Kapadokya Blog 18/21: 3. Bölge – Ihlara Vadisi ve Çevresi

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

 

Önceki yazımız “Ihlara Hariç 3.Bölge” için buraya tıklayınız.

 

Kapadokya Blog 18/21: 3. Bölge – Ihlara Vadisi ve Çevresi

9. Ihlara Vadisi ve Çevresi

Ihlara Vadisi ve çevresi, Yeşil Bölge (3. Bölge)’nin en çok turist çeken bölgesi. Kapadokya’yı geziyorsanız, Ihlara Vadisi mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yerlerden biri.

Bu başlık altında Ilısu, Ihlara, Belirsırma, Yaprakhisar ve Selime’den bahsedeceğiz.

Ihlara Vadisi ve çevresinin uydu görüntüsü. Vadi, yeşil çizgi şeklinde görülüyor.

Ihlara Vadisi ve çevresinin haritası

Ihlara Vadisi, tek başına bir tam gününüzü alacak kadar geniş bir coğrafyaya sahip. Vadi, güneyde Ilısu’dan başlar, Ihlara-Belirsırma-Yaprakhisar’dan geçer, kuzeyde Selime’de sonlanır. Parkurun toplam uzunluğu 18.5 kilometre. Belirsırma-Ihlara arasındaki parkur ücretli ve Müzekart geçerli, diğer kısımlar ise ücretsiz. Zaten vadinin de en popüler yeri Belisırma-Ihlara arasındaki kısmı.

Ihlara Vadisi, aslında bir kanyon. Melendiz Çayı, milyonlarca yıl boyunca zemini aşındırmış ve derinliği yer yer 110 metreye varan bir kanyon oluşturmuş. Bu kanyon, bulunduğu coğrafyada kontrast meydana getirmiş: Bir yanda sıkıcı ve bitki örtüsü noksan olan bozkır, diğer yanda yeşillikler içinde ve içinden su geçen vadi. Vadinin içi apayrı bir dünya. Sağınızda ve solunuzda Melendiz Çayı’nın aşındırdığı sur gibi dev kayalar bulunuyor, önünüzde ise mis gibi bir doğa bulunuyor. Hristiyanlar bu gizli cenneti inziva yeri olarak kullanmışlar. Vadinin içine yerleşmişler ve kayaları oymuşlar. Böylece hem verimli su kenarının yakınında bulunmuşlar hem de gözden uzak kalmışlar. Nüfus mübadelesinin gerçekleşmesiyle de bölge halkı vadiyi terketmiş ve günümüzdeki durumuna ulaşılmış.

Dolayısıyla bu keyifli yürüyüş parkurunda gezinirken Kapadokya’nın çoğu yerinde olduğu gibi burada da karşınıza sık sık kiliseler çıkacak. Bu kiliseler VI.-XIII. yüzyıllar arasında inşa edilmiş ve hepsi Melendiz Çayı’nın çevresindeki patikanın üzerinde bulunuyor.

Biz yürüyüşe Belirsırma’dan başladık ve Ihlara’daki girişe kadar yürüyüp geri döndük. Çok yorgun olduğumuzdan bu rotayı seçtik çünkü Ihlara’daki vadi girişinde yaklaşık 400 tane basamağı inip çıkmamız gerekiyordu. Belirsırma girişi ise düz ayaktı. Böylece gidiş-dönüş toplam 7 kilometre yürümüş olduk ve basamak tırmanmamız gerekmedi. Aslında bu rotayı seçtiğimize biraz pişman olduk çünkü Ihlara’daki girişten Ilısu yönüne doğru 800 metre kadar ilerleseydik, bölgedeki kiliselerin önemli bir kısmını görmüş olacaktık. Şu an gitsek şu rotayı izlerdik:

Ihlara’daki girişten vadiye iner, Ilısu yönüne 1 kilometre kadar yürürdük, ordan geri dönüp Belisırma’ya varırdık. Belisırma’daki yorgunluk durumumuza göre ya Ihlara’daki girişe geri yürürdük ya da Belisırma’dan taksiye atlayıp Ihlara’daki aracımıza geri dönerdik.

