Laodikya (Laodicea on the Lycus), Denizli

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii

Laodikya (LAODICEA on the Lycus), Denizli

Dünyada altı ülkede dokuz tane Laodikya var, bu nedenle Denizli’nin altı kilometre kuzeyinde bulunan bu antik kent, kaynaklarda “Lykos’un kıyısındaki Laodikya” (Laodicea on the Lycus) olarak geçmekte. Lykos’un günümüzdeki adı “Çürüksu Nehri”. Çürüksu Nehri, Denizli’den Hierapolis-Pamukkale istikametinde giderken farkında olmadan üstünden geçtiğimiz bir nehir aslında.

Laodikya (Arka plandaki dağda bulunan beyaz alan PamukkaleHierapolis)

Laodikya arazisi bir buçuk kilometre çapında bir daire şeklinde ve bu alandaki kazı çalışmaları Pamukkale Üniversitesi tarafından yürütülmekte. Güzel düzenlenmiş küçük bir alan dışında, yüzeye çıkarılması ve düzenlenmesi gereken oldukça fazla alan bulunuyordu.

Laodikya

Laodikya, on iki kilometre uzaklıktaki komşusu Hierapolis’le kader ortağı denilebilir. Bu ortak özellikleri şöyle sıralayabiliriz:

1) Laodikya şehrinin ismi “Hierapolis” gibi bir kadından gelmiş. Şehre, Seleukos Kralı’nın eşi Laodike’nin adı konulmuş.

2) Laodikya, Hierapolis gibi MÖ III. yüzyılda Seleukoslular tarafından kurulmuş.

3) Hierapolis gibi Laodikya da Helenistik Dönem’de kurulduğu için ilk zamanlarında Helenistik mimariye sahipmiş.

4) Laodikya’nın yerli halkına Hierapolis’te olduğu gibi, sonradan Museviler ve Yunanlılar eklenmiş ve şehir kozmopolit bir kimlik kazanmış.

5) MS 62’de Hierapolis’i yerle bir eden deprem, Laodikya’yı da yerlebir etmiş ve şehir en baştan Romalılar tarafından kendi mimarilerine göre inşa edilmiş.

6) Laodikya da zamanında Hierapolis gibi kutsal bir şehir olarak kabul edilmiş. Bu konuya az sonra değineceğiz.

7) Laodikya içindeki yapılar ve şehrin gelişmişlik seviyesi Hierapolis’le benzerlikle gösteriyor. Tapınaklar, kiliseler, gelişmiş su dağıtım kuleleri ve yolları, spor alanı, 2 tane tiyatro vb… Laodikya’da Hierapolis’ten farklı olarak stadyum var.

Laodikya’da bulunan “Küçük Tiyatro” 15.000 kişilik (Nasıl küçükse artık?!), “Büyük Tiyatro” ise 20.000 kişilik. Devasa boyutlardaki tiyatro binaları maalesef Hierapolis’teki denkleri gibi şanslı olamamış ve günümüze harabe olarak ulaşmış.

Laodikya tiyatro binası

Laodikya MÖ I. yüzyılda Anadolu’nun en önemli kentlerinden biri haline gelmiş. Romalılar bu şehirle özellikle ilgilenmiş ve kayırmışlar. Bu özel ilginin nedeninin, o dönemin şehir yöneticilerinin Romalılar’la arasının çok iyi olmasından kaynaklandığı düşünülmekte. Hatta MS 62’deki büyük depremden sonra Romalılar büyük yardımlarda bulunmuş ve şehir çok kısa sürede eski canlılığına kavuşmuş. Laodikyalılar, topraklarının verimli ve coğrafi konumlarının avantajlı olmasını kullanarak çok zenginleşmişler, özellikle yün ve kumaş ticareti konusunda Roma İmparatorluğu’nda çok büyük nam salmışlar. Günümüzde nasıl Buldan veya Bursa denildiğinde iyi kumaş aklımıza geliyorsa, o dönemde Laodikya kumaşı çok meşhurmuş.

