Kapadokya Blog 11/21: 1. Bölge – Çavuşin Vadileri (Devamı)

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

 

Önceki yazımız için buraya tıklayınız.

Kapadokya Blog 11/21: 1. Bölge – Çavuşin Vadileri (Devamı)

 

Paşabağ-Zelve-Devrent Vadileri

Meskendir – Güllüdere I – Güllüdere II – Kızılçukur vadileri aynı coğrafyada toplanmışlardı. Bu vadiler ise birbirinden çok farklı yerlerde bulunuyor.

 Paşabağ-Zelve-Devrent vadilerinin harita üzerindeki yeri

Paşabağ Vadisi: Eskiden keşişlerin inziva yeri olduğu için buraya “Keşişler” ya da “Rahipler” Vadisi de deniyor. Bizim Kapadokya’da gezmekten en çok keyif aldığımız yerlerden biriydi Paşabağ Vadisi.

Vadiyi ziyaret etmek ücretsiz. Aracınızı büfelerin ve hediyelik eşya dükkanlarının bulunduğu yere yine ücretsiz olarak park edebiliyorsunuz. Sonra da size vadinin tadını çıkarmak kalıyor. Burada belli bir rota yok, zaten gezebileceğiniz alan tellerle sınırlanmış durumda. Çocuk misali bir peribacasından diğerine koşturuyorsunuz. Sanki hiçbir şey gerçek değil. Kendinizi sanal bir ortamda yaratılmış bir peri masalında hissediyorsunuz. İster peribacalarının arasında deveyle gezinti yapın, ister kayalara çıkıp peribacalarına tepeden bakın, isterseniz peribacalarının içine girip sağa sola tırmanmaya çalışın. Burası insana çocukluğunu anımsatan bir yer. Paşabağ’ından hiç ayrılmak istemedik, ayrılırken yüzümüzde gülümseme, içimizde ayrılmanın getirdiği burukluk vardı.

Paşabağ, peribacalarının oluşumunu ve gelişimini en iyi gözlemleyebileceğiniz yer aynı zamanda. Yol tarafındaki yaşlı peribacaları tek tek ve mantar şeklinde, dağ tarafındaki genç peribacaları ise birbirine bitişik ve üçgen şeklinde. Zamanla yol tarafındaki peribacaları yok olacak, dağ tarafındakiler ise yol kenarındakilere benzeyecekmiş. Bu tek tek olan peribacaları, Kapadokya’nın en büyük peribacaları olarak da biliniyor.

Paşabağ, peribacalarının oluşumunu ve gelişimini en iyi gözlemleyebileceğiniz yer. Yol tarafındaki yaşlı peribacaları tek tek ve mantar şeklinde, dağ tarafındaki genç peribacaları ise birbirine bitişik ve üçgen şeklinde.

Paşabağ’ın girişinde bulunan Aziz Simeon Şapeli ve çevresi. Peribacasının ikinci katına tırmanmak için her yerine baktık ama bir merdiven bulamadık. Meğer insanlar ilk katın tavanında bulunan bir delikten kendilerini yukarıya çekiyorlarmış 😊

Paşabağ Vadisi’nden görüntüler. Burası çocuklaşmak için harika bir yer. Manzaraya ise doyum olmuyor.

Vadide bulunan güvercinlikler 😊

Paşabağ Vadisi’nin konumu (Zelve’ye 1 kilometre, Çavuşin’e 3 kilometre, Devrent Vadisi’ne 4 kilometre, Avanos’a ve Göreme’ye 6 kilometre, Ürgüp’e 11 kilometre):

 

Zelve Vadisi (Zelve Açık Hava Müzesi)

Okuduğumuz kaynaklarda Zelve Açık Hava Müzesi ve Zelve Vadisi farklı yerlermiş gibi anlatılıyordu. Hiç kafanızı yormayın, ikisi de aynı yerler 😊 Paşabağ-Zelve-Devrent başlığında Zelve’nin konumunu paylaştık ama biraz daha detaylı incelemekte fayda var:

Zelve Açık Hava Müzesi / Zelve Vadisi’nin uydu görünümü

Zelve Açık Hava Müzesi, üç vadiden oluşan bir yer. Uydu görünümünde bu vadiler çatal şeklinde Aktepe’nin içlerine doğru ilerliyor. Bölge, Kapadokya’nın en eski yerleşimlerinden birine ev sahipliği yapıyor ve Hristiyanlar için önemli bir dini merkez olmuş. Hatta Aziz Büyük Basil’in burada vaaz verdiği düşünülüyormuş. Tüm Kapadokya coğrafyasında olduğu gibi, Zelve’de yaşayanlar da evlerini, şapellerini, şaraphanelerini, değirmenlerini, kiliselerini, manastırlarını, ahırlarını peribacalarının ve kayaların içine oymuşlar. Bölge, 1950’li yıllara kadar yaşanan bir yermiş, 1967’de müzeye çevrilmiş.

