Blog 16: Boğaz’ın Avrupa Kısmı (1.Köprü-2.Köprü Arası)

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

 

Önceki yazımız “İstanbul Boğazı” için buraya tıklayınız.

 

İstanbul Blog 16: Boğaz’ın Avrupa Kısmı (1.Köprü-2.Köprü Arası)

Genel olarak güneyden kuzeye bir rota izleyeceğiz ama önce Boğaziçi’nin kara kısmından başlayacağız. Bu sıralama şu şekilde olacak:

  • Mecidiyeköy
  • Gayrettepe
  • Levent
  • Maslak
  • Ulus
  • Etiler
  • Ortaköy
  • Kuruçeşme
  • Arnavutköy
  • Bebek
  • Aşiyan
  • Rumeli Hisarı

Boğaziçi haritası

 

Mecidiyeköy, Gayrettepe, Levent, Maslak

İstanbul içinde ilginç tezatlıklar barındıran bir şehir. Mesela Fatih’te gezerken çoğu yerde kendinizi Osmanlı döneminde, Boğaziçi’nde gezerken kendinizi Avrupa’da hissediyorsunuz. Mecidiyeköy, Gayrettepe, Levent, Maslak civarlarını gezerken ise kendinizi Amerika’da buluyorsunuz (Yolların kalitesini görmezden gelirseniz). Bu bölge; iş merkezlerinin, AVM’lerin, rezidansların ve gökdelenlerin birbiriyle yarıştığı ve şehrin en yüksek binalarının bulunduğu yer. Oldum olası gökdelenlerden ve yüksek yapılardan hoşlanmıyoruz, hoşlanmayacağız da çünkü bu binalar hem şehrin ekolojik dengesini bozuyor hem de İstanbul’un deprem kuşağında olması nedeniyle risk teşkil ediyorlar. Birçok kişi bu dediğimize karşı çıkacak, gökdelenlerin normal apartmanlardan deprem açısından daha az riskli olduğunu iddia edecektir. Öncelikle, Japonya çok daha tehlikeli bir deprem kuşağı üzerinde ve küçük alanda çok sayıda insan yaşadığı için ve doğal alanlara dokunmak istemediklerinden şehirlerini hep dikine geliştirmek zorunda kalmışlar. Bu durum Japonların, binalarının inşaatlarında en önemli kriterin deprem olmasına ve çeşitli tekniklerin kullanılarak yapıların yıkılma ihtimalini azaltmasına konsantre olmalarıyla sonuçlanmış. Bizde ise en önemli kriter rant olduğu için, açıkçası bizdeki yüksek yapıların bir kısmının şiddetli bir depreme dayanamayacağını düşünüyoruz. İkinci önemli kriter ise yüksek yapıların kendi kendine yetebilmesi meselesi. Artık günümüzde Batılı ülkelerde inşa edilen birçok yüksek yapı, dış cephesiyle kendi enerjisini üretiyor, bina içi sistemlerle kendi suyunu bile oluşturabiliyor. Hatta bazı ülkelerde, bir bina ne kadar ekoloji dostu olursa, o oranda vergi indirimi uygulanıyor. Bizde ise bir bina kendi elektriğini suyunu üretse, “kaçak kullanım”dan ceza yiyor.

Levent’ten görüntüler

Maslak

 

Bu bölgede bulunan yerler:

  • AVM’ler: Bu bölge AVM cenneti ama bunların en belirginleri Trump, Zorlu Center, Metrocity, Kanyon, İstinye Park.

İlk fotoğraf İstinye Park’tan, diğerleri Kanyon’dan.

  • İTÜ Merkez Kampüsü
  • Elgiz Müzesi: Maslak’ta bulunan modern sanat müzesi.
  • Maslak Kasırları: Bölgenin tek önemli tarihi yeri. Bu kasırların inşası II. Mahmut döneminde başlamış, Abdülaziz döneminde devam etmiş (19. yüzyıl). Kasırlar ve kasırları çevreleyen park alanı, etrafını sarmalayan gökdelenlerle tezatlık oluşturuyor.

