Hırvatistan Blog 8: Zadar

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

 

Önceki yazımız “Nin & Pag” için buraya tıklayınız.

 

Hırvatistan Blog 8 – Zadar

Zadar

Ülkemizde Hırvatistan’la ilgili daha çok Dubrovnik, Zagreb gibi yerleşim yerleri bilinir ve diğer yerlerin daha az turistik olduğu düşünülür. Ama tüm Hırvat yerleşim yerleri gibi Zadar’da da aşırı sayıda turistle karşılaştık ve karşılaştığımız bu kalabalık bizi hayrete düşürdü. İşin ilginç yanı bu kalabalığın içinde tek bir Türk bile göremedik. Normalde her yerde Türklerle karşılaşırız ama Dubrovnik ve Zagreb haricinde Hırvatistan’ın hiçbir yerinde Türk görmedik ve Hırvatların da Türkiye ile ilgili çok fazla bilgisi yoktu. Bunun gerçek nedeni hem ülkemizde gerçekleşen ekonomik krizdi hem de Dubrovnik hariç Hırvatistan’ın tarafımızdan fazla bilinmemesiydi ve biz de döviz krizinden önce biletlerimizi ayarlamasaydık bu güzel ülkeyi görmekten mahrum kalacaktık.

Zadar, tarihi MÖ 4.yüzyıla dayanan bir kent. Bu kente Slavlar MS 6. yüzyılda yerleşmeye başlamışlar. Roma, Bizans, Venedik ve Avusturya hakimiyeti altında bulunan şehirde tüm bu uygarlıklardan izler kalmış. Hırvatlar da bu izleri çok iyi koruyup günümüze getirmişler.

Merkezini gezmeye başlamadan önce Zadar’ı aşağıdaki haritada belirtilen seyir noktasından izledik. Bu noktada herhangi bir tesis yok, yol kenarı bir yer ama şehir manzarasını izleyebileceğiniz en iyi nokta.

Zadar ve Ugljan Adası

Zadar’ın panoramik görüntüsü

Zadar’ın merkezi ise oldukça ufak. Tüm Hırvat yerleşim yerlerinde olduğu gibi burada da şehir merkezini “Eski Şehir” oluşturuyor. Yarımada şeklindeki Eski Şehir, anakaraya parklarla ve bir tane köprüyle bağlı.

  1. Köprü & Surlar (Kahverengi çizgi surları gösteriyor)
  2. Narodni Meydanı
  3. Trg 5 bunara (Beş Çeşmeler Meydanı)
  4. Parklar
  5. Foša Körfezi
  6. Riva (Mavi çizgi sahil bandını gösteriyor)
  7. Güneşi selamlayalım 😊
  8. Trg 3 bunara (Üç Çeşmeler Meydanı)
  9. Morska vrata (Deniz Kapısı)
  10. Forum

 

  1. Köprü & Surlar

Tek köprü olan Gradski most (Şehir Köprüsü)’tan Eski Şehir’e yaklaşırken uzun bir sur karşılıyor sizi. Surları geliştirenler Venedikliler, geliştirilmesine vesile olanlar ise Osmanlılar olmuş. Osmanlılar, Zadar’a yaklaştıkça Venedikliler şehre daha fazla savunma sistemi eklemişler ve böylece Zadar, Venediklilerin inşa ettiği en gelişmiş sur sistemlerinden birine sahip olmuş. Bu nedenle Osmanlılar, Zadar kapılarına dayansa da hiçbir zaman ele geçirememişler.

Günümüzde gördüğümüz sur sistemi ise geçmiştekinin çok daha zayıfı çünkü zamanla bu sur sisteminde “Artık gerek yok” denilerek eksiltmeler yapılmaya başlanmış. Yapılan eksiltmeler sonucunda geriye dört tane kapı kalmış. Bu giriş kapılarından birisi köprünün sonunda bulunuyor ve içeri girdiğimizde kendimizi bir Orta Çağ setinde ya da bir Game of Thrones sahnesinde hissettik ama dizinin herhangi bir sahnesinin Zadar’da çekilmediğini öğrendiğimizde şaşırdık. Hatta Zadar, Game of Thrones turizminden nasibini almayan tek Dalmaçya kenti. İhtiyaçları da yok zaten, buna rağmen her yer turist kaynıyordu 😊

Surun üstünde kaldırımıyla, ağaçlarıyla bir yolun daha olduğunu farkettiğimizde yine şaşırdık. Çünkü uzaktan, hatta kapıdan geçerken bu sur çok darmış gibi görünüyordu ama öyle değildi. Surun tepesi, şehir merkezi trafiğinin ana hatlarından biri olarak yaşamaya devam ediyor!

