Kapadokya Blog 9/21: 1. Bölge – Ortahisar, Ürgüp, Çavuşin

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

 

Önceki yazımız olan “Göreme-Uçhisar Vadileri” için buraya tıklayınız.

Kapadokya Blog 9/21: 1. Bölge – Ortahisar, Ürgüp, Çavuşin

4. Ortahisar

  

Ortahisar’da görülecek yerlerin haritası. Ortahisar’dan Kızılçukur Vadisi’nin panoramik seyir tepesine de ulaşılıyor ama biz vadiyi tek bir başlık altında anlatmak istediğimiz için bu yeri Çavuşin Vadileri başlığı altında inceledik. Ayrıca Ortahisar’ın çevresinde Balkan Deresi ve Pancarlık vadileri bulunuyor. Bu vadileri de Mavi Bölge / 2. Bölge’de anlattık.

 

Ortahisar da Kapadokya’nın ilgi çeken kasabalarından. Kasaba, peribacalarının içine kurulmuş. Muhtemelen peribacası görmeye doyduğumuz için burası bize Çavuşin-Göreme-Uçhisar hattından sonra biraz sönük geldi ama yine de bölgenin ambiyansı oldukça hoş.

Uçhisar’la Ortahisar yerleşim açısından birbirine benzeyen yerler aslında. Nasıl Uçhisar’ın merkezinde dev bir peribacasından bir kale varsa ve merkez bu kalenin çevresinde kurulmuşsa, Ortahisar’da da peribacasında bir kale var ve yine merkez, bu kalenin çevresinde bulunuyor. Ortahisar Kalesi olarak anılan bu yapı hem stratejik hem de yerleşim amaçlı kullanılmış ve MÖ 1500’lü yıllarda Hititler tarafından oyulduğu tahmin ediliyor. Kalenin karşısında bulunan ve daha ufak bir peribacasına oyulmuş olan İshak Kalesi’nin (Uçhisar’da İshak Kalesi’nin muadili olarak Tiraz Kalesi vardı) de tünellerle Ortahisar Kalesi’ne bağlı olduğu düşünülüyor ama bu bilgi henüz doğrulanmamış.

Ortahisar Kalesi’nin de zirvesine çıkabilirsiniz ama buraya çıkmak Uçhisar Kalesi’ne tırmanmak kadar kolay değil. Oldukça dik basamakları çıkıp inmeniz gerekiyor, bu nedenle temkinli olmanızı öneriyoruz.

 Ortahisar Kalesi

Ortahisar Kalesi’nin çevresinde birkaç sokaktan oluşan ufak bir merkez bulunuyor. Oldukça sevimli olan bu merkezin biraz daha genişletilmesi ve geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü Kapadokya yerleşim yerlerinin merkezlerini değerlendirdiğinizde, açık ara farkla en küçük merkezin Ortahisar’da olduğunu gördük.

 Ortahisar’ın merkezindeki sokaklar

Ortahisar Kalesi’nin çevresinden manzara

Merkezde kale hariç en çok dikkat çeken yer “Culture Museum Restaurant” isimli, hem restoran hem de müze olarak faaliyet gösteren bina. Binada bulunan Etnografya Müzesi’ni gezmek için restoran kısmını kullanmanıza gerek yok. Ufak bir ücret karşılığı Türk gelenek ve göreneklerini anlatan bu müzeyi ziyaret edebilirsiniz.

 Ortahisar’ın merkezinde bulunan Culture Museum Restaurant ve içinde bulunan Etnografya Müzesi

Ortahisar’ın biraz dış kısmında Hallaç Kilisesi bulunuyor. XI. yüzyıla tarihlenen bu manastırın rahiplerinin bölge halkını tedavi etmesinden dolayı buraya “Hastane Manastırı” da deniyor. Biz ziyaret edemediğimiz için sizlerle fotoğraflarını paylaşamıyoruz.

Ortahisar’dan İbrahimpaşa/Mustafapaşa’ya giden dar ve biraz bozuk bir yol bulunuyor. Bu yoldan birkaç yüz metre yukarı çıktığınızda Ortahisar’ın panoramik manzarasını izleyebileceğiniz bir alana varıyorsunuz. Bu alanda oturabileceğiniz iki-üç yer de mevcut. Günbatımını izlemek için de güzel bir alternatif olabilir size. Ama Kapadokya’nın tamamını değil, sadece Ortahisar’ı izleyebileceğinizi hatırlatalım.

Panoramik noktadan ileriye doğru devam ettiğinizde Mavi Bölge / İkinci Bölge’de anlattığımız Balkan Deresi ve Pancarlık vadilerine ulaşıyorsunuz.

 Ortahisar’ın panoramik görüntüsü. Ortada Ortahisar Kalesi, sağda İshak Kalesi görülüyor.