 

Ulus, Etiler

Ulus ve Etiler de Nişantaşı-Teşvikiye bölgesi gibi şehrin lüks mahallelerinden. Buralar da şık restoranlarla ve kafelerle dolu.

  • Akmerkez: Bölgenin kalbinde bulunan Akmerkez, İstanbul’un en eski AVM’lerinden biri. Eskiden İstanbul’un tüm sosyetesi Akmerkez ve çevresinde takılırdı. Şimdi eskisi kadar popüler olmasa da prestijini korumaya devam ediyor.
  • Ulus Parkı: Güzel bir Boğaz manzarasına sahip ufak bir park alanı.
  • Musevi Lisesi & Musevi Cemaati Mezarlığı

 

Ortaköy

Günün neredeyse her saati kalabalık olan Ortaköy, her türlü zevke hitap eden bir yer. Gündüzleri çay bahçeleri, kafeler; akşamları ise restoranlar, gece mekanları dolu oluyor. Osmanlı döneminden beri Ortaköy, eğlence mekanıymış, günümüzde de bu gelenek sürdürülüyor. 1.Köprü’nün ayağının altında olan bu mahallenin sahilinden Boğaz manzarası oldukça huzur verici ve karşısında Kuzguncuk bulunuyor.

  • Ortaköy Cami (1855): Ortaköy’ün en karakteristik yapısı olan Ortaköy Cami, mahallenin en kalabalık meydanında bulunuyor ve 1.Köprü ile birlikte şehrin sembollerinden birini oluşturuyor. Ortaköy, geçmişte Hristiyanların, Yahudilerin ve Müslümanların birlikte yaşadığı bir mahalleymiş. Cumhuriyet kurulduktan sonra mahallenin bu özelliği son ermiş.
  • Hagia Fokas Rum Ortodoks Kilisesi (1856)
  • ETZ Ahayim Sinagogu (1813)
  • Feriye Sarayı, Esma Sultan, Fehime Sultan yalıları

Ortaköy ve Ortaköy Cami

 

Kuruçeşme,  Arnavutköy

Özellikle Kuruçeşme, İstanbul’un gece hayatının aktığı yer olarak biliniyor. Sıra sıra dizelenmiş olan bu mekanlar, Ortaköy’le birleşiyor. Arnavutköy yönüne gidildikçe ortalık sakinleşiyor ve gece makanları, yerini yalılara, nostaljik ahşap binalara ve tarihi binalara bırakıyor. Karşı tarafında ise Beylerbeyi, Çengelköy, Kuleli mahalleleri bulunuyor.

Arnavutköy, zamana direnen nostaljik ahşap yapılarıyla özdeşleşmiş.

 

  • Savanora: Atatürk’ün özel yatı olan Savanora, Kuruçeşme’de demirliyor. Müze olması gereken bu yat, günümüzde maalesef parası bol müşterilere kiralanıyor.

Kuruçeşme

  • Suada (Galatasaray Adası): Galatasaray Kulübü’ne ait olan bu minik adada restoranın da bulunduğu lüks bir tesis bulunuyor. Adaya geçmek isteyenler, adanın tam karşısında bulunan teknelerle buraya geliyorlar.

Arnavutköy’ün sahilinin 170 metre ilerisinde bulunan Suada (Galatasaray Adası), fotoğrafta solda görülüyor.

