İstanbul Blog 10: Eyüp & Kağıthane

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

 

Önceki yazımız “Tarihi Yarımada’nın Ortası & Kuzeyi” için buraya tıklayınız.

 

Blog 10: Eyüp & Kağıthane

II. Haliç’in Karşısı

İstanbul’un bu bölgesinde bahsedeceğimiz yerlerin çoğu Tarihi Yarımadanın karşısında olduğu için başlık olarak “Haliç’in Karşısı” ismini seçtik ama Haliç’ten de bahsedeceğiz.

Bu başlıkta anlatılan yerler Eyüp, (Kağıthane), Beyoğlu, Şişli ve Beşiktaş ilçelerini kapsıyor ve 1.Köprü’nün hizasında sonlandırıyoruz. Özellikle Beyoğlu’nun öne çıktığı bu başlığı anlatmak inanılmaz zor oldu. Dar bir alanda görülecek yer sayısı o kadar çok ki, bu yerleri sınıflandırmakta bir hayli zorlandık. Anlatırken birçok yeri de atladığımıza eminiz çünkü hepsini anlatmak mümkün değil.

Aşağıdaki haritada kafa karışıklığına neden olmamak için sadece üç renk kullandık (Taksim-İstiklal’deki kırmızı rengi göz ardı ediyoruz). Açık mavi renk, denizi ve köprüleri; turuncu renk, ilçe sınırlarını; pembe renk ise mahalleleri, caddeleri, istasyonları, belirgin yerleri işaretlemek için kullanıldı.

Haliç’in Karşısı’nda Eyüp, (Kağıthane), Beyoğlu, Şişli ve Beşiktaş ilçelerini inceledik.

Bu bölgeyi anlatırken şehrin de yapısını düşünerek esprili bir yaklaşım kullandık. Böylece akılda kalıcılığı biraz daha fazla olur diye düşündük. Şimdi, yukarıdaki haritada hayali bir çizgi çizelim. Bu çizgi, Atatürk Köprüsü’nden başlıyor, Şişhane – İstiklal Caddesi – Taksim – Cumhuriyet Caddesi ve Halaskargazi Caddesi boyunca ilerliyor. Bu çizginin batısını “Alaturka” kısmı, doğusunu ise “Alafranga” kısmı olarak düşündük. Anlatımımızda da bu tabirlerini sıklıkla kullanacağız 😊

 

Buna göre “Haliç’in Karşısı” yazımızı şu başlıklar altında inceledik:

  1. Eyüp & Kağıthane
  2. Beyoğlu’nun Alaturka Kısmı
  3. Taksim – İstiklal – Tünel
  4. Beyoğlu’nun Alafranga Kısmı
  5. Şişli
  6. Beşiktaş

 

1. Eyüp & Kağıthane

Bu bölgeye Haliç’in “karşı tarafı” değil de “bu tarafı” demek daha doğru olacaktır. Ama görülecek yerler açısından Tarihi Yarımada o kadar yoğun ki, Eyüp ve Kağıthane’yi bir sonraki başlığa aktarmak zorunda kaldık.

Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemseddin, Ebu Eyüp El-Ensari (Hz. Muhammet’in bayraktarı)’nin mezarının Eyüp’te olduğunu söylemiş. Bunun üzerine 1453 yılında İstanbul fethedilir fethedilmez şehrin ilk cami inşaatı burada başlamış (Eyüp Sultan Cami) ve bölgenin adı da böylece “Eyüp” olmuş.

  • Feshane (1833): Ayvansaray ile Eyüp Sultan Cami arasında bulunan Feshane Caddesi üzerinde Feshane Fuar Kongre ve Kültür Merkezi bulunuyor. Bu bina/fabrika, Sultan II. Mahmut’un emriyle yeni ordusuna fes üretmek üzere kurulmuş. Şapka Devrimi ile Feshane’nin işlevi de sona ermiş.
  • Zal Mahmut Paşa Cami (1570): Feshane’nin karşısında bulunan cami, Mimar Sinan’ın eseri. Cami, Kanuni Sultan Süleyman’ın veziri Zal Mahmut Paşa için inşa edilmiş. Yüksek duvarlı, bol pencereli mimarisiyle dikkat çekiyor.
  • Eyüp Sultan Cami (1458) & Eyüp Meydanı: Osmanlıların İstanbul’da ilk inşa ettiği cami. Osmanlı padişahları yüzyıllar boyunca, tahta çıkma törenlerinde, imparatorluğun kurucusu Osman Bey’in kılıcını burada kuşanmışlar. Padişahlar camiye, türbe ve külliyelerle süslenmiş Cülus Yolu’ndan geçerek gelirlermiş. Günümüzde bu yolun yerinde Eyüp Meydanı (Haritada “Eyüp” yazan yerin altında) bulunuyor.

