kimse yavaş giden araca korna çalıp taciz etmiyor. Herkes bu aracı usul usul solluyor ya da yol sollamaya uygun değilse, onla beraber yavaş yavaş gitmeye devam ediyorlar.

Plitvice her yere uzak olan bir ulusal park. Ülkenin Kvarner bölgesinde, Bosna-Hersek sınırına yakın olan bu yer; Zagreb’e 134 kilometre, Rijeka’ya 174 kilometre, Zadar’a 136 kilometre, Šibenik’e 192 kilometre, Split’e 261 kilometre, Dubrovnik’e ise 450 kilometre uzaklıkta. Dolayısıyla Hırvatistan’ın tüm popüler şehirlerine oldukça uzak olan bir yer. Bu nedenle bazıları bizim gibi gün ağarmadan kalkıp bu mesafeleri kat ederlerken, bazıları da Plitvice bölgesindeki konaklama yerlerinde kalmayı tercih ediyorlar.

Plitvice’nin haritadaki konumu

Gün ağarmadan kalkıp yola çıkmaktan bahsediyoruz. Çünkü ulusal parkın resmi web sitesine girdiğimizde bir ön uyarı ile karşılaştık. “Ulusal park aşırı yoğun, bu nedenle girişinizi saat 10-15 arasında yapmaktan kaçının”. Bu saatler arasında yüzlerce tur aracı binlerce turisti ulusal parka getiriyor ve ortalık iyice karışıyor. Bu nedenle Plitvice’yi bireysel olarak ziyaret edecekseniz, çok erken ya da çok geç gelmenizi tavsiye ederiz. Ayrıca içeriye 16:00’dan sonra girerseniz giriş ücretleri biraz daha düşük oluyor, bunu da önemli bir bilgi olarak belirtelim.

Biz “Erken varalım, işimizi erken bitirelim” kafasında hareket ederek navigasyonumuzda ikinci girişi işaretledik. Sabah 8 gibi ikinci girişe yaklaştığımızda trafiğin durduğunu ve bir anormallik olduğunu sezinledik. Herkes araçlarından inip neden trafiğin durduğunu anlamaya çalışıyordu ve bize, biraz ileride oldukça kötü bir trafik kazası olduğu, yolun iki saat boyunca kapalı kalacağı söylendi (Sonradan aracın pertinin çıktığını gördük ve o araçtan canlı birinin çıkacağına pek ihtimal vermedik. Sonraki günlerde haberlerde Plitvice’deki trafik kazasını arattırdık ama bir bilgi bulamadık. Umarız kazaya karışanların sağlık durumu iyidir). Biz de yönümüzü birinci girişe çevirdik, saat 8 buçuk olmuştu ve daha o saatte otopark doluydu. Girişe gittiğimizde ise dehşete düştük çünkü kaza nedeniyle kapanan ikinci girişin etkisiyle herkes birinci girişe yüklenmişti ve gişenin önünde muhtemelen 1000 kişi vardı!

Birinci girişte sıra beklemek inanılmaz sıkıcıydı.

“İçeri girmeli miyiz. Bu kadar beklemeye değer mi. Bu ne kalabalık. Bu kadar giriş ücreti verip rezillik çekiyoruz” tarzında sorular kafalarımızda dönerken sıra nihayetinde bize geldi ama bu esnada tam iki saat geçti! Uykusuzluktan ve beklemekten sinir küpüne dönmüştük ama içeri girdikten sonra gördüklerimiz bize herşeyi unutturdu…

Şimdi burada durup uyarılarımızı yapmak istiyoruz. Çünkü Plitvice’ye gitmeye karar vermeden önce bazı şeyleri bilmeniz gerekiyor.

 

Plitvice hakkında uyarılar:

