Riga Blog 1/3: Baltık Ülkeleri, Letonya ve Başkenti Riga

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

Riga Blog 1: Baltık Ülkeleri, Letonya ve Başkenti Riga

Estonya, Letonya, Litvanya… Litvanya hariç diğerlerini görene kadar bu üç Baltık Denizi ülkesini hep birbirine karıştırmışımdır. Aslında karıştırmakta da haklıydım çünkü yakın tarihleri birbirine çok benzeyen ülkeler:

  • Üç ülke de Sovyetler Birliği (SSCB)’ndeydi.
  • Üç ülke de 1990 yılında SSCB’den bağımsızlığını ilan etti.
  • Üç ülke de oldukça küçük. Estonya’nın yüzölçümü, İzmir-Aydın-Denizli-Muğla’nın toplam büyüklüğüne eşdeğer, Letonya ve Litvanya’nın yüzölçümleri ise İzmir-Aydın-Denizli-Muğla + Antalya’nın toplam yüzölçümüne eşdeğer.
  • Üç ülkenin de nüfusu çok az. Estonya 1 milyon 300 bin, Letonya 1 milyon 900 bin, Litvanya 2 milyon 900 bin.
  • Üç ülkenin de kişi başına düşen gayri safi millî hasılası birbirine oldukça yakın.
  • Üç ülke de 2004 yılında Avrupa Birliği’ne üye olmuş.
  • Üç ülke de NATO üyesi.
  • Üç ülkede de geçmişten gelen önemli bir Rus etkisi var. Ama SSCB’nin dağılmasından sonra bu etki azalmaya başlamış.
  • Üç ülkede de hâlâ en büyük azınlık Ruslar (Estonya’da ve Letonya’da %25, Litvanya’da %6).
  • Üç ülkede de SSCB’nin dağılmasından sonra azınlık kalan Ruslar, kitleler halinde Rusya’ya göç etmişler ve nüfus azalması yaşanmış.
  • Avrupa Birliği üyeliğinden sonra üç ülkenin vatandaşları da dışa doğru göç etmeye başlamışlar.
  • Üç ülkenin de doğum oranı çok düşük ve süratle düşmeye devam ediyor.
  • Yukarıda saydığım son üç nedenden dolayı, üç ülke de ciddi bir nüfus azalması krizi ile karşı karşıya:

Estonya’nın nüfusu:

  • SSCB’nin dağılmasından önce – 1 milyon 600 bin
  • Günümüzde (2017) – 1 milyon 300 bin
  • 2030 tahmini – 1 milyon 200 bin
  • 2050 tahmini – 1 milyon 100 bin
  • 2100 tahmini – 900 bin

Letonya’nın nüfusu:

  • SSCB’nin dağılmasından önce – 2 milyon 700 bin
  • Günümüzde (2017) – 1 milyon 900 bin
  • 2030 tahmini – 1 milyon 800 bin
  • 2050 tahmini – 1 milyon 600 bin
  • 2100 tahmini – 1 milyon 300 bin

Litvanya’nın nüfusu:

  • SSCB’nin dağılmasından önce – 3 milyon 700 bin
  • Günümüzde (2017) – 2 milyon 900 bin
  • 2030 tahmini – 2 milyon 700 bin
  • 2050 tahmini – 2 milyon 400 bin
  • 2100 tahmini – 2 milyon

Bu ülkeler sırayla güneyden kuzeye: Litvanya, Letonya, Estonya. Başkentleri ise Vilnius (Litvanya), Riga (Letonya), Tallinn (Estonya).

Baltık Denizi ülkeleri Litvanya, Letonya, Estonya’nın ve başkentlerinin Avrupa’daki konumu

Bu ülkeler elbette ki birbirlerinden farklı ama dışarıdan bir göz olarak söylüyorum, aralarında büyük bir uçurum bulunmuyor. Farklılıkları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Estonya’da konuşulan Estonca, Fince’ye yakın bir dil. Estonca-Fince-Macarca aynı dil ailesinde olduğu için, Türkî dillerin çok uzak bir akrabası oluyor. Şaşırtıcı değil mi? Konu ile ilgili Finlandiya yazımızda daha detaylı anlattım, ileride yayımlayacağım. Halbuki Letonya’da konuşulan Letonca ve Litvanya’da konuşulan Litvanca, Hint-Avrupa Dil Ailesi’nin Baltık Dil Grubu’na giriyor (Bu dil grubunda kalan son iki dil. XIX. yüzyılda Prusya’nın yıkılması ile bu iki dil yalnız kalmış). Dolayısıyla Letonlar ve Litvanyalılar birbirlerini kısmen anlayabilirler ama Estonları anlayamazlar.
  • Litvanyalıların çoğu Katolik Hristiyan, Letonlar ve Estonların çoğu Protestan Hristiyan (Rusların Ortodoks Hristiyan olduğunu hatırlatalım).
  • SSCB’nin dağılmasından sonra, özellikle de Avrupa Birliği üyeliği ile birlikte Estonya, abisi Finlandiya’ya oldukça yakınlaştı.