Biz sınırlı vaktimizin olmasından ve liranın aşırı değer kaybı nedeniyle çok az tarihi binaya girebildik ama bu giriş kapısının yan tarafında bulunan Antik Cam Müzesi (Muzej antičkog stakla) ve İllüzyon Müzesi (Muzej Iluzija) ilginizi çekebilir.

Gradski most (Şehir Köprüsü). Fotoğraf Köprü Kapısı’ndan çekildi.

Eski Şehir’e dört giriş kapısından biri olan Köprü Kapısı

Eski Şehir’e giriş. Kendimizi bir Orta Çağ setinde ya da bir Game of Thrones sahnesinde hissediyoruz ama dizinin hiçbir sahnesi burada çekilmemiş 😊

 

  1. Narodni Meydanı

Narodni (Halk) Meydanı’nda Gradska straža (Şehir Muhafızı), Gradska uprava (Belediye Sarayı), Gradska loža (Şehir Locası) binaları bulunuyor.

Narodni Meydanı’dan görüntüler. Üsteki fotoğrafta solda Rönesans mimarisiyle ve saat kulesiyle Gradska straža (Şehir Muhafızı), sağda Gradska uprava (Belediye Sarayı) görülüyor. Alttaki fotoğrafta bir zamanlar mahkeme ve kütüphane olarak kullanılan, günümüzde çeşitli sergilere ev sahipliği yapan Gradska loža (Şehir Locası) bulunuyor.

 

  1. Trg 5 bunara (Beş Çeşmeler Meydanı)

16.yüzyılda Osmanlılar Zadar kapılarına dayandığında, Venedikliler bu bölgede kuyular açıp şehrin içme suyunu karşılamışlar. Artık kullanılmasalar da kuyular hâlâ duruyor ve böylece meydanın adı “Beş Çeşmeler” olarak kalmış.

Meydanın çevresinde St. Simeon Kilisesi (Crkva sv. Šimuna), Knežava palača (Rector’s Palace, Soylu Sarayı), Kaptan Kulesi (Kapetanova kula) ve surların ikinci kapısı olan St. Rocco bulunuyor.

Trg 5 bunara (Beş Çeşmeler Meydanı). Üstte yine Osmanlılara karşı savunma amaçlı Venedikliler tarafından inşa edilen Kaptan Kulesi (Kapetanova kula) ve çeşmelerin bir kısmı, altta sağda 13.yüzyıla tarihlenen Knežava palača (Rector’s Palace) görülüyor.

Trg 5 bunara’nın yakınlarında bulunan St. Simeon Kilisesi (Crkva sv. Šimuna), 5. yüzyılda inşa edilmiş.

 

  1. Parklar

Eski Şehir’i yeni şehre bağlayan bu parkların isimleri biraz uzun. Küçük olan ve Beş Çeşmeler Meydanı’na komşu bulunanın adı Perivoj Kraljice Jelene Madiijevke (Kraliçe Jelena Madijevka Parkı), büyük olanın adı Perivoj Vladimira Nazora (Vladimir Nazor Parkı). Her iki park da 19.yüzyılda Avusturyalılar tarafından yapılmış.

Perivoj Kraljice Jelene Madiijevke (Kraliçe Jelena Madijevka Parkı), Zadar’ın ilk park alanı ve 1829 yılında kurulmuş. Parkın kuruluşu biraz ilginç çünkü o yıllarda park alanı, askeri alanın içindeymiş. Askeri alanın Avusturyalı komutanı, bahçeleri çok seviyormuş ve böylece askeri alan içinde bir botanik bahçesi oluşturmaya karar vermiş. Zamanla askeri alan ortadan kalkınca bahçe, kamuya açılmış.

 

  1. Foša Körfezi

Liman olarak kullanılan Foša’da surların en büyük kapısı olan Kopnena vrata (Kara Kapısı) ve Zadar Üniversitesi bulunuyor.

Surun en büyük kapısı olan ve 1543 yılında Venedikliler tarafından yapılan Kopnena vrata (Kara Kapısı), üzerinde Zadar’ın koruyucu azizlerinden Chrygonus’un ve Venediklilerin armasının kabartmaları bulunuyor.

1396 yılında kurulan Zadar Üniversitesi, Hırvatistan’ın en eski üniversitesi olarak biliniyor. Burası ilk Hırvatça romanın ve yine ilk Hırvatça gazetelerin basıldığı yer.