  • Öncelikle Plitvice’de suya girmek yasak. Yanınızda boşu boşuna mayo götürmeyin. İnsan turkuaz rengi suları gördükçe içi gidiyor ama hiç şansınız yok, denemeyin bile 😊 (Krka Ulusal Parkı’nda ise serbest, o yazımızı okumak için buraya tıklayabilirsiniz).
  • Kesinlikle ama kesinlikle rahat kıyafetler, çok rahat bir spor ayakkabısı giyin. Doğa yürüyüşü yapacaksınız, Nişantaşı sokaklarında gezmeyeceksiniz 😊
  • Yazın gidiyorsanız sıra beklemeye hazırlıklı olun,
  • Kalabalıktan bir nebze kaçabilmeniz için ulusal parka mümkün olduğunca erken ya da geç saatlerde gelmeye özen gösterin. 16:00’dan sonra gelirseniz giriş ücreti biraz daha az oluyor ama çok gecikmeyin çünkü park alanı oldukça geniş, zamanınızı yettiremeyebilirsiniz,
  • Arabayla gelirseniz iki girişte de otoparklar mevcut. Otopark haricinde sağda solda arabanızı park edebileceğiniz bir yer yok ve o da ücretli, hem de saat başı ücret kesiliyor!
  • “Giriş ücreti için bir sürü para isteniyor, bir de otoparktan ücret alınıyor, gezilecek arazi de geniş, artık bir harita verirler” diyorsunuz, yanılıyorsunuz. Haritayı bile 20 Kuna (Yaklaşık 3 Euro)’ya satıyorlar. Artık bu kadarı da fazla bizce ve fırsatçılık diye düşünüyoruz. Bu nedenle ulusal parka gelmeden önce haritasını incelemeniz, gezeceğiniz rotayı belirlemeniz gerekiyor,
  • Neyse ki ulusal park yönetimi başarılı bir web sitesi düzenlemiş ve girişe bilgilendirme panoları koymuş,

np-plitvicka-jezera.hr/en/ sitesinden her türlü detaya ulaşabilirsiniz.

  • Gezeceğiniz rota giriş ücretini değiştirmiyor,
  • Aldığınız giriş biletlerini kesinlikle atmayın. Çünkü ulusal park içinde sefer yapan feribotlar ve otobüslerde bilet kontrolü oluyor, ödediğiniz ücrete bu hizmetler dahil,
  • Yine yazın gidiyorsanız, kalabalık nedeniyle çok zaman kaybedeceğiniz için o güne Plitvice’den başka bir yere program yapmayın, ulusal parkın yakınlarında kalmıyorsanız tüm gününüz gidecektir,
  • Hava durumunu kontrol edin. Hava güneşliyse genelde ağaçların altından yürüyeceğiniz için şapka takıp takmamak size kalmış ama yağmurluysa tedbirli olun,
  • Plitvice’de medeniyete dair çok az şey var. Bu nedenle gün içinde ihtiyacınız olabilecek şeyleri yanınızda götürün, orada bulamazsınız,
  • Bu çok önemli! Ulusal park içinde kasıtlı olarak çöp kutusu bulundurulmuyor. Herkesin çöp poşetini yanında taşıması bekleniyor. Biz gittiğimizde ulusal parkın içinde onbinlerce insan vardı ama bir dal çöp bile yoktu! (Aynı biz değil mi)
  • Ulusal park içinde girişler hariç üç yerde tesis gördük. Haritada bu yerler St1, P3, P1 olarak işaretli (Bu yerlerin anlamını aşağıda açıkladık). Çöp kutusu, tuvalet, büfe gibi şeyler sadece bu noktalarda bulunuyor. Dolayısıyla ihtiyaçlarınızı ona göre düzenlemelisiniz,
  • Yemeğinizi, suyunuzu yanınızda götürün. Ülke zaten pahalı ama ulusal park sınırları içinde daha da pahalı. Ama çöp poşeti de götürün, çöpünüzü St1, P3, P1 noktalarında atabilirsiniz,
  • Ulusal park içinde çoğu zaman ahşap iskeleler üzerinde yürüyeceksiniz. Düşmemeye özen gösterin,
  • Bebek arabasıyla giriş yasak değil ama iniş çıkış bol olduğundan getirmemeniz tavsiye ediliyor. Biz aralarda bebek arabasıyla gezenleri gördük, kendilerini de takdir ettik 😊
  • İçeri köpek sokmak yasak değil ama tasma hep bağlı olmak zorunda,
  • Ulusal park içinde yüksek sesle konuşmak, bağırmak yasak,
  • Kamp kurmak, ateş yakmak yasak,
  • Bitkilere dokunmak yasak,
  • Balık tutmak, hatta balık beslemek de yasak,
  • Drone da yasak,
  • Anlayacağınız siz ortamda “nötr” olacaksınız. Siz sadece izleyicisiniz ve ulusal parkın hassas ekolojik dengeleri nedeniyle de nötr olmanız gerekiyor.