Gelelim Laodikya’nın kutsallığına..

Laodikya’nın ilk adı Diospolis yani “Zeus’un şehri”ymiş. İçindeki Zeus Tapınağı’nın adı da buradan gelmiş. Hristiyanlık’a geçmeden önce çok tanrılı inanış esnasında da şehrin dini açıdan önemli olduğu düşünülüyormuş. Yoksa koca şehre neden en büyük ve önemli tanrıları olan Zeus’un adını koymuş olsunlar ki?

Laodikyalılar’ın Hristiyanlık’a geçmesinden sonra da şehrin kutsallığı devam etmiş. Ancak burada konuya es vermek istiyoruz çünkü Hristiyanlık’la ilgili çok temel kavramlar Türkçe kaynaklarda fazla dile getirilmiyor.

Öncelikle Hristiyanların kitabı “Kutsal Kitap”tır (Holy Book). Kutsal Kitap ise ikiye ayrılıyor: 1) Eski Antlaşma (Old Testament), 2) Yeni Antlaşma (New Testament), nam-ı diğer İncil. Her iki kitap da bir sürü alt kitapçıktan oluşuyor. Bize okullarda öğretilen Tevrat ve Zebur, aslında Eski Antlaşma’nın bir sürü kitapçığından sadece iki tanesi.

Museviler Eski Antlaşma’ya inanıyor ve Eski Antlaşma’da Mesih (Christ)’in gelişiyle birlikte kutsal kitaplarının tamamlanacağı düşünülüyor. Hz İsa’nın gelişiyle Museviler’in büyük bir kısmı, Hz İsa’nın beklenilen Mesih olduğunu düşünmüş ve zaman içerisinde Eski Antlaşma’yı tamamlayan kitapçıklar oluşmuş. Bu kitapçıklara da Yeni Antlaşma deniyor.

Eski ve Yeni Antlaşma (Kutsal Kitap)’nın kitapçıkları

Hristiyan kelimesi aslında Mesihçiler (Christ-ian) demek. Anlaşılacağı üzere Museviler sadece Eski Antlaşma’ya inanırken, Mesihçiler/Hristiyanlar hem Eski hem de Yeni Antlaşma’ya inanıyor. Hz İsa yeni bir din kurmamış, hatta kendisi için de “Musevi’yim” demiş. Ama zaman içinde Museviler’in Mesih inanlıları kendilerine ayrı isim vermişler ve Musevilikle Hristiyanlık iki ayrı dine dönüşmüş. Aslında tüm Hristiyanlar kısmen Musevi’dir; ancak 2000 yıldır birbirlerini öldürmelerinin altında yatan ilk neden, Mesih’in kim olduğu hakkında anlaşamamalarıdır. Bu da insanoğlunun bilinç seviyesinin hâlâ ne seviyede olduğunu gösteren binlerce kanıttan sadece bir tanesi..

Şimdi Laodikya’ya geri dönebiliriz:

Yeni Antlaşma (İncil)’da bulunan bir sürü kitapçıktan en sonuncusu Esinlemeler (Vahiy) diye isimlendiriliyor. Esinlemeler’de insanoğlunun durumunun değerlendirilmesi ve gelecekte var olacaklarla ilgili yazılar bulunuyor. Esinlemeler kitabının ikinci ve üçüncü kısımları ise “Yedi Kilise” ile ilgili.

Yedi Kilise, dönemin Asia eyaletinde (Günümüzde Ege Bölgesi) kurulan ilk kilise topluluklarıdır. Hristiyanlık, ilk bu bölgede yayılmaya başladığı ve ilk resmi kiliseler de bu yedi şehirde kurulduğu için birçok Hristiyan tarafından Yedi Kiliseler kutsaldır ve Hac alanı olarak kabul edilirler. Bu kutsal antik şehirler şunlardır (Parantez içinde günümüzdeki isimleri yazıldı):

1) Ephesus (Efes-Selçuk)

2) Smyrna (İzmir)

3) Pergamum (Bergama)

4) Sardis (Salihli)