 

5. Ürgüp

Ürgüp’te görülecek yerler haritası

Tarihte Ossiana/Assiana, Prokopio, Başhisar, Burgut Kalesi gibi isimleri olan Ürgüp, Cumhuriyet’in kurulması ile birlikte bu ismi almış. İki yüzden fazla yeraltı şehrine ve birçok kaleye sahip olan Ürgüp, Hititler döneminden beri önemli bir kent olmuş. Bizanslılar döneminde Ürgüp, piskoposluk merkeziymiş, Selçuklular döneminde ise önemli bir kaleymiş. Tarihsel süreçte de insanlar, Ürgüp’teki tünellere ve yeraltı şehirlerine çeşitli nedenlerle sığınmışlar. Günümüzde ise Ürgüp, Kapadokya’nın en büyük yerleşim yeri. Mübadele öncesinde Rumların yaşadığı evlerin çoğu, günümüzde butik otellere çevrilmiş durumda.

Diğer Kapadokya yerleşimleri gibi yine peribacalarının içine kurulmuş olan Ürgüp, güzel bir yerdi ama bize fazla “şehir” havasında geldi. Bu nedenle bizi turistik olarak çok cezbetmedi. Ama tabii ki zevkler ve renkler değişir, bu nedenle Ürgüp’ün ortamını Kapadokya’da konaklamak için tercih edenler de olacaktır.

 

Temenni Tepesi: Biz Ürgüp’te en çok Temenni Tepesi’ni sevdik. İlçenin en yüksek noktasına kurulmuş olan Temenni Tepesi’nden tüm Ürgüp ve çevresini izleyebiliyorsunuz. “Temenni” sözcüğü Sümerce’de “kutsal alan – dua yeri” anlamına geliyormuş ve tepenin eskiden beri önemli bir yer olduğu tahmin ediliyor. Tepeye araçla çıkamıyorsunuz ama aşağıdan tırmanması oldukça zormuş gibi görünen bu seyir yerine çıkmak oldukça kolay. Tepenin üstünde “Aslan Gazi Türbesi” ve “Ürgüp Eski Fotoğraflar Sürekli Sergisi” bulunuyor. Her iki yapı da birbirine oldukça benzeyen mimarilerde inşa edilmiş (1852-1862). Ürgüp halkı, Moğollara karşı bağımsız Selçuklu Devleti ideali için şehit olmuş olan Aslan Gazi’yi unutmamış ve bu hatıranın yaşatılması için bu türbe oluşturmuşlar. Yine türbeye benzeyen ufak sergi ise, kurulduğu yıldan beri kütüphane olarak kullanılıyor.

Özellikle “Ürgüp Eski Fotoğraflar Sürekli Sergisi”ni çok beğendik. İçinde ufak bir kütüphanenin de bulunduğu bu yapı çok özgün bir şekilde döşenmişti ve içinde “Kapadokya’da arabası ilk arıza yapan turist” dahil birçok eski fotoğraf paylaşılmıştı 😊

Tüm Ürgüp ve çevresini izleyen bu tepenin yanında içinde birçok oyuk olan büyük bir kaya kütlesi de bulunuyor. Bu kaya kütlesi “Berekut” ya da “Burgut” adıyla geçen asıl Ürgüp Kalesi’ymiş.


   
Temenni Tepesi’nden Ürgüp

Aslan Gazi Türbesi

Ürgüp Eski Fotoğraflar Sürekli Sergisi

Ürgüp Eski Fotoğraflar Sürekli Sergisi’nin içinden görüntüler

Temenni Tepesi’nden Burgut Kalesi

 

Ürgüp Müzesi: Ürgüp’ün merkezinde bulunan bu ufak müze, 1971 yılında ziyarete açılmış. Kapadokya ve çevresindeki eserlerin sergilendiği bu müzeye giriş ücretsiz ancak bize, müzede sergilenen eser sayısı oldukça az geldi. Bu müzenin biraz elden geçmesi gerektiğini düşünüyoruz çünkü bakımsız bırakılmış. Müzede en çok Kapadokya’da bulunan deniz fosilleri ilgimizi çekti.

Konuyu araştırdığımızda Kapadokya’nın 50 milyon yıl önce bir iç deniz olduğunu öğrendik. Çevredeki yanardağ patlamalarının verdiği ısıyla bu deniz kurumuş ve yerini soğumuş lavların biçimlendirdiği yumuşak kayalarla dolu derin vadilere bırakmış. Sonrasını biliyorsunuz zaten (Bilmiyorsanız buraya tıklayarak ilk yazımızı okuyabilirsiniz 😊 ). Rüzgar ve sular da bu yumuşak tabakaları aşındırıp, peribacalarını oluşturmuş.

 Ürgüp Müzesi’nde sergilenen ve Kapadokya bölgesinde bulunmuş olan deniz fosilleri

Ürgüp Müzesi’nden eserler

 

Asmalı Konak & Turasan Şarapçılık: Her iki yer de birbirine oldukça yakın bulunuyor. 2002-2003 yıllarında gösterimde olan “Asmalı Konak” dizisinin çekildiği konağı görmek isteyenler burayı ziyaret edebilirler. Turasan Şarapçılık ile Uçhisar’da bulunan Kocabağ Şarapçılık, Kapadokya’nın şarap tekelleri. Şaraptan çok anlamıyoruz ama Kapadokya yöresinde şarapçılık, uzun yüzyıllardır sürdürülen bir gelenek.