 

Plitvice’de bulunan gezme rotaları:

Eğer bizden önce ulusal park haritalarını incelediyseniz çok sayıda gezme rotası göreceksiniz ve biraz kafanız karışacak. Ama hiç merak etmeyin biz bu rotaları gayet sade bir biçimde size anlatacağız 😊

  • Plitvice’nin iki tane giriş noktası var: Entrance 1 & Entrance 2
  • Entrance 1’dan katılabileceğiniz programlar: A, B, C, K
  • Entrance 2’dan katılabileceğiniz programlar: E, F, G, K
  • Aslında hangi kapıdan giriş yaptığınızın çok bir önemi yok. Tüm programlar ulusal park içinde geziyor ama turun kapsamı değişiyor.
  • Hangi programa katılırsanız katılın giriş ücreti değişmiyor.
  • Ulusal park içindeki patikaları takip ederken bu harfleri sık sık göreceksiniz ve yönlendirme tabelaları oldukça başarılı.

 

  • Entrance 1’dan giriş yaparsanız A küçük tur, B orta tur, C büyük tur olarak düşünebilirsiniz.
  • Bu durumda Entrance 2’dan giriş yaparsanız E küçük tur, F orta tur, G büyük tur oluyor.
  • Harf ilerledikçe bir sonraki tur, bir önceki turu kapsıyor.
  • K turuna sonra değineceğiz.
  • Örneğin B turuna katıldıysanız A’yı da yapmış oluyorsunuz ama C turuna katıldıysanız hem A hem de B turunu yapıyorsunuz (Aynı şekilde F, E’yi; G ise hem E’yi hem de F’yi kapsıyor).

 

  • Entrance 1 programları, sizi saatin ters yönünde gezdiriyor. Entrance 2 programları ise sizi saat yönünde gezdiriyor. Böylece kalabalığın eşit bir şekilde dağıtılması amaçlanıyor.

 

Plitvice Ulusal Parkı’nın giriş noktaları:

Entrance 1 (Giriş 1)

Entrance 2 (Giriş 2)

İşin mantığını anladıysanız şimdi haritaya geçebilirsiniz:

Önemli not: Haritada görülen numaralandırmayı C programına göre yaptık! Tüm ulusal parkı görmek istiyorsanız, ya bu programa ya da bu programın ikinci girişteki muadili olan G programına katılmanızı tavsiye ediyoruz.

Haritanın açıklaması:

  • Sarı yıldızlar birinci ve ikinci girişlerin yerini gösteriyor.
  • Numaralar, görülecek yerlerin yoğun olduğu yerleri gösteriyor.
  • St’ler, Station yani otobüs duraklarının bulunduğu yerleri belirtiyor (Bu kısaltmaları biz yapmadık, Plitvice yönetiminin kendi kısaltmaları).
  • P’ler Pier yani feribot iskelelerinin yerlerini belirtiyor.
  • Sarı yıldızla işaretli olan ikinci girişin üstü Lower Lakes (Alt Göller), altı Upper Lakes (Üst Göller) olarak isimlendiriliyor.
  • Biz numaraları C programının sırasına göre yaptık. Bu durumda siz başka bir programa katılırsanız bu numaraları görme sıralamanız değişecektir.

Birinci giriş programları:

  • A programında 1-2-3-4’ü görüp birince girişe geri dönersiniz. Feribot ya da otobüs kullanmazsınız (Kısmi Alt Göller turu). Patika uzunluğu 3500 metre, ortalama gezme süresi 2-3 saat.
  • B programında 4’ten sonra P3 iskelesinden P1’e geçip, St2’den otobüse binip birinci girişe geri dönersiniz (Alt Göller turu). Uzunluk 4000 metre, süre 3-4 saat.
  • C programında hepsini görüp birinci girişe geri dönersiniz. Bunu yaparken P3 iskelesinden feribot ilk olarak P1 iskelesine yanaşır, B programına katılanlar feribottan inerler ama siz inmez, P2’ye geçersiniz. 5-6-7 numaralı yerleri gördükten sonra St3’ten otobüse biner, St2’de otobüsten inmez, St1’de inersiniz (Hem Alt hem de Üst Göller turu). Uzunluk 8000 metre, 4-5 saat.