5) Philadelphia (Alaşehir)

6) Laodicea (Denizli)

7) Thyatira (Akhisar)

Yedi Kilise’nin haritadaki konumları

Esinlemeler kitabında Yedi Kilise’den bahsedilir ve buradaki cemaatlerin kulakları çekilir 😊 İncil’de, Esinlemeler 3:14-22 (Bölüm 3, Ayet 14-22 arası)’de Laodikya’dan bahsedilir ve internette  yaptığımız araştırmalarda o ayetler şu şekilde yorumlanmış:

3:15-16Keşke ya soğuk ya sıcak olsaydın! Oysa ne sıcak ne soğuksun, ılıksın. Bu yüzden seni ağzımdan tüküreceğim.”

Kitap burada Laodikya cemaatinin bir çizgisi olmadığından bahsediyormuş. Halk, bir yandan mesajın yayılması (Mesajın yayılmasıyla kastedilen, o dönem yayılan yeni Hristiyanlık düşünceleri) konusunda bağlılık sorunu yaşamıyormuş, ama öteki yandan gayretli de değilmiş. Ayet, Laodikyalılar’a “Ya hiç bağlı olmasaydın ya da bağlı olup gayretli olsaydın” diyormuş ve bu ilgisizliği, isteksizliği, gayret yoksunluğunu eleştirirken onları Tanrı yoluna çağırıyormuş.

Cümlenin ikinci kısmı ise şöyle yorumlanıyormuş: Laodikya’nın iki tane komşu şehri varmış. Biri sıcak suların çıktığı Hierapolis, diğeri ise soğuk suların çıktığı Colossae. Her iki şehrin de suyu çok güzelmiş ancak Laodikya’nın kendi suyu ılık, mide bulandırıcı ve içilmez bir suymuş. Bu nedenle önceki cümledeki sıcak-soğuk benzetmesine de atıfta bulunarak Laodikya halkının yaptıklarını da Laodikya suyu gibi tükürmek gerektiğini söylüyormuş.

3:17Yoksul, kör ve çıplak olduğunu bilmiyorsun.”

Laodikya halkı o dönemler oldukça zenginmiş. Bu nedenle halkı da kendine aşırı güveniyormuş ve “Hiçbir şeye gereksinimim yok” diyormuş. Aşırı zenginliğin yarattığı bu şımarıklık ise ruhsal olarak körlük ve yoksulluğa neden oluyormuş.

3:20İşte kapıda durmuş, kapıyı çalıyorum. Biri sesimi işitir ve kapıyı açarsa, onun yanına gireceğim.”

Mesih’in, kendini beğenmiş Laodikyalıların akıllarının ve kalplerinin kapısını çaldığından bahsediyormuş. Mesih (mecazen) kapıda bekliyormuş ve böylece Laodikya halkının onu içeriye davet etmesini umuyormuş. Ayetin öncesinde ve sonrasında “Sevdiklerime bu şekilde kızarım” deniyormuş ve “Kapı açıldığında birlikte yemek yiyeceğiz” denmiş.

Esinlemeler kitabında diğer yedi kilise hakkında da benzer ayetler var. Anlaşıldığı üzere ilk yedi kilisenin, Hristiyanlık’ın ilk kurulduğu zamanlarda oldukça derin spiritüel sorunları olmuş ve bunlar düzeltilmeye çalışılmış.

Laodikya’ya yeterince önem verilmediğini ve üzerinde daha fazla çalışma yapılması gereken bir antik şehir olduğunu düşünüyoruz. Umarız Pamukkale Üniversitesi çalışmalarına devam eder ve zaman geçtikçe Laodikya hakkında daha fazla şey öğrenebiliriz.

DESTEK ALINAN KAYNAKLAR

https://www.gci.org/bible/rev/laodicea

https://en.wikipedia.org/wiki/Laodicean_Church

http://incil.info/kitap/Vahiy/3

https://en.wikipedia.org/wiki/Laodicea_on_the_Lycus

 

 

5396total visits,10visits today

Bir Cevap Yazın