Rodos Blog 3/4: Rodos Adası’nın Batısı

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

Önceki yazımız için buraya tıklayınız.

Blog 3: Rodos Adası’nın Batısı

Rodos Adası

Rodos’un çevresinde gezerken takip edebileceğiniz rotayı kırmızı ile işaretledik.

  1. Ialysos (Trianda)
  2. Filerimos
  3. The Valley of the Butterflies (Kelebekler Vadisi)
  4. Eleousa ve çevresi
  5. Profitis Ilias
  6. Kameiros
  7. Emponas
  8. Kritinia
  9. Siana
  10. Monolithos
  11. Prasonisi
  12. Laerma
  13. Lindos
  14. Archangelos Bölgesi
  15. Epta Piges (Seven Springs, Yedi Pınar)
  16. Faliraki
  17. Kallithea

 

  1. Ialysos (Trianda)

Ialysos, çevresi ile birlikte Trianda olarak anılıyor, İzmit-Kocaeli ya da Mersin-İçel ikilisi gibi düşünün. Kremasti – Ialysos (Trianda) – Ixia hattı ise, hem havalimanına hem Rodos şehrine hem de denize yakın olması nedeniyle turistler tarafından çok tercih edilen bir bölge (Ixia’da genelde beş yıldızlı oteller bulunuyor). Biz de bu hattı tercih ettik ve Ialysos kasabasında konakladık.

Üstte, Rodos Akropolisi başlığında da paylaştığımız fotoğraf. Ixia-Ialysos bölgesi görülüyor. Altta, Ialysos’tan Ixia’nın görüntüsü.

Ialysos merkezdeki en çarpıcı yapı Cavo Italiano restoranı. Ama yemekleri görüntüsü kadar çarpıcı değil 😊

Ialysos’ta Ekklisia Kimisi Theotokou kilisesi

Ialysos, çok şirin bir kasabaydı ve ufak bir merkezi vardı. Denizi ise rüzgarlı bir günde bize renkleriyle görsel şov düzenledi. Oradaki görevliye sorduğumuzda bu görsel şovun olağan olduğunu söyledi.

Ialysos’un denizi rüzgarlı bir günde renkleriyle bize görsel şov düzenledi. Arka planda görünen dağlar Marmaris kıyıları.

  1. Filerimos

Ialysos’un sadece 5 kilometre yukarısında bulunan bu yere bir türlü gidemedik. Sanırım çok yakın olduğu için 😊 Burada hem arkeolojik bir alan, hem de bir manastır bulunuyor. Tepede bulunan haç heykelinin altında ada manzarası da harikaymış.

  1. The Valley of the Butterflies (Kelebekler Vadisi)

Kelebekler Vadisi, Rodos’un turistik yerlerinin içinde belki de en çok reklamı yapılan yerdir. Vadinin isminden çok farklı kelebek türleriyle karşılaşacağınızı tahmin ediyorsunuz ama tek bir tür bulunuyor. Callimorpha Quadripunctaria türü olan bu kelebeklerin milyonlarcası, Haziran-Eylül aylarının arasında vadiye konuşlanıyor. Bu dönemde, vadinin çevresindeki ağaçlarda salkım salkım kelebek görülüyor ve çevrenizde bir peri masalı misali uçuşuyorlar. Yaklaşık bir kilometre uzunluğundaki bu vadi, içinden akan deresi ve bitki örtüsüyle de koruma altında. Vadinin en tabanında ufak bir müze, en tepesinde ise bir kilise var (Nedense Yunanlılar herşeyin zirvesine bir kilise koymayı gelenek haline getirmişler). Vadi boyunca ahşap iskele üzerinde yürüyüş yapmak ve doğanın tadını çıkarmak oldukça keyifli.

Callimorpha Quadripunctaria türü kelebekler

 

Kelebekler Vadisi’nden görüntüler. Alttaki fotoğrafta dikkatli bakarsanız “salkım salkım” kelebek görülüyor.

  1. Eleousa ve çevresi

Rodos’un İtalyanlar tarafından yönetildiği dönemde, 1935 yılında Eleousa köyü inşa edilmiş ve buraya ormancılıktan anlayan 100 İtalyan yerleşimci getirilmiş. Hatta İtalyanlar buraya Compochiaro adını vermişler. Ancak köyün ömrü kısa olmuş. 1948 yılında Rodos’un Yunanlılara verilmesinden sonra İtalyanlar köyü tamamen boşaltmışlar, Yunanlılar da İtalyanların binalarıyla ilgilenmemiş ve köyün İtalyan kısmı hayalete dönmüş.

Eleousa

Bu dönem Eleousa’ya bir çeşme de kurulmuş ama Yunanlılar bu çeşmeye iyi bakmışlar 😊

Eleousa Çeşmesi

Eleousa’dan Profitis Ilias yönüne giderken 3 kilometre sonra XV. yüzyıldan sevimli bir Bizans şapeli göreceksiniz: Agios Nikolaos Fountoukli (Fountoukli, kesin “fındıklı demektir diye tahmin ediyoruz). Yıkılmak üzereyken XX. yüzyılın başında İtalyanlar tarafından restore edilmiş. Kısacık da olsa görülmeye değer ve içerideki freskler çok güzel.