  • Surp Yerevman Haç Ermeni Kilisesi (1881)
  • Ayios Dimitrios Rum Ortodoks Kilisesi (1789)
  • Ayios Yani Rum Ortodoks Kilisesi
  • Robert Koleji (1871): ABD dışında açılan ilk Amerikan Koleji. Bülent Ecevit, Tansu Çiller gibi birçok bilinen isim de bu kolejden çıkmış. İstanbul’un en köklü eğitim kurumlarından biri olarak biliniyor.
  • Aya Strati Taksiarhi Rum Ortodoks Kilisesi: Bölgenin ilk kilisesi olan bu yapının geçmişi Bizanslılar dönemine uzanıyor. Günümüzdeki bina ise 19. yüzyılda inşa edilmiş.
  • Arnavutköy Tevfikiye Cami (1832)
  • Akıntı Burnu: Arnavutköy’ün yarımada oluşturduğu Akıntı Burnu ve karşısındaki Kandilli’nin, Boğaz’da akıntının en sert olduğu yerler olarak biliniyor.

 

Bebek

İstanbul’un en lüks semtlerin biri olan Bebek, yine Boğaz manzarasının tadını çıkarmak ve şık yerlerde birşeyler yiyip içmek için oldukça ideal bir yer. Tabii bütçenize dikkat etmeniz koşuluyla… Karşısında ise Kandilli, Vaniköy, Küçüksu mahalleleri bulunuyor.

Bebek sahili

  • Bebek Cami (1912): “Hümayun-u Abad Cami” olarak da biliniyor.
  • Mısır Konsolosluğu (1902): Şahane bir mimarisi var, mutlaka görün.
  • Bebek Parkı
  • Sacre Coeur (Kutsal Yürek) Kilisesi (1908)
  • Ayios Haralambos Rum Orodoks Kilisesi (1830)
  • Kavafyan Konağı (1751): İstanbul’da günümüze ulaşan en eski ve en geniş ahşap yapı.

 

Aşiyan, Rumeli Hisarı

Karşısındaki Anadolu Hisarı ile birlikte Boğaz’ın en dar yerini oluşturan bu bölge, Asya kıtasından sadece 700 metre uzaklıkta. Sahil boyunca sıralanan kahvaltı yerleri, kafeler, çay bahçeleri özellikle haftasonları hıncahınç insanla doluyor.

Rumeli Hisarı Mahallesi, Boğaz’ın en dar yeri olması nedeniyle önemli tarihi olaylara da tanıklık etmiş. Örneğin, MÖ 6. yüzyılda Persler, 325 gemiyi uç uca yerleştirerek 700 bin askerini buradan geçirmişler. Buranın Boğaz’ın en dar noktası olduğunun farkında olan Osmanlı padişahları da, hem savunma hem de saldırı amaçlı Boğaz’ın bir yakasına Anadolu Hisarı’nı, diğer yakasına ise Rumeli Hisarı’nı yerleştirmişler.

Rumeli Hisarı, Boğaz’ın en dar yerinde bulunuyor. 2.Köprü de bu noktadan geçiyor.

  • Kayalar Mescidi (1662): Bebek’ten Aşiyan’a giderken yol üzerindeki bu tarihi mescit, İstanbul’un az sayıdaki ahşap ibadethanelerinden biri.
  • Aşiyan Müzesi: Şair Tevfik Fikret’in evi ve mezarının olduğu müze, Aşiyan’a gelindiğinde ziyaret edilmesi gereken yerlerden bir tanesi.
  • Aşiyan Mezarlığı: Orhan Veli, Yahya Kemal Beyatlı gibi önemli edebiyat isimlerinin mezarlarının bulunduğu yer.

Aşiyan sahilinden bir görüntü

  • Boğaziçi Üniversitesi: Türkiye’nın en iyi üniversitelerinden biri olarak bilinen Boğaziçi Üniversitesi’nin kampüsü, Rumeli Hisarı’nın üst kısımlarında bulunuyor. Üniversiteyle bağlantısı olmayanlar içeri girebilir mi bilmiyoruz ama lise çağımda okulumun organize ettiği bir üniversite gezisinde şahane bir Boğaz manzarasına sahip olduğunu hatırlıyorum.

