Hırvatistan Blog 7: Nin & Pag

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

 

Önceki yazımız “Plitvice Gölleri Ulusal Parkı (Üst Göller)” için buraya tıklayınız.

Hırvatistan Blog 7: Nin & Pag

Dalmaçya

Hırvatistan’ın Adriyatik kıyılarının büyük bir kısmını oluşturan Dalmaçya; sayısız adaya, turistik beldeye, kumsala, tarihi yerlere, doğal güzelliklere sahip ve bu nedenle kendisine her yıl milyonlarca turist çekiyor.

Hırvatistan yazımızın en başında ülkeyi beş ana grupta inceleyebileceğimizi söylemiştik ve Dalmaçya da bunlardan biriydi. Dalmaçya da yönetimsel olarak dört bölgeye ayrılıyor: Zadar Bölgesi, Šibenik-Knin Bölgesi, Split-Dalmaçya Bölgesi, Dubrovnik-Neretva Bölgesi. Zadar Bölgesi’nden başlayarak sırayla güneye doğru ineceğiz.

Dalmaçya’nın dört bölgesi: Zadar, Šibenik-Knin, Split-Dalmaçya, Dubrovnik-Neretva.

Zadar Bölgesi

Zadar Bölgesi

Zadar Bölgesi’nde tek bir günümüz vardı. Ama iki gün ayırsaydık daha iyi olurdu. Bir önceki başlık olan Lika Bölgesi’ni de dahil ederseniz gün sayısını daha da arttırabilirsiniz.

Paklenica ve Velebit Ulusal Parkları, Zadar’a yakın olan iki doğal alan. İkisindeki yürüyüş rotalarının Plitvice’den daha zorlu olduğunu duyduk. Özellikle dağ yürüyüşü meraklıları bu iki ulusal parkı araştırabilirler.

Zadar’dan arabayla ulaşabileceğiniz turistik beldeler Nin, Zaton, Vir, Pag, Novigrad, Biograd ve Knin. Knin’de bulunan 10.yüzyılda inşa edilen hisar, Avrupa’nın en büyük ikinci hisarı olarak biliniyor. Vrana Gölü ve yakınlarında bulunan Dražica Beach de ilginizi çekebilir.

Zadar merkezden teknelerle kolaylıkla ulaşabileceğiniz yerler ise Ugljan-Pašman Adaları, Dugi Otok Adası’nda bulunan Sakarun Beach ve Telašćica Doğa Parkı, Iž Adası, Kornati Ulusal Parkı. Fazladan bir günümüz daha olsaydı kesinlikle Telašćica ve Kornati’ye de giderdik. Hatta üçüncü günümüz olsaydı Ugljan Adası’na gidip bisiklet kiralardık. Sakarun Beach de çok güzelmiş ama yüksek sezonda gittiğimizden ve aşırı turist yoğunluğundan muhtemelen hiç uğramazdık.

Biz arabayla kolaylıkla ulaşabileceğimiz olan Nin ve Pag’ı tercih ettik, oradan da Zadar merkezi ziyaret ettik.

 

Nin

Zadar merkezden 17 kilometre uzaklıkta bulunan Nin, Roma zamanında önemli bir limanmış. Bu yerleşim yeri tarihi boyunca çok kez yıkılıp baştan kurulmuş. Son yıkılışı 1646 yılında olmuş. Osmanlılar Nin kapılarına dayandığında olmuş ve Venedikliler Zadar’ı kurtarmak için Nin’i gözden çıkarmak zorunda kalmışlar ama bu tarih Nin için aynı zamanda yeniden doğuş tarihi olmuş.

Nin, 9-19. yüzyıllar arasında Hırvatistan için önemli bir piskoposluk merkezi de olmuş. Birçok yönetici, dük ve din adamı da Nin’de yaşamış. Bunların arasında en bilineni ise Varaždin’de bahsettiğimiz Grgur Ninski. Papa’ya başkaldıran ve Hırvat kültürünü ön plana çıkartan Grgur Ninski’nin ülkenin her yerinde heykelleri var ve Hırvatlar tarafından oldukça saygı gören bir karakter.

Nin, lagüne kurulu bir yerleşim yeri (Lagün: Denizden kıyı kordonu ile ayrılan göl). Gölün ortasında bulunan ufak ada, Nin’in şehir merkezini oluşturuyor. Lagünün kendisi ise harika bir kumsala ev sahipliği yapıyor.