Müzenin girişinde geniş bir otopark alanı var. Hatta Kapadokya’da görülecek yerlerin içinde otoparkı en geniş olan yer burası. Zelve Açık Hava Müzesi, Göreme Açık Hava Müzesi’nden sonra Kapadokya’nın en çok ziyaret edilen yeri ama Göreme’deki müzenin otoparkı oldukça yetersizdi. Ama Zelve’de park sorunu yaşamıyorsunuz. Aracınızı park ettikten sonra tüm turistik yerlerin girişlerinde olduğu gibi burada da birkaç tane hediyelik eşya dükkanı ve büfe bulunuyor. Müzeye girişte ise Müzekart geçerli. Zaten Müzekart, Kapadokya’ya gittiğinizde yanınızda bulunması gereken en önemli şeylerden biri.

Müzenin girişinde “Zelve Mapping Show” isimli bir etkinliğin ofisini göreceksiniz. Bu etkinlikte, hava karardıktan sonra peribacalarının üzerine projeksiyonlar yansıtılarak Kapadokya’nın doğası ve tarihi anlatılıyormuş. Biz gittiğimizde ofis kapalıydı ve etkinliğin sadece yeterli sayıda katılımcıyla gerçekleştiğini öğrendik.

Zelve Açık Hava Müzesi’ne girdiğinizde rota sizi direkt birinci vadiye yönlendiriyor. Buradan sırayla diğer vadilere geçiyorsunuz ve gezmeniz bittiğinde geldiğiniz rotadan geri dönüyorsunuz. Maalesef çökmeler nedeniyle vadinin çok büyük bir kısmını gezemiyorsunuz. Hatta ikinci ve üçüncü vadi arasında otuz metre uzunluğunda bir tünel de bulunuyormuş ama buraya da giriş kapalı. Dolayısıyla bu güzel eski yerleşimi sadece yüzeysel olarak görme imkanına sahibiz.

Daha da kötüsü biz gittiğimizde hiçbir bilgilendirme tabelasının bulunmayışıydı. Belki tabelaların yenilenme dönemine denk geldik, bunu bilemiyoruz ama rastgele gezdik diyebiliriz. Dolayısıyla sizle paylaştığımız fotoğrafları sadece vadilere göre sınıflandırabildik.

Teorik bilgi olarak paylaşalım. Zelve’de en iyi bilinen yapılar şunlarmış: Birinci vadide Balıklı Kilise, Üzümlü Kilise, Haçlı Kilise ve Değirmen. İkinci vadide Yedi Direkli Kilise, Geyikli Kilise, Vaftizli Kilise. Üçüncü vadide Yazılı Kilise ve Zelve Cami. Bu yöredeki kiliselerin çoğu VIII. yüzyıldan öncesine tarihlenmiş.

Zelve büyüleyici bir yerdi. Burada yaşayan insanlar bu üç vadiyi de ince ince işlemişler. Ayrıca bu bölge, Kapadokya’da peribacası yoğunluğunun en yüksek olduğu yer. Dolayısıyla Zelve, hem doğanın hem de insanoğlunun emekleriyle oluşturulan bir bölge. Her emek verilen şey gibi, Zelve de güzel bir yer ve Kapadokya’ya geldiğinizde mutlaka görülmesi gereken yerlerden bir tanesi.

Zelve’den görüntüler

Zelve’nin yapıları

 

Devrent Vadisi: “Hayal Vadisi” olarak da isimlendirilen bu yerde, peribacalarına oyulmuş yapılar görmeyeceksiniz. Onun yerine garip şekilli birçok peribacasını hayal gücünüzle birşeylere benzeteceksiniz. Bu vadinin bir giriş-çıkış yeri yok ve ücretsiz. Vadinin karşısında hediyelik eşya dükkanlarının bulunduğu bir alan ve burada ufak bir park yeri var. Bu alana geldiğinizde dikkatinizi çekecek olan ilk şey, vadinin sembolü haline gelmiş olan deve şeklindeki peribacası oluyor. İnsanlar bu peribacasına dokunup bozmasınlar diye devenin çevresi çitlerle çevrilmiş ama onun dışındaki bütün peribacalarının arasında dilediğiniz gibi gezebiliyorsunuz. Bu vadide de çok eğlendik ama peribacalarının arasında gezinme işini biraz abartmışız. Kendimize geldiğimizde anayoldan uzaklaşmıştık ve geldiğimiz rotayı hatırlamadığımız için iniş patikası bulmakta oldukça zorlandık 😊

Devrent Vadisi’nin sembolü olan deve şeklindeki peribacası

Devrent Vadisi’nden görüntüler

Devrent Vadisi’nde bulunan değişik şekilli ve hayal gücünüzü zorlayan peribacaları

Devrent Vadisi’nin konumu (Zelve’ye 4 kilometre, Paşabağ’a 5 kilometre, Ürgüp’e 6 kilometre, Avanos’a 7 kilometre, Çavuşin’e 8 kilometre, Göreme’ye 12 kilometre):

Aracınızla Devrent Vadisi’nden Ürgüp yönüne 500 metre ilerlediğinizde yol sağa-sola ayrılıyor. Sola döndüğünüzde vadiyi panoramik olarak izleyebileceğiniz bir alan da bulunuyor. Bu yerin konumunu aşağıdaki haritada işaretledik:

Devrent Vadisi’nin panoramik görüntüsü

Yazımızın devamı olan “Avanos” için buraya tıklayınız…

4283total visits,20visits today

Bir Cevap Yazın