İkinci giriş programları:

  • E programında P1’den P2’ye geçersiniz, 5-6-7’yi gördükten sonra St3’^te otobüse inip St2’de inersiniz (Üst Göller turu). Uzunluk 5100 metre, süre 2-3 saat.
  • F programı biz gittiğimizde kapalıydı.
  • G programında C programında yaptıklarınızı tersten yapıp ikince girişe geri dönersiniz. Uzunluk 8900 metre, süre 4-6 saat.

Bir de K programı var. K programında C ve G’de ne görüyorsanız hepsini görürsünüz. Ama ne feribot ne de otobüs kullanırsınız. Patika uzunluğu 18300 metre, süre 6-8 saat.

Patika boyunca ilerlerken tek yapmanız gereken katıldığınız programın harfini takip etmek olacak. Başta biraz karmaşık gibi görünse de aslında herşey çok basit.

Sizden mutlaka C ya da G programına katılmanızı tavsiye ediyoruz. Böylece hem ulusal parkın tamamını göreceksiniz hem de feribotlar/otobüsler sayesinde aşırı yorulmadan turunuzu tamamlayabileceksiniz. Tabii tercih sizin, adamlar diğer programları da boşuna koymamışlar değil mi 😊

Programların detaylarına şu sitelerden ulaşabilirsiniz:

np-pj.maps.arcgis.com/apps/MapJournal/index.html?appid=0bbaf79346754938a745892bba978771

np-plitvicka-jezera.hr/en/plan-your-visit/activities/lake-tour-programmes/

İsteyenler için ulusal park içindeki harita:

 

Plitvice turumuz başlasın!

Kendi haritamıza geri dönelim ve numaraların adlarını açıklayıp fotoğrafları C programının sırasına göre paylaşmaya başlayalım:

Plitvice haritası

  1. Viewpoint & Novakovića brod Gölü
  2. Veliki slap (Büyük şelale)
  3. Kaluđerovac Gölü, Cave Šupljara, Gavanovac Gölü, Slapovi Milke Trnine (Milka Trnina Şelaleleri)
  4. Milanovac Gölü, Milanovački Şelelesi, Pier 3 (P3)
  5. Kozjak Gölü, Pier 1 & 2 (P1, P2), Burgeti
  6. Gradinsko jezero Gölü, Prštavci & Galovački buk şelaleleri
  7. Galovac Gölü, Malo jezero – Veliko jezero – Batinovac Gölleri, Otobüs durakları (St3, St2, St1), Viewpoint – Velike kaskade

 

1. Viewpoint & Novakovića brod Gölü

Viewpoint

Birinci girişten ulusal parka girdikten sonra tüm programlar (A, B, C, K) sizi önce Viewpoint (Seyir noktası)’e götürüyor. Karşılaşılan manzara ise olağanüstü: Veliki slap (Büyük şelale) ve çevresi. Hırvatistan’ın en büyük şelalesi olan Veliki slap, 78 metre yüksekliğinde ve buradan akan sular Korona Nehri’ne karışıyor.

Plitvice Ulusal Parkı’na girdiğinizde karşılaştığınız ilk manzara olağanüstü! Hırvatistan’ın en büyük şelalesi olan 78 metre yüksekliğindeki Veliki slap (Büyük şelale) ve 25 metre yüksekliğindeki Sastavci şelalesi.

Kaluđerovac Gölü

Seyir noktasından bir video:

 

Novakovića brod Gölü

Gölün rakımı 504 metre, gölün büyüklüğü 3 dönüm, ortalama derinliği 4 buçuk metre

Seyir noktasının bulunduğu tepeden indiğinizde Novakovića brod ile Kaluđerovac gölleri arasında bulunan bir patikadan geçiyorsunuz. Çevrenizdeki doğa, su, balıklar, renkler, bitkiler… herşey o kadar güzel ki iki saat sıra beklediğimizi ve çevremizdeki insan kalabalığını unutuyoruz, artık kendimizi ulusal parkın büyüsüne kaptırıyoruz.

Novakovića brod ile Kaluđerovac gölleri arasındaki patika

Patikada yürürken doğa karşısında büyüleniyoruz, renkler ise harika ve çevremizde cam gibi suyun içinde balıklar cirit atıyor.

Novakovića brod Gölü’nden Veliki slap’a devam ederken. Patika üzerindeki kalabalığa dikkat edin.