 

Agios Nikolaos Fountoukli şapeli ve freskleri

  1. Profitis Ilias

İtalyanların zamanında burası Mussolini için inşa edilmiş ama kendisi buraya hiç gelememiş. Onun yerine Profitis Ilias’ın keyfini Mussolini’nin generali sürmüş 😊 Altı yüz elli rakımlı bu yer, çam ağaçlarının arasına kurulu ve müthiş bir manzarası var. Bölgedeki birkaç bina restore edilip otele dönüştürülmüş ama diğer binalar Eleousa’daki gibi hayalete dönmüş.

Profitis Ilias’taki binaların bir kısmı restore edilmiş ve otel olarak kullanılıyorlar.

 

Mussolini’nin hayalet evi ve manzarası

Dipnot olarak belirtelim, Profitis Ilias’ın kelime anlamı “Yakup Peygamber” demekmiş.

  1. Kameiros

Kameiros, MÖ VI. yüzyılda kurulmuş. Kurulduğu yıllar Helenistik döneme denk geliyor ve o yıllarda Rodos’ta sadece üç tane yerleşim yeri varmış: Ialysos, Lindos, Kameiros. İlk ikisi günümüzde hâlâ yaşanıyor ama Kameiros günümüze sadece arkeolojik alan olarak gelmiş.

Kameiros (Fotoğraf, Wikipedia’dan alındı)

  1. Emponas

Emponas, adanın 1216 metre ile en yüksek dağı olan Attavyros’un eteklerine kurulu. Kasaba, verimli ormanlık bir arazi üzerinde ve şaraplarıyla biliniyor. Rodos’un “Şirince”si de diyebilirsiniz. Manzaralı restoranlar bulup ücretsiz şarap tadımı yapabilirsiniz.

Emponas ve burada bir restoran

Emponas’tan Kritinia ya da Siana yönüne doğru dağlardan aşağıya inerken muhteşem bir manzara ile karşılaştık. Bu manzarada Makri, Alimia, Halki adaları da bulunuyordu. Halki adasına her gün Rodos’tan feribot seferlerinin bulunduğunu da belirtelim.

Emponas-Siana/Kritinia yolundan manzara

  1. Kritinia

Rodosun yerlisi birine sorduğumuzda Kritinia ve Monolithos’un, birbirine çok benzeyen tarzda yerler olduğunu söyledi. Her iki yerde de bir tepenin üstünde kale varmış, iki kale de benzer zamanlarda inşa edilmiş (XV.-XVI. yüzyıllar) ve yine her iki kale de benzer manzaralara sahipmiş. Zamanımız sınırlı olduğu için Monolithos’u görmemizin yeterli olduğunu söyledi ve biz de kendisinin lafına uyup Kritinia Kalesi’ni pas geçtik.

  1. Siana

Rodos’un balıyla meşhur köyü. Bu sevimli köyde çok vakit geçirmedik ama ballarının tadına baktık. Açıkçası Marmaris’in hakiki balından çok farkı yoktu ve bunu Türkiye’yi bilen bal satıcısı da kabul etti 😊 Siana ayrıca bir içkiyle de anılıyor: Souma raki. Onlar “raki” dese de bizim rakıdan daha farklı ve anasonsuz. Balkan göçmeni olanlar ne demek istediğimizi gayet iyi anladılar 😊

Siana

  1. Monolithos

Kritinia başlığında da bahsettiğimiz gibi Monolithos’ta bir tepenin üstünde kale bulunuyor. Manzara harikaydı ama sıcaktan dolayı kaleye tırmanmak “yemedi” 😊

   

Monolithos Kalesi ve manzarası

  1. Prasonisi

Hemen belirtelim, Rodos adasının tam ortasından Ege-Akdeniz sınırı geçiyor. Bu sınır, adanın bitki örtüsüne de yansımış. Adanın batısı yani Ege kısmı, yoğun çam ormanlarıyla dolu ve yemyeşil; adanın doğusu yani Akdeniz kısmı ise neredeyse çöl gibi, sadece makilikler var.

Prasonisi ise Rodos adasının en güneyinde, Ege-Akdeniz sınırını ayıran çizginin tam üzerinden geçiyor. Prasonisi yazları, deniz seviyesinin alçalması ile “saplı ada” ya da coğrafya terimiyle “tombolo”ya dönüşüyormuş (Balıkesir Erdek, bir tombolo üzerine kurulu). Kışları ise deniz yükselip Prasonisi’nin ana karadan kopmasına neden olup adaya dönüşmesine neden oluyormuş.

Yazları adanın “sap” kısmı tamamen kumsal. Kumsalın doğusu Akdeniz, batısı Ege Denizi. Ancak denizi biraz dalgalıymış, bu nedenle sörfçüler için daha uygunmuş. Rodos’ta bir günümüz daha olsaydı kesinlikle uğrayacaktık ama fazladan 80 kilometre yol katedip seyahatimizi koşturmacaya dönüştürmek istemedik.

Yazları Prasonisi’nin görüntüsü (Kaynak: rhodesisland.co)

  1. Laerma

Adanın tam ortasında ve dağlık bir yerde kurulu şirin bir köy. Köyde kalacak yerler, restoranlar ve tavernalar mevcut. Özellikle trekkingçilerin ve bisikletçilerin tercih edebileceği, sakin bir yer.

Yazının devamı için buraya tıklayınız.

6225total visits,6visits today

Bir Cevap Yazın