Nin’in uydu görüntüsü (Bing maps). Yerleşim merkezi, lagünün içindeki bir adaya kurulu ve çevresinde harika kumsallar yer alıyor.

Biz gittiğimizde Nin, 2017 yılında yaşadığı sel felaketinin yaralarını sarmaya çalışıyordu. Bu görüntü de selden sonra çekilmiş.

Nin’den görüntüler

Nin’de bulunan Sveti Anselma Kilisesi (12.yüzyıl)

Ninska Laguna ve Kraljičina, Nin yakınlarında bulunan iki lagün kumsalı. Biz Ninska Laguna’yı tercih ettik. Kumsalın her iki tarafında da suya girebiliyorsunuz. Yalnız sığ deniz sevmeyenler Nin’in denizinden çok hoşlanmayabilirler çünkü ne kadar giderseniz gidin derinleşmiyor 😊 Üstteki fotoğraf Nin yönüne bakıyor, alttaki fotoğrafta ise karşıda silüet şeklinde Paklenica Ulusal Parkı görülüyor.

 

Pag

Pag, hem adanın hem de adanın en büyük yerleşiminin adı. Pag Adası ise dört şeyi ile meşhur: Koyunu, peyniri, tuzu ve Zrće Festival Beach’i ile. Zrće’ye hiç yanaşmadık, “Sin city” olarak anılan yer milletin içip dağıttığı, gece eğlendiği bir mekan. Yorumlarına baktığımızda gidenler ya bayılmışlar ya da nefret etmişler. Biz de muhtemelen nefret edecek tayfadan olacağımız için uzak kalalım dedik 😊 Siz de bizim gibi düşünüyorsanız Ručica Beach’i kontrol etmenizi öneririz.

Pag Adası oldukça ilginç bir yüzey yapısına sahip. Çevredeki tüm yerleşim yerleri yemyeşilken, Pag Adası’nda hiç yeşillik yok! Zadar’dan çıktığınızda çam ağaçları arasında seyahat ederken, Pag’a yaklaştıkça ağaçlar kademeli olarak azalmaya başlıyor ve Pag’a geldiğiniz anda ise ağaç varlığı bıçak gibi kesiliyor. Bunun nedenini öğrenemedik ama aşırı kayalık yüzey yapısından kaynaklı olduğunu düşünüyoruz. Pag Adası’nın çevresindeki deniz ise yine ilginç bir şekilde çevresinden farklı olarak daha tuzlu. Hırvatlar da bunun farkında, bu nedenle adanın tuzu meşhur.

Ancak ağaç varlığının yağmur için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha canlı olarak gördük. Zadar’dan ayrılırken hava bulutluydu, sadece 50 kilometre ilerideki Pag’da ise hava güneşliydi. Dönüşe geçtiğimizde Pag’ta sıcaktan resmen “pişmiştik” ve hava hâlâ güneşliydi. Zadar’a yaklaşırken ağaçlar başladığında yağmur da başladı, beraberinde sıcaklık da 15 derece düştü! Bu nedenle çorak, sıcak ve kuru Pag’a çok bayıldığımızı söyleyemeyeceğiz 😊 Ama ilginç bir ada, farklı bir deneyim oldu.

Pag Adası’nın uydu görüntüsü bile çevresinden oldukça farklı. Bazıları bu nedenle Pag’ı “ayın yüzeyine” benzetiyor.

Pag Adası’nın girişi

Zadar’dan Pag şehri 51 kilometre ve ada, anakaraya Paški Köprüsü ile bağlı. Köprü ve çevresinin manzarası harikaydı ve yoldan her geçen burada durup fotoğraf çekiyordu.

Paški Köprüsü ve çevresindeki manzara. Alttaki fotoğrafta karşıda Velebit Ulusal Parkı görülüyor.

Paški Köprüsü’nün yakınlarından panoramik bir görüntü

Pag şehrinden görüntüler

Eski Şehir’in merkezindeki Sveti Marije Kilisesi

Skrivanat Kulesi (15. yüzyıl)

Pag’ın merkezinde bulunan Prosika Plajı

Yazımızın devamı olan “Zadar” için buraya tıklayınız…

5978total visits,14visits today

Bir Cevap Yazın