Cami, 1766 yılında gerçekleşen bir depremde zarar görmüş. Bugün gördüğümüz cami ise 1800 yılında inşa edilmiş. Caminin çevresinde çok sayıda türbe var. Bunlardan en bilinenleri Ebu Eyüp El-Ensari, Sokullu Mehmet Paşa, Siyavuş Paşa, Mirimirman Mehmet Paşa, Lala Mustafa Paşa, Sultan V. Mehmet Reşat türbeleri.

Meydanda ve caminin yakınlarında (Cülus Yolu’nda) Osmanlı sanatının başka güzel örnekleri de var. Mihrişah Valide Sultan Külliyesi (1791, III. Selim’in annesi Mihrişah Valide Sultan için yaptırılmış), Hüsrev Paşa Tekkesi (1855, Sultan Abdülmecit’in sadrazamı Koca Mehmet Hüsrev Paşa tarafından yaptırılmış), Adile Sultan Türbesi (1849, II. Mahmut’un kızı Adile Sultan için yapılmış) bunlardan sadece birkaçı.

  • Pierre Loti Tepesi: Fransız yazar Pierre Loti (1850-1923)’nin adını taşıyan tepeye eminiz her İstanbullu en az bir kere uğramıştır. Bu tepe, şehir merkezinden İstanbul’u en iyi izleyebileceğiniz yerlerden biri ve tepede bulunan kahve, her gün binlerce turist ağırlıyor.

Tepeye hem yürüyerek hem de teleferikle çıkabilirsiniz. Biz olsak tepeye teleferikle çıkar, yürüyerek aşağı inerdik çünkü tepenin çevresinde bulunan mezarlıklar aslında aynı zamanda bir açık hava müzesi. İstanbul’un fethinden sonra Eyüp’ün dini öneminden dolayı insanlar bu tepeye gömülmek istemişler. Böylece mezarlıklar, Osmanlı hat ve taş oymacılığı sanatının en güzel örneklerinin sergilendiği bir yere dönüşmüş.

Mezarlıkların biraz dışında, Pierre Loti Kahvesi’nin arka kısımlarında Cellat Mezarları isimli başka bir mezarlık daha bulunuyor. İnfaz edilenlerin gömüldüğü bu yerin, diğer mezarlıklardan ayrı olmasının nedeni yine dini nedenlerden dolayı.

Pierre Loti’nin çevresindeki mezarlıklar, Osmanlı hat ve taş oymacılığı sanatının en güzel örneklerinin sergilendiği bir açık hava müzesine dönüşmüş.

Pierre Loti’ye yürüyerek çıkabileceğiniz gibi, teleferikle de ulaşabilirsiniz.

Pierre Loti’den panoramik manzara. Sağda Tarihi Yarımada, solda Beyoğlu, ortada Haliç Köprüsü görülüyor.

Pierre Loti’den Beyoğlu ve Haliç Köprüsü

Pierre Loti’den Sütlüce, Kağıthane ve Haliç

  • Santralistanbul & Enerji Müzesi: Alibeyköy ve Kağıthane derelerinin birleşip Haliç’in oluştuğu yerde 1983 yılına kadar İstanbul’un elektriğinin sağlandığı bölge bulunuyor: Santralistanbul. Günümüzde bu alan, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kampüsünü oluşturuyor ve kampüsün içinde bulunan Enerji Müzesi’nde, elektrik santralinin makinaları sergileniyor.
  • Sadabat Parkı & Sadabat (Kağıthane) Cami: Kağıthane Deresi, Kağıthane ilçesinin tam ortasından geçiyor. Haliç kıyılarının düzenlenmesi kapsamında Alibeyköy ve Kağıthane dereleri de düzenlenmiş ve böylece Sadabat Parkı ortaya çıkmış. Dereyi takip ederek ilçe merkezine yaklaştığınızda karşınıza çıkan Sadabat (Kağıthane) Cami, ilk olarak 1722 yılında inşa edilmiş, 1862 yılında inşaat yenilenmiş.

Yazımızın devamı olan “Beyoğlu’nun Alaturka Kısmı” için buraya tıklayınız…

7227total visits,9visits today

Bir Cevap Yazın