 

Üç Güzeller: Ürgüp-Ortahisar yolu üzerinde bulunan Üç Güzeller, Ürgüp’e iki, Ortahisar’a dört kilometre uzaklıkta.  Üç Güzeller, çevresindeki peribacalarından daha farklı ve daha büyük olan üç peribacasını tarif ediyor. Bu peribacaları aynı zamanda Kapadokya’nın simgelerinden biri haline gelmiş ve her yıl milyonlarca turist Üç Güzeller ile birlikte fotoğraf çekiliyor. Anne-baba-çocuğu anımsatan bu üç peribacasının çevresindeki manzara da oldukça güzel ve yanında birçok hediyelik eşya dükkanı bulunuyor.

 Üç Güzeller

 

 6. Çavuşin

 Çavuşin’de görülecek yerler haritası. “Kapadokya’da Ne Yenir, Ne İçilir?” başlığında bahsettiğimiz Seyyah Han’ın yerini de haritada işaretledik.

Anayoldan geçerken Çavuşin’de sıra sıra çanak-çömlekçiler göreceksiniz. Bu nedenle günümüzde Çavuşin, bir anlamda “Küçük Avanos” gibi faaliyet gösteriyor (Çünkü Kapadokya bölgesinde seramik geleneği asıl Avanos’ta bulunuyor). Avanos’ta olduğu gibi bu dükkanlarda da çömlek yapabilir, çömlek yapanları izleyebilir ya da alışveriş yapabilirsiniz. Avanos yönünde ilerlerken Çavuşin’in yani çanak-çömlekçilerin bittiği noktada durup Çavuşin Kilisesi’ni ziyaret etmenizi öneririz. Biz gittiğimizde kilise restorasyon nedeniyle kapalıydı ama bölgenin önemli kiliselerinden biri olarak anılıyor ve X. yüzyıla tarihleniyor. Kilisedeki fresklerde “İsa’nın Kudüs’e Girişi”, “İsa’nın Çarmıha Gerilmesi” gibi konular sahnelenmiş (Bkz. Kapadokya Kiliselerinin Freskleri)  ve içinde mezarlar bulunuyormuş.

 Avanos’ta olduğu gibi Çavuşin’de de çok sayıda çanak-çömlek dükkanı bulunuyor

Çavuşin Kilisesi

Günümüzde Çavuşin’in bulunduğu yer, 1950’deki depremden sonra oluşmuş. Köyün eski yeri anayolun yaklaşık bir kilometre içinde bulunuyor. Buraya ulaşmak için Çavuşin Cami’yi bulmanız ve caminin karşısındaki yokuştan yukarı çıkmanız gerekiyor. Bu alanda ufak bir vadi ve harabe halinde birçok yapı göreceksiniz. Bu vadi, MS I. yüzyıldan itibaren Hristiyanlık’ta din eğitiminin önemli yerlerinden biri olmuş ve mübadele yıllarına kadar burada Türklerle Rumlar bir arada yaşamışlar. Bu yapıların arasında en çok bilineni Vaftizci Yahya Kilisesi. Kilise, Kapadokya’nın en eski kiliselerinden biri ve V. yüzyılda inşa edilmiş. Ama yıkıntıların arasında olduğundan hangi oyuğun kilise olduğunu ayırt edemedik ve bir yönlendirme tabelası da göremedik. Güneş batmak üzere olduğundan da kiliseyi bulmak için özel bir gayret göstermedik. Çünkü amacımız bir an önce Çavuşin Tepesi’ne tırmanmaktı.

Kısa ve kolay bir tırmanışla Çavuşin Tepesi’ne vardık ve tepeye tırmanırken eski köydeki birçok yapının butik oteller tarafından restore edilip kullanılmaya başlandığını fark ettik. Tepedeki manzara ise çok güzeldi. Altınızda Çavuşin, bir tarafınızda Aktepe ve Avanos, öbür tarafınızda ise Göreme ve Uçhisar’ı kapsayan geniş bir alanı panoramik olarak izleyebiliyorsunuz. Tabii şans bu ya, nasıl Aydın Kırağı / Aşıklar Tepesi’nde klip çekimine denk geldiysek, burada da reklam çekimine denk geldik 😊 Hangi ülkeydi, hangi reklamdı bilemiyoruz ama öğrenirsek burada paylaşacağız 😊

 Eski Çavuşin’in bulunduğu vadi

 Çavuşin Tepesi’nden manzara. Aşağıda Çavuşin, ileride Göreme ve Uçhisar görülüyor.

Çavuşin Tepesi’nden Avanos yönünde görüntü

Eski Çavuşin’de Vaftizci Yahya Kilisesi yakınlarında denk geldiğimiz bir reklam çekimi

Yazımızın devamı olan “Çavuşin Vadileri” için buraya tıklayınız…

7180total visits,40visits today

Bir Cevap Yazın