Rodos Blog 4/4: Rodos Adası’nın Doğusu

Instagram:  gezenpati_, Facebook: @GezenPatii  

Önceki yazımız için buraya tıklayınız.

Rodos Blog 4: Rodos Adası’nın Doğusu

Rodos Adası

Rodos’un çevresinde gezerken takip edebileceğiniz rotayı kırmızı ile işaretledik.

  1. Ialysos (Trianda)
  2. Filerimos
  3. The Valley of the Butterflies (Kelebekler Vadisi)
  4. Eleousa ve çevresi
  5. Profitis Ilias
  6. Kameiros
  7. Emponas
  8. Kritinia
  9. Siana
  10. Monolithos
  11. Prasonisi
  12. Laerma
  13. Lindos
  14. Archangelos Bölgesi
  15. Epta Piges (Seven Springs, Yedi Pınar)
  16. Faliraki
  17. Kallithea

13. Lindos

Lindos, adanın en eski yerleşim yeri ve beş bin yaşında. Belki yeşilliği ile değil ama koylarıyla, deniziyle, beyaz evleriyle, kasabanın ortasında yükselen akropolisiyle adanın en güzel yerleşim yerlerinden biri. Biz de bu güzel yerleşime bir uğrayalım dedik.

Lindos’a güney kısmından giriş yaptık. Burada bulunan Agios Pavlos (Saint Paul, Aziz Pavlus) Körfezi’nin manzarası nefes kesiciydi. Körfezdeki kumsal biraz kalabalıktı ama hiç önemli değil, kalabalık da olsa bu ortamda bulunmak için denize girilir. Her zamanki gibi Yunanlılar, körfezin çevresini betona boğmamışlar ve herşey oldukça sadeydi.

Agios Pavlos Körfezi. Üstteki fotoğrafta, önde Agios Pavlos kumsalı, arkada Lindos Akropolisi. Alttaki fotoğrafta, akropolisten körfezin ve Lindos’un görüntüsü.

Lindos merkez, daracık sokaklarıyla, özgün dükkanlarıyla bizi Bodrum’un ya da Alaçatı’nın ara sokaklarında hissettirdi. Etrafta terası bulunan birçok mekân göreceksiniz, bunlarda oturup manzaranın tadını çıkartmak oldukça keyifliydi.

Akropolis’ten Lindos manzarası

Lindos sokakları

Lindos’un sadece güney kısmında değil, kuzey kısmında da bir kumsal olduğunu belirtelim.

Lindos kumsalı

Gelelim, Lindos’un en çarpıcı yapısı olan Lindos Akropolisi’ne. Akropolis, 116 metre yüksekliğinde bir kaya üzerine kurulu. Aşağıdan bakınca tırmanması çok güç duruyor ama öyle değil. Tırmanmak için eşekler de var ama hayvansever olarak fikir bize hoş gelmedi. Gerçekten de tırmanması güç değil, hafif eğimli bir patikadan manzarayı izleye izleye tırmandığınız için yukarı çıktığınızı anlamıyorsunuz bile. Yalnız belirtelim, belli bir yere kadar tırmanabiliyorsunuz, sonrası ücretli. 2017 yazında giriş ücreti 12 €’ydu. Pahalı ama buralara kadar gelmişiz diyerek içeri giriş yaptık. Akropolis’in üstünde görecek fazla birşey yok ama manzara enfes. Bütün Lindos ve çevresi ayaklarınızın altında. Verilen ücrete değdi mi, bizce değdi 😊

Lindos’tan akropolisin görüntüsü

Akropolisin tarihsel süreçteki görüntüleri: Soldaki resimde ilk hali, ortadaki resimde Erken Helenistik Dönem’deki durumu, sağdaki resimde Roma İmparatorluğu dönemindeki görüntüsü çizilmiş.

Akropolis’te bulunan yapıların en belirginleri: Rodos Şövalyeleri’nin karargahı, Agios Ionnis Kilisesi (XIII. yüzyıl), Stoa (MÖ III. yüzyıl) ve akropolisin entepesinde bulunan Athena Lindia Tapınağı (MÖ IV. yüzyıl).

Lindos Akropolisi’nin haritası

Rodos Şövalyeleri’nin karargahı

Arkada Agios Ionnis Kilisesi (XIII. yüzyıl)

Stoa (MÖ III. yüzyıl)’dan görüntüler

Athena Lindia Tapınağı (MÖ IV. yüzyıl)

14. Archangelos Bölgesi

Biz bu bölgeyi “Archangelos Bölgesi” diye isimlendirmiş olsak da aslında Lindos-Faliraki arasındaki sahil bandından bahsediyoruz. Adanın doğu kıyılarında bu sahil bandında bir sürü kumsal bulunuyor. Bu kumsalların bazıları şunlar: Afandou, Kolympia, Tsambika, Stegna, Agathi, Haraki, Kalathos, Vlyha, Pefki. Dağlara meraklıysanız Agathi-Haraki arasındaki tepede Feraklos Kalesi, Kolympia-Tsambika arasındaki tepede ise Tsambika Manastırı bulunuyor.

Bütün kumsallar birbirinden güzel, seçin beğenin. Biz ise Tsambika’yı seçtik ve pişman olmadık. Deniz tertemizdi ve tesisler mütevazıydı. Tesislerdeki fiyatlar ise normaldi. “Beach” diye kimse kazıklama modunda değildi.