Tabii daha fazla yürümek isteyenler için vadinin bir ucundan girip öbür ucundan çıkmak da bir seçenek. Biz vadinin üç girişini biliyoruz ama haritaya göre Ihlara’da bir tane daha giriş bulunuyor. Ilısu’da ise girişin bulunup bulunmadığını bilmiyoruz. Vadide yürümek ise yorucu değil çünkü patika boyunca birkaç tane dinlenme yeri bulunuyor. Bu yerlerde oturup bir şeyler yiyip içebilme şansınız da var.

Ihlara Vadisi için bir hata daha yaptık ve aynı güne Kaymaklı ve Derinkuyu Yeraltı Şehirleri’nin gezilerini de sıkıştırdık. Bu nedenle vadiye ayırabileceğimiz süre ciddi anlamda kısaldı. Bize göre bu coğrafya tam bir gün ayrılması gereken bir yer ve başka gezilerle karıştırılmaması gerekiyor.

Şimdi Ihlara Vadisi’yle ilgili fotoğraflarımızı paylaşalım ve ondan sonra Yaprakhisar ve Selime’ye geçelim…

Ihlara Vadisi’ne giderken karşılaştığımız Hasandağ (3268 metre)’ın manzarası. Nasıl Kayseri’nin semalarını Erciyes Dağı süslüyorsa, Aksaray’ın da semalarını bu dağ süslüyor.

Ihlara Vadisi’nin girişlerinden birine ev sahipliği yapan Belisırma Köyü’nden bir görüntü.

Ihlara’daki vadi girişinde bulunan tesisten manzara şahane. Vadiye inmeden önce bu manzaranın tadını çıkarmanızı öneririz. Vadinin, bozkırın ortasında nasıl bir kontrast oluşturduğuna dikkat edin ve fotoğraftaki koyun sürüsünü de gözden kaçırmayın 😊

 

 Ihlara Vadisi’nden görüntüler (Belisırma-Ihlara arası)

Ihlara-Ilısu arasında bulunan kiliseler ve bu kiliselerin Ihlara girişine olan uzaklıkları:

  • Ağaçaltı (Daniel Pantonassa) Kilisesi (Girişte bulunuyor)
  • Pürenli Seki Kilise (500 metre)
  • Karanlık Kale Kilisesi (600 metre)
  • Kokar Kilise (700 metre)
  • Eğritaş Kilisesi (800 metre)

Ağaçaltı (Daniel Pantonassa) Kilisesi

Ihlara-Belisırma (3500 metre) arasında bulunan kiliseler ve bu kiliselerin Ihlara girişine olan uzaklıkları:

  • Sümbüllü (Jacinth) Kilise (200 metre)
  • Yılanlı Kilise (400 metre)
  • Kırkdamaltı (Saint George) Kilisesi (3000 metre)

Sümbüllü (Jacinth) Kilise

Yılanlı Kilise, Ihlara Vadisi’nin en çok ziyaret edilen kilisesidir (IX. yüzyıl). Kiliseye adını veren bu freskte dört çıplak günahkar kadın resmedilmiş. Birinci kadın, çocuklarını terk eden bir kadınmış; sekiz yılanın saldırısına uğramış ve her yerinden ısırılmaktadır. İkinci kadın, çocuklarını beslemediği için göğüslerinden; üçüncü kadın, iftirada bulunduğu için dilinden; dördünce kadın itaatsizliğinden dolayı kulaklarından, yılanlar tarafından ısırılarak cezalandırılmaktadır. Loş ortamda freski algılamak oldukça zor oldu, bulamayanlar için söyleyelim, girişin hemen solundaki duvarda bulunuyor. Ayrıca fresklerin üzerine isimlerini yazan şahsiyetlere de buradan selamlarımızı (!) iletiyoruz.

Yılanlı Kilise’deki freskler oldukça güzeldi. Bu da kilisedeki çok sayıdaki güzel örnekten sadece biri.