Letonya’nın tarihine kısacık değinirsem, MÖ 3000’li yıllardan itibaren Letonlar bu coğrafyada yaşıyormuş. XII. yüzyılda Hristiyanlık ile tanışmışlar, XVI. yüzyılda Almanların etkisiyle Protestanlık mezhebine geçmişler. XIII. yüzyılda Almanlar, XVI. yüzyılda Polonyalılar ve Litvanyalılar, XVII.-XVIII. yüzyıllarda İsveçliler, XVIII. yüzyıldan sonra ise Ruslar tarafından yönetilmişler. 1918 yılında bağımsızlıklarını ilan etseler de sonrası malum: II. Dünya Savaşı, SSCB yönetimi derken bağımsızlık ortada kalmamış. 1991 yılında SSCB’nin dağılması ile tekrardan bağımsız olmuşlar, 2004’te AB üyesi olarak kabul edilmişler ve günümüze ulaşmışlar…

Dönelim asıl konumuza yani Riga’ya…

 

Riga, Letonya

Letonya bayrağı

Aslında Riga’yı şans eseri gezdim. Finlandiya’da yaşadığım yer olan Turku’ya giderken, başkent Helsinki’den Turku’ya otobüse binmeyi çok sevmediğim için AirBaltic Havayolları’ndan İstanbul-Riga, Riga-Turku olmak üzere iki tane uçak bileti aldım. Gideceğim havalimanları ufak olduğu için uçuşları da gerçekleştirmek oldukça kolay oluyordu. Ama uçuşumdan birkaç gün önce bana gelen elektronik postada Riga-Turku uçuşumun iptal edildiği haberi geldi. Hemen AirBaltic firmasıyla irtibata geçtim ve ne yapacağımı sordum. Onlar da mağdur olmamam için, sonraki Riga-Turku uçuşuna kadar bana otel ayarlayacaklarını, havalimanından otele ve otelden havalimanına özel araç hizmetim olacağını söylediler 😊 Şaşırmıştım, hiç böyle bir affettirme yöntemi görmemiştim, üstüne üstlük bir de bana havalimanında bir öğün yemek de hediye ettiler 😊

Riga’ya indiğimde pasaport kontrolünde eline Türk pasaportumu alan Leton memur, kapı gibi Finlandiya oturum iznimi gördüğü halde bana en gıcık olduğum soruyu sordu: “Neden buraya geldin?”. Finlandiya’da doktora öğrencisi olduğumu, uçuşumun iptal olmasından dolayı Riga’da konaklamam gerektiğini anlattım ama memur ikna olmadı, en sonunda tepem attı “Arkanızda AirBaltic’in ofisini görüyorum. Benim söylediklerime inanmıyorsanız, arkanızdaki ofise neden uçuşumu iptal ettiklerini sorabilirsiniz, hikayemi doğrulayacaklardır.” deyince ikna olup damgayı vurdu. Memur dışında bana ters davranan biri olmadığını da belirtmek isterim, hemen kafalarda “Türk düşmanı Letonlar” gibi bir imaj çizilmesin.

AirBaltic aynen söz verdiği gibi beni özel araçla havalimanından aldırdı ve şehir merkezinde gayet güzel bir otele yerleştirdi. Bana da gezmek düştü 😊 Ama kışın ortasındayız, hava leş, -200’lerde. Neyse ki Finlandiya’dan hava konusunda idmanlıyım ve Finlilerin sözünü hatırlıyorum: “Kötü hava yoktur, kötü giyim vardır”. Bir daha ne zaman buralara geleceğim diyerek ve soğuk konusunda gerekli tedbirlerimi alarak yollara düşüyorum.

Ancak Riga’yı gezme konusunda ne kadar talihliysem, fotoğraflarım konusunda da o kadar talihsiz oluyorum. Bütün çektiğim fotoğrafları, harici belleğime atıyorum ama yedeklemeyi sonraya bırakıyorum ve en sonunda korktuğum başıma geliyor: Durduk yere harici bellek çalışmaktan vazgeçiyor. Hem de hiçbir darbe almadığı halde! Belleği kurtarmakla ilgili birkaç bilgisayarcıya gittim ama hiçbiri verilerimi kurtaramadı. Bu nedenle elimde sadece sosyal medyada paylaştığım resimler kaldı ve şehri anlatırken çoğunlukla internetten aldığım resimleri kullanmak zorundayım, konu ile ilgili şimdiden özür diliyorum…

 

Riga, Letonya’nın başkenti. Yaklaşık 1 milyon nüfusu ile ülke nüfusunun yarısından fazlasına ev sahipliği yapıyor. Başka bir deyişle Riga hariç ülke boşa yakın 😊 Riga şehir merkezi ise oldukça ufak. Gezilecek yerlerde en uzak mesafe bile üç kilometre. Bu nedenle gezerken işiniz çok kolay. Ama benim gibi buzluktan (Buzlukların ortalama sıcaklığı -180’dir) daha soğuk bir havaya denk geliyorsanız, giydiğiniz şeylere ekstra özen göstermeniz gerekiyor. Çünkü bizim Türkiye’de giydiğimiz basit yün eldivenleri ve montları benim denk geldiğim havalarda giyerseniz, sonraki gün kendinizi zatürre nedeniyle hastanede bulursunuz. Hiç riske girmemek istiyorsanız yaz ortasında hava gezmek için harika olacaktır.

Riga’yı anlatırken üç kısımda inceleyeceğim: Eski Şehir, Yeni Şehir, Nehrin Karşısı.

Riga’yı anlatırken üç kısımda inceleyeceğim: Eski Şehir, Yeni Şehir, Nehrin Karşısı.

Yazının devamı için buraya tıklayınız.

5100total visits,3visits today

Bir Cevap Yazın