Veliki slap’a gelmeden hemen önce Sastavci şelalesinin üzerinden geçerken…

 

2. Veliki slap (Büyük Şelale)

Hırvatistan’ın 78 metre yüksekliğiyle en büyük şelalesi Veliki slap

 

3. Kaluđerovac Gölü, Šupljara Mağarası, Gavanovac Gölü, Slapovi Milke Trnine (Milka Trnina Şelaleleri)

Kaluđerovac Gölü

Gölün rakımı 508 metre, gölün büyüklüğü 20 dönüm, ortalama derinliği 14 metre

Kaluđerovac Gölü ve bizimkile arkadaşlık kuran bir yusufçuk 😊

Kaluđerovac Gölü’nden bir video:

 

Šupljara Mağarası

İçi boş olan bu mağaranın içinden merdivenler geçiyor ve A programına katılanlar bu merdivenlerden yukarı çıkıp birince girişe geri dönüyorlar. Yürümenizi engelleyecek herhangi bir sağlık sorununuz yoksa bu noktadan geri dönmek büyük hata 😊

Šupljara Mağarası. A programına katılanlar, mağaranın içinden geçen merdivenlerden yukarı çıkıp birinci girişe geri dönüyorlar.

Gavanovac Gölü

Gölün rakımı 518 metre, gölün büyüklüğü 9 dönüm, ortalama derinliği 10 metre

Gavanovac Gölü

 

Slapovi Milke Trnine (Milka Trnina Şelaleleri)

Hırvat bir opera sanatçısının ismini alan bu ufak şelaleler, Milanovac Gölü’nden gelen suları Gavanovac Gölü’ne aktarıyor.

Not: Milka çikolatalarının adının Milch (Süt) ve Kakao kelimelerinden geldiği söylense de bazıları bu ismin, sanatçıdan geldiğini iddia ediyormuş. Çünkü çikolata yapımcısı aynı zamanda Milka Trnina’nın büyük bir hayranıymış.

Milka Trnina Şelaleleri

 

4. Milanovac Gölü, Milanovački Şelalesi, Pier 3 (P3)

Milanovac Gölü & Milanovački Şelalesi

Gölün rakımı 524 metre, gölün büyüklüğü 30 dönüm, ortalama derinliği 18 metre

Milanovac Gölü’nin sonunda bulunan Milanovački Şelalesi, 10 metre yüksekliğe sahip. Böylece Lower Lakes (Alt Göller) kısmının da sonuna gelmiş bulunuyoruz.

 

Pier 3 (P3)

Kozjak Gölü’nün kuzey ucunda bulunan Pier 3 iskelesi (Haritada P3 ile işaretli), oldukça güzel bir ovaya kurulu. B ve C programlarına katılanlar bu iskeleden tekneye binip gölün öbür ucuna gidiyorlar, K programına katılanlar ise yollarına yayan devam ediyorlar. Normalde tekneler yarım saatte bir hareket ediyor ama biz gittiğimizde kalabalık öylesine çoktu ki bu tarifeye uyulmuyordu. Üstüne bir saat burada tekneye binmeyi bekledik. Bu arada giriş biletinizi atmamanızı söylemiştik, ödediğiniz ücrete bu tekneler dahil ve tekneye girişte bilet kontrolü yapılıyor.

Ulusal parka girdiğimizden bu yana ilk defa çöp kutusu ve tuvaletle karşılaştık. İlginç olan bu ya, bu noktaya kadar kilometrelerce yürüdük ve ortamda onbinlerce insan olmasına rağmen ortalıkta bir tane bile çöp yoktu! Herkes çöpünü yanında taşımak konusunda oldukça duyarlıydı! Aynı biz değil mi (!).

İlk defa tuvaletle karşılaşan binlerce insan tabii ki buralara koştu 😊 Kadınlar tuvaletinin önünde oluşan uzun kuyruk nedeniyle, kadınların bir kısmı erkekler tuvaletini “Artık tuvaletiniz unisex oldu” deyip istila ettiler 😊 Neyse ki pisuvarları bize bıraktılar sağolsunlar 😊 Böylece Helsinki’deki garip umumi tuvalet anılarımdan sonra ilk defa garip bir tuvalet vakası daha yaşamış oldum 😊 (Bkz. Helsinki)

Pier 3 (P3), güzel bir ova üzerine kurulu

Yazımızın devamı olan “Plitvice Gölleri Ulusal Parkı (Üst Göller)” için buraya tıklayınız…

687total visits,71visits today

Bir Cevap Yazın