 

  1. Riva

Biz nasıl Kadıköy’de General Asım Gündüz Caddesi’ne Bahariye Caddesi diyorsak, Hırvatlar da Obala kralja Krešimira IV Caddesi’ne kısaca Riva diyorlar 😊 Riva, “deniz kıyısı” demek ve eskiden bu sahil bandında da surlar bulunuyormuş. Avusturyalıların hakimiyet döneminde surlar artık gereksiz görülerek kaldırılmış ve onun yerine parklardan, güzel yapılardan oluşan bir sahil bandı kurulmuş. Özellikle akşam saatlerinde Riva oldukça renkli oluyor. Her yerde tezgahlar açılıyor ve insanlar bu sahil bandı boyunca yürüyüş yapıp, çevrede bulunan mekânlarda keyif yapıyorlar.

Obala kralja Krešimira IV Caddesi. Nam-ı diğer Riva.

 

  1. Güneşi selamlayalım 😊

Zadar Eski Şehir’in en uç kısmında bulunan Morske orgulje (Sea organ, Deniz orgu) ve Pozdrav suncu (Greetings to the Sun, Merhaba Güneş), sırasıyla 2006 ve 2008 yıllarında kurulan kamuya açık alanlar. Eski Şehir’in en yeni yeri olan bu alanda insanlar toplanmayı çok seviyorlar çünkü Morske orgulje olarak isimlendirilen “deniz orgu”nda sahil kenarında bir orgun tuşlarını anımsatacak şekilde basamaklar yapılmış. Bu basamakların altına ise bir boru sistemi döşenmiş ve dalgalar basamaklara vurdukça bu boru sisteminden oldukça hoş melodiler geliyor. İnsanlar bu alanda oturup hem dalgaları hem de melodileri dinliyorlar, bir kısmı ise daha da ileri gidip bu basamaklardan denize atlıyorlar 😊

Pozdrav suncu (Merhaba Güneş)’nun ise hava aydınlık iken pek bir numarası yok. Zeminde güneş panellerinden oluşan daire şeklinde boş bir alan ama hava karardığı anda bu paneller, gün boyu güneşten topladığı enerjiyi kullarak üzerinde ışık oyunları yapmaya başlıyor. Böylece insanlar bu ışıkların üzerinde yürümek için yine bu alanda bir araya geliyorlar.

Bu arada Zadar, gün batımıyla meşhur ve Zadar’a gelenler gün batımını izlemek için özellikle bu alana akın ediyorlar.

2006 yılında kurulan Morske orgulje (Sea organ, Deniz orgu), hem dalgaları hem de dalgaların oluşturduğu melodileri dinlemek için oldukça güzel bir yer.

Pozdrav suncu (Greetings to the Sun, Merhaba Güneş), gündüz vakti sadece güneş panellerinden oluşan boş bir alan.

Ama hava karardığında Pozdrav suncu , apayrı bir şeye dönüşüyor 😊

 

Pozdrav suncu (Greetings to the Sun, Merhaba Güneş) ile ilgili bir video:

 

  1. Trg 3 bunara (Üç Çeşmeler Meydanı)

Bir çeşme meydanı daha. Meydanda rahatlıkla gözden kaçabilecek Mali arsenal (Küçük cephanelik) binası ve Crkva gospe od Zdravlja (Church of our our Lady Health, Sağlık Meryem Ana Kilisesi) bulunuyor.

Trg 3 bunara (Üç Çeşmeler Meydanı). Mali arsenal, görüntüde solda ağaçların arkasında zar zor seçiliyor.

Crkva gospe od Zdravlja (Church of our our Lady Health, Sağlık Meryem Ana Kilisesi) – 1703

 

  1. Morska vrata (Deniz Kapısı)

Tarihi surların dört tane kapısı olduğunu yazmıştık. İlki Köprü Kapısı, ikinci Trg 5 bunara (Beş Çeşmeler Meydanı)’nı Perivoj Kraljice Jelene Madiijevke (Kraliçe Jelena Madijevka Parkı)’na bağlayan St. Rocco Kapısı, üçüncü Foša Limanı’ndaki Kopnena vrata (Kara Kapısı)’ydı. Morska vrata (Deniz Kapısı) ise son kapımız. Bu kapının deniz tarafından çevredeki adalara giden feribotların limanı bulunuyor, kara kısmında ise St. Chrysogonus Kilisesi (Crkva sv. Krševana) bulunuyor.

 Morska vrata (Deniz Kapısı), 1573 Lepanto Savaşı’nda Osmanlıları yenen Hristiyan donanmasının zaferini kutlamak için yapılmış. Anlayacağınız Osmanlılar vesile olmasaydı şehir bu kadar güzel olamayacakmış 😊

1175 yılında inşa edilen St. Chrysogonus Kilisesi (Crkva sv. Krševana), oldukça güzel bir yapı.