 

Her zamanki gibi kumsalın çevresinde betonarme bina yok ve herşey çok sade.

Tsambika kumsalından görüntüler. İlk fotoğrafta tepede Tsambika manastırı görülüyor.

15. Epta Piges (Seven Springs, Yedi Pınar)

Epta Piges (Yedi Pınar), Kolympia yol ayrımından dört kilometre uzaklıkta bulunan bir doğal güzellik alanı. Girişe yaklaşırken Türkçe dahil birkaç dilde yazılmış bir yazı ile karşılaştık: “Dünyada Barış Daim Olsun”.

Epta Piges’in girişi

İçeri girdiğinizde patika sağa ve sola dönüyor. Solda, nehir sularının aktığı bir vadi boyunca, ağaçların gölgesi altında bir yürüyüş patikası ve restoranlar bulunuyor.

Soldaki patikada yürüyüş yolu ve restoranlar var.

Sağdan devam ederseniz patika yine ikiye ayrılıyor: Tünel ve Şelale. Tünelden başlamanızı öneririz yoksa bizim gibi o sıcakta geri yürümek zorunda kalabilirsiniz 😊 Nehrin suyunu bir kanala yönlendirmişler ve bu kanal, tepenin altındaki bir tünele yönlendirilmiş. Kesinlikle bu tünele girin! Yalnız, klostrofobik olanlar biraz zorlanabilir. Tünel boyunca hiç ışık yok, iki yüz metre boyunca sadece yürüyorsunuz ve ayağınıza değen suları hissediyorsunuz.

 

Sağdaki patikadaki tüneli deneyimleyin!

Tünelden çıktığınızda karşınıza çıkacak ufak gölün yanındaki patikadan da devam ederseniz, kanalın devamındaki ufak şelaleye ulaşacaksınız. Bu şelaleye de gelmişken altında fotoğraf çekilmeyi atlamayın 😊

Tünelin sonlandığı noktadan biraz ileride bulunan şelale

16. Faliraki

Faliraki, tesisleriyle ve eğlence mekânlarıyla adanın en popüler yerleşim yerlerinden biri. Faliraki’nin en meşhur yeri ise Navaron’un Topları (The Guns of Navarone, 1961) filminin çekildiği koy. Anthony Quinn, çekimler esnasında bu koya aşık olmuş ve koya da onun ismi verilmiş. Burası deniz sefası sürmek için gerçekten harika bir yer, yalnız yazları oldukça kalabalık oluyor. Koyun diğer yakasında bulunan Ladiko kumsalı da ilginizi çekebilecek yerlerden bir tanesi.

Anthony Quinn koyu

Ladiko kumsalı

17. Kallithea

Kallithea, kaplıca suları ile bilinen bir yer haline gelmiş ve Faliraki gibi bol sayıda tesisisin bulunduğu bir yerleşim yeri.

 

Rodos ve Denizyolu Ulaşımı

Dodekanisos Seaways (On İki Ada Denizyolları), On İki Ada bölgesinde çok etkili bir feribot ağı kurmuş. Kastellorizo, Rodos, Halki, Symi, Tilos, Nisiros, Kos, Kalimnos, Leros, Lipsi, Marathos, Patmos, Fourni, Ikaria, Samos adaları arasında seferleri bulunuyor ve feribotları oldukça süratli.

Dodekanisos Seaways’in feribot ağı oldukça gelişmiş.

Rodos’tan ayrılırken

Kos’a giderken yol üzerinde Symi adasında durduk ve kısacık da olsa şehri görme şansımız bulundu.


Symi’den görüntüler

Ancak dikkatimizi çeken bir durum gerçekleşti: Feribot, Türkiye sınırına gereğinden fazla yaklaştı, hatta bazı yerlerde Türk toprakları taş atılacak mesafede yakındı. Feribot çok süratli gittiği için oluşturduğu dalgalar, kıyıları takip etmek zorunda kalan Türk teknelerini sürekli zor durumda bıraktı. Bizim yetkililerimiz bu sorunu nasıl görmüyorlar bilemiyoruz. Halbuki kıyı hattı boyunca bir sürü gözetleme kulemiz vardı. Feribotlar seferlerini, karadan birkaç kilometre uzakta gerçekleştirmeliler ve teknelerimizi rahatsız etmemeliler.

Feribot, Datça’nın dibinden geçerken

Gerçi biz ne diyoruz ki. Vatandaşları kimlik kartıyla (Pasaport değil, dikkatinizi çekeriz) ülkemize girebilen ülkeler listesinde Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, İspanya, İsviçre, İtalya, Portekiz ve Yunanistan var. Halbuki biz bu ülkelere gidebilmek için neler çekiyoruz bir düşünün. Bu durum onların ayıbından çok, bizim ayıbımızdır.

Aşağıdaki web sitelerinde Yunanistan ile ilgili herşey var. Gezilecek yerler, ören yerleri, anıtlar ve müzeler hakkında çok daha detaylı bilgiler mevcut. Ayrıca bilgisayarınıza indirmek isterseniz ücretsiz rehberler de bulunuyor:

http://www.visitgreece.gr/en/downloads/guides

http://odysseus.culture.gr/a/map/emap.jsp

SON

10624total visits,52visits today

Bir Cevap Yazın