Belisırma-Selime (7000 metre) arasında bulunan yapılar ve bu yapıların Belisırma girişine olan uzaklıkları:

  • Direkli Kilise (Girişe yakın)
  • Bahaddin Samanlığı Kilisesi (Girişe yakın)
  • Bezirhane (500 metre)
  • Ala Kilise (500 metre)
  • Kaya Cami (3500 metre)

 

Selime & Yaprakhisar

Selime ve Yaprakhisar, yanyana bulunan iki köy. Bu köyler, Ihlara Vadisi’nin en kuzey noktasında bulunuyor. Tüm Kapadokya rehberlerinde, Star Wars filminin Yaprakhisar’da çekildiği iddia ediliyor ama bu iddianın tamamen yanlış olduğunu duyduk. Onun dışında Yaprakhisar’da bulunan tarihi Yaprakhisar Köprüsü’nün de acilen bakım gerektirdiğini okuduk. Vaktimiz olmadığından Yaprakhisar’ı pas geçtik ve bölgenin en ilgi çekici yapısına geldik: Selime Katedrali.

Selime Katedrali’nden Yaprakhisar

Selime Katedrali ve çevresinin uzaktan görüntüsü

Selime Katedrali, Kapadokya bölgesinin en büyük kilisesi. Bu muazzam büyüklükteki yapı, dik bir yamaca yüzden fazla odanın oyulmasıyla oluşturulmuş. “Gayrimüslim külliye” mantığındaki bu katedral, manastır olarak kullanılmış.

Selçuklular XI. yüzyılda bölgeye hakim olmuşlar. Hoşgörülü yaklaşımları sayesinde Selime ve Ihlara vadisindeki manastır yaşamı uzun yıllar devam etmiş. Ancak Moğol istilası sırasında Selçuklular, katedrali askeri üs olarak kullanmaya karar vermişler. Selçuklu komutanlarından Ali Paşa burada Moğollara karşı uzun süre başarılı bir savunma yapmış ancak kale düşünce Ali Paşa ve adamları idam edilmiş. Katedralin girişinin karşısında bulunan Selime Sultan Türbesi ise Ali Paşa’yı anmak için Selçuklular tarafından inşa edilmiş.

Katedralin yan tarafında Meryem Ana Kilisesi’nin ve bol sayıda peribacasının bulunduğunu da belirtmek isteriz.

Katedralin girişinin karşısında bulunan ve Selçuklu döneminden gelen Selime Sultan Türbesi

Selime Katedrali’nin yan tarafında bulunan Meryem Ana Kilisesi’nin yakınlarından görüntüler

Selime’de bolca peribacası da bulunuyor. Katedralden manzaraları ise bu şekilde.

Selime Katedrali’nin girişi. Katedral VIII.-IX. yüzyıllara, içindeki freskler X.-XI. yüzyıllara tarihleniyor.

  Selime Katedrali, dik bir yamaca yüzden fazla odanın oyulmasıyla oluşturulmuş. Bizanslılar tarafından manastır, Selçuklular tarafından kale olarak kullanılmış. Sondaki fotoğrafta görülen Kervan Yolu, ticaret maksadıyla bölgeye getirilen develerin çıkarıldığı kervan yolunun bir kısmıymış.

Selime Katedrali’nin içindeki manastır, kilise, şapel ve katedral odalarından görüntüler

Bize göre, Selime Katedrali’nin en ilginç odası mutfaktı. Tavanı oldukça yüksek olan bu mutfak, piramit şeklindeydi ve duvarlarında kandiller için yuvalar hazırlanmiştı. O yüzyıllarda insanlar nasıl  bu yapıları inşa edebilmiş, gerçekten aklımız almıyor.

Katedralin tepesine tırmandığınızda ise aşağıdaki manzara bu şekilde oluyor 😊

Yazımızın devamı olan “Kapadokya’nın Kuzeyi – 4.Bölge” için buraya tıklayınız…

4251total visits,24visits today

Bir Cevap Yazın