 

  1. Forum

Eski Şehir’in en eski meydanı olan Forum, Zadar’ın en güzel binalarını barındırıyor. Meydan, Roma’nın ilk imparatoru Augustus tarafından MÖ 1.yüzyılda kurulmuş. Meydan/Forum zamanla yıkılmış ama çevresine tarih içerisinde oldukça görkemli binalar ilave edilmiş.

Bu binalardan ilki St. Donatus Kilisesi (Crkva sv. Donata). Mimarisi bize oldukça tanıdık gelen yapı, biraz Aya İrini’ye, biraz Küçük Ayasofya Camisi/Kilisesi’ne benziyor. Benzemesi de normal çünkü 9.yüzyılda Bizanslılar tarafından inşa edilmiş. Görüntüsüyle bizi cezbeden ve mimarisi ile bizim topraklarımızdaki tarihi değerlere benzeyen bu yapıyı hemen görmek istedik ama biraz hayal kırıklığına uğradık. Çünkü içeride neredeyse hiçbir şey yoktu. Ama yaptığımız yanlış bir şey vardı çünkü akustiği harika olarak tanımlanan yapıda akşam 9’dan sonra “Old Croatian Heritage in New Light” isimli bir etkinlik gerçekleştiriliyormuş ve bu sergide projektörlerle duvarlara yansıtılan tarihi parçalar, müzik eşliğinde sergileniyormuş.

Forum’da bulunan diğer görkemli bina, St. Donatus Kilisesi (Crkva sv. Donata)’nin yanındaki St. Anastasia Katedrali (Katedrala Sv. Stošije). Romanesk mimarisiyle bu muhteşem yapı, 12-13.yüzyıllarda inşa edilmiş. Katedralin kulesine tırmanıp şehri izleyebiliyorsunuz ama biz gittiğimizde kulenin tek kapalı gününe denk geldiğimizi farkettik.

Forum’da bulunan diğer yapı ise St. Mary Kilisesi (Crkva sv. Merija). Uzun adıyla Benedikt St. Mary Manastırı (Samostan Benediktinki sv. Marije). 11. yüzyılda inşa edilen yapıda “Din Sanatı Sergisi” de bulunuyormuş ama gittiğimizde o da kapalıydı.

Forum’un en çarpıcı binaları: Önde tipik Bizans mimarisiyle St. Donatus Kilisesi (Crkva sv. Donata), yanında tepesinden Zadar manzarasını izleyebileceğiniz St. Anastasia Katedrali (Katedrala Sv. Stošije)’nin kulesi.

Akustiği harika olarak tanımlanan St. Donatus Kilisesi (Crkva sv. Donata)’nde, akşamları “Old Croatian Heritage in New Light” isimli sergi gerçekleştiriliyor.

Dalmaçya’nın en büyük kilisesi olan St. Anastasia Katedrali (Katedrala Sv. Stošije), muhteşem mimarisiyle göz kamaştırıyor.

St. Anastasia Katedrali (Katedrala Sv. Stošije)

Forum’da bulunan St. Mary Kilisesi (Crkva sv. Merija) ve yanında Arkeoloji Müzesi. Dikkat ederseniz Forum’u oluşturan sütunlar yıkılmış ama tamamen ortadan kalkmamış. Böylece Antik Forum’un son parçaları meydanı süslemeye devam ediyor.

 

Zadar bitmedi: Kolovare Beach

Zadar’daki son durağımız Kolovare Beach oldu. Eski Şehir’e sadece bir kilometre uzaklıkta olan kumsala aslında yüzmeye gittik ama gün batımını görünce yüzmeyi unutup güneşe daldık 😊

Zadar’ın gün batımıyla meşhur olduğunu yazmıştık. Biz bu bilgiyi Zadar’a gitmeden önce okuduk ama çok da ciddiye almadık çünkü Bodrum’da da şahane gün batımları her zaman oluyor. Hatta sırf gün batımıyla meşhur diye Kos’ta Zia’ya bile gittik. Zia’da gördüğümüz manzara evet güzeldi ancak bizi çok fazla etkilemedi. Ama Zadar’ın gün batımı neden bilmiyoruz, gerçekten olağanüstü güzellikteydi. Yarım saatten uzun bir süre önümüzdeki manzaraya kilitlendik ve başka hiçbir şey yapamadık. Böylece Zadar’ın gün batımının neden meşhur olduğunu deneyimleyerek anlamış olduk.

Kolovare Beach’ten Zadar’ın meşhur gün batımı

Yazımızın devamı olan “Šibenik & Primošten” için buraya tıklayınız…

1322total visits,31visits today

Bir Cevap Yazın