Artık bu bölgeye ulaşmak çok daha kolay. Çünkü Yenikapı-Hacıosman metro hattının Levent istasyonundan ayrılan kısa bir metro hattı, sizi hem Etiler’e, hem Boğaziçi Üniversitesi’ne, hem de Rumeli Hisarı’nın üst mahallelerine getiriyor.

Boğaziçi Üniversitesi Kampüsü’nden aşağıya inerken (Rumeli Hisarı’nın üst mahalleleri)

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki metro istasyonu çok sevimli bir şekilde dizayn edilmiş 😊

  • Rumeli Hisarı (1452): Boğaz kenarında yürürken sahil tarafında kalan yalıları ve tarihi binaları gözden kaçırmak an meselesidir. Bu nedenle sahilde yürüyüş yaparken gözlerinizi dört açmalısınız. Ama yine de bu yapıların bir kısmını görmeniz mümkün değil, çünkü bazıları yüksek duvarlarla çevrili ve şehirden izole. Aşiyan ve Rumeli Hisarı da böyle bir yer. Ama burada gözden kaçıramayacağınız bir yapı vardır: Rumeli Hisarı.

1395 yılında inşa edilen Anadolu Hisarı’nın tam karşısına inşa edilen Rumeli Hisarı, Boğaz’da tam bir kontrol sağlamış. Böylece İstanbul’un ablukaya alınması kolaylaştırılmış.

Rumeli Hisarı’nın önemli bir özelliği daha var. Fatih Sultan Mehmet hisara kuşbakışı bakıldığında “Muhammet” yazacak şekilde inşa ettirmiş. Biz de bu konuyu araştırdık ve Arapça “Muhammet” yazısını hisarın uydu görüntüsüyle birleştirdik. Elimizde gelişmiş Photoshop programları yok, dolayısıyla Hat Sanatı’yla güzel bir “Muhammet” yazamadık, affınıza sığınarak ve fikriniz olması açısından paylaşıyoruz:

Fatih Sultan Mehmet, Rumeli Hisarı’nı “Muhammet” şeklinde inşa ettirmiş.

Rumeli Hisarı, İstanbul’un mutlaka görülmesi gereken yerlerinden bir tanesi. Hisarın surlarına üşenmeden tırmanın ve doyumsuz Boğaz manzarasını izleyin. Yalnız çocuklu ailelerin bu tırmanışlarda dikkatli olmasını öneriyoruz.

Rumeli Hisarı ve hisardan Boğaz ve 2.Köprü manzarası

  • Surp Santuht Kilisesi (1856)
  • Hacı Kemaleddin Cami (1746)

Solda Hacı Kemaleddin Cami, ortadaki kiremit rengi bina ise Yusuf Ziya Paşa Konağı.

  • Yusuf Ziya Paşa Konağı: Köprü’nün ayağının altında bulunan ve mimarisiyle dikkat çeken bu konağın inşası 1910 yılında başlamış. Ancak patlak veren I. Dünya Savaşı sonrası inşaat durmuş. Uzun yıllar halk arasında “Perili Köşk” olarak anılır olmuş. Borusan Holding’in el attığı köşk, restore edilip tamamlandı ve günümüzde bu bina, “Borusan Contemporary” isimli bir modern sanat müzesine dönüştürüldü.

Yusuf Ziya Paşa Konağı (Borusan Contemporary)

  • Zeki Paşa Yalısı: Köprü’nün tam altında bulunan bu yalı, 19. yüzyılda inşa edilmiş ve mimarisiyle dikkat çekiyor.

Ziya Paşa Yalısı, 2.Köprü’nün tam altında bulunuyor.

2.Köprü uzaktan da büyük görülüyor ama yapı, sanki yaklaştıkça büyüyor.

2.Köprü’nün Baltalimanı’ndan görüntüsü

Yazımızın devamı olan “Boğaz’ın Avrupa Kısmı (2.Köprü-3.Köprü Arası)” için buraya tıklayınız…

 

6158total visits,6visits today

Bir Cevap Yazın